Kaptan Paşa Camii: Üsküdar’da yüzyıllık miras
12:00, 14/02/2026, Cumartesi

Üsküdar’da saklı bir yapı: Kaptan Paşa Camii
Kaptan Paşa Cami, ilk olarak 1499 yılında Fatih devri ulemasından Hamza Fakih Efendi tarafından küçük bir mescit olarak yaptırılmıştır. Bu zatın mezar taşı şahidesi günümüzde halen caminin kıble tarafındadır. Üzerinde: “Sâhibu’l-hayrat Merhum Hamza Fakih Hazretlerinin Rûh-ı Şerifine el-Fatiha.” ibaresi yazılıdır.
Zaman içerisinde tahrip olan bu küçük yapı, 1728-1729 yıllarında, III. Ahmet döneminde, Osmanlı Devlet Teşkilatı’nın ve Lale Devri’nin önemli bir devlet adamı olan Kaptan-ı Derya Kaymak Mustafa Paşa tarafından cami olarak şimdiki şekliyle yeniden yaptırılmıştır. Bu dönemdeki mimarı Kayserili Mehmet Ağa’dır. Aynı zamanda Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın damadı olan Kaymak Mustafa Paşa; Mirahur, Kapıcılar Kethüdası, Nişancı gibi görevlerinin ardından Kaptan-ı Derya olmuştur. 1730 yılında gerçekleşen ve Lale Devri’nin sonunu getiren Patrona Halil İsyanı’nda katledilmiştir. Uzun yıllar Kaptan-ı Deryalık yapan paşa; aynı zamanda Osmanlı topraklarında cami, çeşme, okul vs. pek çok vakıf ve hayır eseri bırakmıştır.

Kaptan Paşa Camii’nin Genel Görünümü
1890’larda büyük Sultantepe yangınında yanan Kaptan Paşa Camii’nin üçüncü banisi ise Helvacı kızı Şerife Nefise Hanım’dır. Bu tamiri belirten 16 mısralı ve 1890 tarihli kitabesi, caminin cümle kapısı üzerinde yer almaktadır. Şerife Nefise Hanım’ın kabri ise sağ taraftaki hazîrede, cami avlusuna bakan, demir parmaklık ile çevrili bir yerdedir. Mezar taşında; “Kapudan Paşa Cami-i şerifinin bâniye-i sâlisesi merhûme ve mağfürünleha Şerife Nefise Hanım’ın ruhi-çün el-Fatiha 1309” (1891-92) yazılıdır.

Kaptan Paşa Camii’nin Kubbesi
Caminin konumu; Aziz Mahmut Hüdai ve Kaptan Paşa Sokağı arasında Üsküdar’a hâkim bir set üzerindedir. İki sokağa açılan kapılara sahip bir avlu içerisinde, kare planlı, tek kubbeli, tek minareli kagir bir yapıdır. Kesme taştan minaresinde bir şerefe vardır. Ahşap bir meşrutaya ve son cemaat yerine sahiptir. Yapı üç yönden hazireler ile sarılmıştır. Burada 18. ve 19. yüzyıllara ait pek çok mezar taşı, caminin geçirdiği sürece şahitlik etmektedir. Yapının kasnağa oturan, kurşun kaplı kubbesinin eteğinde 16 adet pencere bulunur. Sade bir dış görünümün aksine oldukça zengin süslemeye sahip harimde çok zarif mermer işçilikli bir minber bulunur. Kemerlerde ve kubbe geçişlerinde hâkim olan sıva üzerine kalem işi klasik bezemelerin ve daha alt seviyelerde çini süslemelerin yer aldığı bu iç mekânda, Tekfur Sarayı üretimi 18.yüzyıla ait çini kaplamalar kullanılmıştır.

Harimdeki Çinilerden Örnekler
Yapının mihrabı ise alçı stalaktitlidir. İç mekânı aydınlatan pencerelerden üst sıradakilerde camları renkli alçı şebekeler vardır. Mermer söveli alt pencereler ise klâsik demir parmaklıklıdır. Kaptan Paşa Camii; günümüzde Üsküdar’a hâkim bu tepede, yüzyıllara yayılan uzun geçmişinin vakur bir tanığı olarak sessizce ziyaretçilerini beklemektedir.
*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.