Marsilya’nın kapısında kim bekliyor? Saint Charles’tan limana yolculuk

Şehrin kapılarını tutanlar ya şehrin sahibidir ya da sahibinin temsilcisidir. Bazı istisnalar dışında günümüzde artık krallıklara pek rastlanmadığı için sadece sur kapılarından girip muhafızların sorgusuna tutulacağınız pek az şehir vardır. Fakat bu durum kapı-şehir-sahip mantığını değiştirmez.
Kapı, Marsilya’daki Saint Charles Garı’dır. Tahmin edeceğiniz üzere bütün trenler orada durur, oradan kalkar. Batı Avrupa’nın genel mantığına uygun şekilde otobüslerin de Marsilya’daki ilk ve son durağı bu gardır. Marsilya Provence Havaalanı da istisna değil. Havaalanına indiğinizde ayak bastığınız toprak Marsilya değil Marignane olacaktır —maalesef pek az kişi bu ismi aklında tutabilecek. Havaalanından otobüs ya da trene binip Saint Charles’a gelmek zorundasınız.

Saint Charles Garı’nda üç vasıtadan herhangi birinden inip meşhur merdivenlerin başına geldiğinizde sizi Marsilyalı karşılar.
Akdeniz insanlarını iyi tanıyan gurmeler çok iyi bilir, Akdenizli asla kayıt altına girmez. Doğduğu toprağa çok bağlıdır. Kimliği o topraktan ibarettir. Yandaki şehir bile ona yabancıdır. Sahil boyunca gezerken bugün bile 10 kilometrede bir farklı bayrak görmenizin sebebi de bu olacaktır.
Reklam



Liman ve gardan hangisinin ön hangisinin arka kapı olduğu tartışmasına burada girmeyeceğiz. Fakat şehir bu iki kapı arasından ibaret. Marsilyalı da zaten burada yaşayana denir.
* Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.