Arnavutluk nasıl ateist oldu?

Osmanlı'dan günümüze Arnavutluk'ta yaşananlar...
Balkanların tek Müslüman ülkesi iken, dünyanın ilk ateist devletine dönüşen topraklar... Arnavutluk.
1400 - 1600 yılları arasında Arnavutların sadece %5’i Müslüman olmayı seçmişti.
Bu durum Osmanlı'nın en güçlü olduğu dönemde bile insanları baskıyla Müslümanlaştırmadığını açıkça gösteriyordu.
17. yüzyılın başlarından itibaren ise Arnavutların İslâm’a geçişleri hızlandı. Bunun en önemli sebebi milli kimliklerini koruma arzularıydı.
Ortodoks Sırpların ve Yunanların baskı ve asimilasyon politikalarından kurtulmak amacıyla Arnavutların çoğunluğu Müslüman olmayı tercih etti.
Ayrıca Osmanlı'nın özellikle Müslüman halka sunduğu imkânlar, rütbeler ve makamlar, Arnavut ileri gelenlerin İslâm’ı tercih etmesini hızlandırdı.
Milliyetçilik akımının yayıldığı ve isyanların iyice arttığı 19. yüzyılda dahi, Yunan, Bulgar ve Sırpların aksine Arnavutlar herhangi bir ayrılık girişiminde bulunmadı.
Ta ki 20. yüzyıla dek.
Sırbistan, Yunanistan ve İtalya gibi Batı güçleri, Osmanlı bakiyesi olarak gördükleri Arnavutluk'u parçalamak istiyorlardı.
Arnavut siyasî ve entelektüel kesim de bu tehdide karşı bağımsız ve ulusal bir ülke kurma çalışmalarına girişti.
Nitekim 1912 yılında Avlonyalı İsmail Kemal Bey başkanlığında cumhuriyet İlân edildi ve bir yıl gibi kısa bir süre içinde Arnavutluk resmen bağımsız bir ülke olarak tanındı.
Bağımsızlıktan sonra Arnavut siyasî liderler, âlimler ve entelektüeller, kendilerini Avrupalı olarak görmeye başladılar.
Osmanlı egemenliği altında geçen beş asrı bir kayıp ve geri kalmışlık dönemi olarak değerlendirdiler.
Nitekim 1922 yılında hükümet, Arnavutluk Devleti’nin resmî olarak bir dine mensup olmadığını ve laik olduğunu ilân etti.
Ulemâ, müftüler ve dinî liderler, yeni ulusal devlet ile uyumlu bir İslâm yorumu geliştirmeye çalıştılar ve İslâm’ı nasıl modernleştireceklerine dair söylemler ortaya attılar.
1928-1939 yılları arasında Arnavutluk’un yönetim tarzı krallığa dönüştü.
Ahmet Zogu, Arnavutluk’un ilk ve son kralı oldu. Zogu döneminde laik anlayış daha da yerleşti.
1939-1943 yıllarında İtalya, Arnavutluk'u işgal etti.
Ancak İtalyanlar Katolik olmalarına rağmen Müslüman dinî liderlerin toplum üzerindeki etkisini göz önünde bulundurarak,
kendi meşruiyetlerini sağlamak ve yerel halkın direncini azaltmak İslâmî kurumlara dokunmadılar.
II. Dünya Savaşı'nın son iki yılında ise Arnavutluk, Almanların işgaline uğradı. Bu dönemde de dinî uygulamalar, ibadethaneler, kurumlar ve yayınlarla ilgili herhangi bir değişiklik yapılmadı.
Ancak, 1954’ten sonra Almanların çekilmesiyle ve Arnavutluk’ta komünizmin kurucusu Enver Hoca’nın iktidara gelmesiyle durum değişti.
Enver Hoca sosyalist ve komünist bir rejim benimseyerek, dinî kurumlar üzerinde sert ve baskıcı bir politika uyguladı.
1967 yılında Arnavutluk, dünyanın ilk resmî ateist devleti ilân edildi.
Bu tarihten itibaren ülkede tüm dinî ritüel ve ibadetler yasaklandı, dinî vakıf ve kurumlar kapatıldı, yıkıldı veya depo, sinema, spor salonu gibi farklı amaçlarla kullanıldı.
Dinî liderlerin kimi sürgün, kimi de idam edildi. Dinî eğitim yasaklandı, Kur’ân’ın ve diğer dinî metinlerin basımı ve dağıtımı tamamen durduruldu.
Bu ağır baskılara rağmen dindar halk arasında dinî ibadetler ve gelenekler gizlice devam etti.
1991 yılında komünist rejimin çökünce ve devlet demokrasiye geçmiş ve dinî yaşam ve kurumlar da özgürlük atmosferinden yeniden faydalandı.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.