Çemberlitaş Sütunu'nun 1700 yıllık tarihi
12:00, 21/07/2026, Salı

Çemberlitaş sütunu.
Yanık Sütun veya Konstantin Sütunu adıyla da bilinen ve günümüzde İstanbul’un Çemberlitaş semtine de adını veren bu anıtsal yapının; Bizans imparatoru Konstantin tarafından Roma'daki Apollon tapınağından söktürülerek, 330 yılı civarında, günümüzdeki meydana diktirildiği bilinmektedir. Konstantin, akıllı bir lider olarak imparatorluğun artık tek başkentten yönetilemeyecek kadar büyümüş olduğunu anlamış ve İstanbul'u ikinci başkent ilan etmiştir.
İşte günümüzde Çemberlitaş olarak anılan anıtı bu kararının anısına diktirmiştir. Bizans’ın Hıristiyanlıktan önceki inanışı olan Paganizme göre sütunlar, hükümdarların veya Tanrıların gücünü simgelemektedir. Bu gelenekle Bizans döneminde İstanbul’un çeşitli yerlerine bolca sütun dikilmiştir.
Anıtın bulunduğu yol; Roma döneminde “Tören Yolu”, Osmanlı döneminde de “Divan Yolu” olarak adlandırılmıştır.
Sultanahmet’ten Beyazıt’a giden tramvay yolunda olup, toplam 8 adet sütun ve bir kaiden oluşmaktadır. Bu parçaların her biri 3 ton ağırlığındadır. Gövdeyi oluşturan bu sütunları 3 metre çapındaki bilezikler birbirine bağlamıştır. Orijinal yüksekliği yaklaşık 57 metre iken günümüze 35 metre olarak ulaşmıştır. Porfir taşı kullanılmış olan Çemberlitaş, eski Roma’da dikiliyken en üst kısmında muhtemelen Apollon heykeli bulunmaktaydı. Ancak İstanbul’a nakledildikten sonra, Güneş tanrısı olarak betimlenmiş Konstantin ve Theodosius gibi imparatorların heykellerine ev sahipliği yapmıştır. Bu heykeller yıldırım düşmesi sonucu zarar görünce de halihazırda Hristiyanlığı benimsemiş olan imparatorlarca anıtın üzerine haç yerleştirilmiştir. Ancak bu haç İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethi ile kaldırılmıştır.

Çemberlitaş Sütunu.
İstanbul’un Roma’nın yeni başkenti olmasının kutlamalarının da bu meydan da yapıldığı bilinmektedir. Anıtın bulunduğu yol; Roma döneminde “Tören Yolu”, Osmanlı döneminde de “Divan Yolu” olarak adlandırılmıştır. Gerek Bizans döneminde gerekse Osmanlı döneminde her daim önemini korumuş olan sütunun çevresini, bu nedenle Bizans döneminde şapel, senato evi gibi yapılar kuşatmıştır. Yangın, deprem vb. çeşitli afetlerle yüzleşen yapı, pek çok onarım da geçirmiştir. 17. yüzyılda bir yangın sonucu ciddi hasar görünce çevresi 1701’de Sultan II. Mustafa tarafından demir çemberlerle takviye edilmiştir. Böylece zamanla bu sütun ve meydan halk tarafından Çemberlitaş ismiyle anılarak İstanbul tarihindeki yerini almıştır.
Çemberlitaş, İstanbul’un kalbinde, şehrin tarihsel zenginliğinin görkemli bir simgesi olarak varlığını korumakta, her gün çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçilerini ağırlamaya devam etmektedir.
Bizans döneminde kutsal kabul edilen bu tip sütunların altlarına, yine kutsal kabul edilen çeşitli objelerin gömüldüğü de her daim söylenegelmiştir. Çemberlitaş anıtı da bu söylentilerden nasibini almıştır. İmparator Konstantin’in, annesi Helena tarafından Kudüs’ten İstanbul’a getirildiği rivayet edilen Hz. Süleyman’ın yedi kollu şamdanı, Hz. Nuh’un asasını, Hz. Musa’ya su veren taşı, Hz. İsa’nın su kasesini, çarmıhın çivilerini ve parçalarını Çemberlitaş’ın altında yer alan gizli bir odaya koydurduğuna inanılmış ve hatta zamanla bu emanetleri aramak için çeşitli girişimler de olmuş ancak bir sonuç elde edilememiştir.
Çemberlitaş, İstanbul’un kalbinde, şehrin tarihsel zenginliğinin görkemli bir simgesi olarak varlığını korumakta, her gün çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçilerini ağırlamaya devam etmektedir.
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.