Japonya’nın ilk başkenti Nara, tapınakları ve kutsal geyikleriyle öne çıkıyor
10:00, 01/02/2026, Pazar

Japonya’nın ilk başkenti: Nara
Yağmurlu bir Japonya sabahında, hızlı trenimizin camından süzülen su damlalarını seyrederek ülkenin ilk başkenti Nara topraklarına doğru yol alıyoruz. Evet, ayak bastığınız ilk andan itibaren dehşetli güzelliğiyle şiirsel sayılabilecek anlamlar barındırıyor Japonya. Teknolojinin baskın hâkimiyetine rağmen, tabiata gösterilen olağanüstü saygı ve kültürel devamlılığın önemsenmesi bu anlamı doğurup, tahkim eden ana sebepler. “Eski”ye onu bozacak vahşi eller uzanmamış. Nara da işte o mekânlardan biri. Ormanların dağların arasında Japonya’nın imparatorluk başkenti. Dünya mirası kabul edilen tapınakları ve şehrin simgesi hâline gelmiş özgür geyikleriyle, Kyoto kadar olmasa da, cazibeli bir uğrak noktası.
Nara’ya vardığınız istasyon ile eski şehir bölgesi yürüyüş mesafesinde, küçük çarşısından ağır adımlarla ilerleyerek tapınaklar bölgesine gidebilirsiniz. Tabii öncesine yolunuzun üzerindeki Nara Park’ı ziyaret etmeniz gerekecek. Parkta 200 yen vererek satın alacağınız özel krakerlerle (Shika-Senbei) Doğu Asya’ya özgü bir tür olan bu huysuz ve neşeli Sika geyiklerini ellerinizle besleyebilirsiniz. Elinizde yiyecek görünce üzerinize çullanan onlarca geyikle güreşircesine mücadele etmenize yol açacak bu
besleme eylemi
sırasında soğukkanlı ve rahat olmanızda fayda var. Sonuçta geyikler sizi değil, elinizdekileri yemek istiyorlar yalnızca. Evet, fotoğraf çekildiğinizde kraker karşılığında poz bile veriyorlar sizin için. Nasıl 1300 yıldır hayatta kaldıklarını merak ediyorsanız; Kasugataisha Tapınağı'ndaki kamilerin (tanrılar) ulağı olarak kabul edildikleri için kutsal hayvan
statüsünde görülmeleri ana gerekçe.
Mekân’ın ruhuna göçmek
Geyikleri besledikten sonra parkın içinden yürüyerek, iki dev savaş tanrısı heykelinin nöbet tutuğu görkemli Nandaimon kapısından geçip Todaiji Tapınağı’na ulaşabilirsiniz.
Dünyanın en büyük ahşap yapısı
unvanını taşıyor bu tapınak. İçindeki devasaBuda heykeli (Daibutsu) tapınak kadar meşhur. Ardından Nara’nın diğer simge yapılarından Taisha Mabedi’ne doğru fenerlerle süslenmiş yürüyüş yolunu kullanarak ilerleyebiliriz. Ülkenin en büyük Şinto tapınakları arasında yer alan Taisha, çevresini saran ormanla birlikte etkileyici bir huzur vadediyor. Hemen yanında bulunan Kofukuji Tapınağı ise aslında bir Sohei karargâhı. Feodal Japonya’da savaşçı keşişlerin, yani merhametsiz Budist rahiplerin mekânı burası. Soheiler, kılıç kullanma becerisi açısından samuraylardan aşağı kalır yanları olmayan dönemin acımasız savaşçılarıydı. Todaiji ile Kofukuji tapınakları arasında 1300 yıl önce yaşanan nüfuz mücadelesini, mekânın ruhuna karışıp gözünüzde tekrar canlandırabilirsiniz. Tapınakların çok etkileyici bir tarihi arka planı var.

Başkentin eski yönetim merkezi
Heijo-kyo
(Saray) ve İyileştiren Buda Tapınağı, yine görülmesi gereken güzellikler arasında. Nara’yı hakkıyla keşfetmek için sabah erken saatlerde başlayan bir gezinin yeterli olacağı kanısındayım. Ortaçağ havasını iliklerinize kadar hissedebileceğiniz, tarihin en güzel şekilde korunduğu, Japon kültürü hakkında mekân bağlamında çok şey öğreten Nara, Japonya seyahatlerinin olmazsa olması bir şehir. Şurası kesin; bu çekik gözlü adadan evinize geri döndüğünüzde aklınızda en çok Nara kalacak.

Nara beşlisi
Nara beşlisi
- · İga-Ryu Ninja Müzesi’ni gezmek.
- · Nara Park’taki geyikleri krakerle beslemek.
- · Naramachi mahallesinde noodle yemek.
- · Göletlerde Japonya’nın meşhur balığı Koi’yi izlemek.
- · ‘Su üzerine Kurulmuş Bahçe’de (Isuen) çay içmek.
- Daibutsu'nun (Büyük Buda) burun deliğinden geçmek.
*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.