Şam'dan esen rüzgârlar

10:00, 06/03/2026, Cuma
CategoryMecra
Mecra
Şam'dan esen rüzgârlar
Bilâdu’ş-Şâm’dan Şam şehri.

Tarihin cilveleri, yükseliş ve düşüşleri çoktur. Hiçbir yükseliş devamlı ve kalıcı olmadığı gibi hiçbir düşüş de devamlı ve kalıcı değildir. Bakışlarımızı şahit olduğumuz yıkım ve acıların ötesindeki derin manaya odaklayabildiğimiz oranda, İslâm şehirlerini ve beldelerini de daha iyi tanıma imkânına kavuşacağız. Suriye ve Bilâdu’ş-Şâm, tam böyle bir örnek. Bu yönüyle aslında hepimiz için de bir bilinç sınavı.

Osmanlı İmparatorluğu’nun
Arap coğrafyasındaki
400 yılı aşan hâkimiyeti
, dilimize bazı ifadeleri kalıcı biçimde yerleştirmiştir. Bazı bölge isimleri ve şehir adları, ta
Osmanlı’dan
bize miras kalan bu ifadelerin ilk akla gelen örnekleridir. Mesela,
Suriye’nin
başkenti olarak bildiğimiz “
Şam
”, yalnızca
Türkçede
bu isimle anılır. Araplar, bizim Şam dediğimiz şehri “
Dimaşk
” olarak adlandırır. Batılı dillere de
Dimaşk
kökünden gelen çeşitli kelimeler aktarılmıştır:
Damascus, Damas, Damaskus
gibi.
İslâm sanatının şaheseriydi
Mecra
İslâm sanatının şaheseriydi
Şam'ın genel görünümü.
Şam'ın genel görünümü.
  • Tarihsel olarak Şam, aslında bir şehrin değil, oldukça geniş bir bölgenin adıdır. Arapça tarih kaynaklarımızda “Bilâdu’ş-Şâm” biçiminde isimlendirilen bu bölge, içinde bugünkü Suriye, Lübnan, Ürdün ve hatta bazen Filistin’in bile yer aldığı kocaman bir coğrafyadır aslında. Osmanlı döneminde, Bilâdu’ş-Şâm’ın en büyük ve gözde şehri, âdeta bölgenin özeti mahiyetinde “Şam” olarak isimlendirildiği için biz bugün bile bunu kullanmaya devam ediyoruz. Araplar ise Dimaşk derken şehir merkezini, Şam derken, Dimaşk’ın etrafındaki genişçe bir alanın tamamını kastediyor günümüzde.
Emevîlerin çöl sarayları
Mecra
Emevîlerin çöl sarayları
Şam'ın 1968 yılında çekilmiş bir fotoğrafı.
Şam'ın 1968 yılında çekilmiş bir fotoğrafı.
Binlerce yıllık bir tarihî geçmişi bulunan
Şam’ın
Arapça ismi olan “
Dimaşk
”ın kökeni konusunda ilginç bir inanış mevcut: Birçok kaynakta atıf yapılan rivayetlere göre,
Hz. Âdem’in
oğulları
Habil
ve
Kabil
,
Şam’ın
hemen kuzeyinde bulunan
Kasiyun Dağı’nın
eteklerinde yaşamışlar. Nihayet, iki oğul kendi imtihanlarını vereceklerinde,
Habil
sürüsünün en güzel hayvanını,
Kabil
de Şam ovasında yetiştirdiği ürünlerin en çürüklerini “
kurban
” olarak
Allah’a
sunmuş.
Kasiyun Dağı’nda,
sunulan hediyelerden sadece
Habil’in
kurbanı kabul edildiğinde -
Kur’ân’da
da anlatılan- malum olay gerçekleşmiş.
Kabil
, kıskançlık ve kininden dolayı, kardeşi
Habil’i
öldürmüş. Aynı zamanda yeryüzünde işlenen
ilk cinayet
olarak da kayda geçen bu olay, işte burada,
Kasiyun Dağı’nda
gerçekleşmiş. Bazı Arap tarihçiler, şehrin “
Dimaşk
” olan adının,
Kabil’in
kardeşi
Habil’i
öldürmesine atıfla,
“dem-u şakîk”
yani
“kardeş kanı”
terkibinden geldiğini iddia ederler. Onlara göre, şehrin adı da bu ilk cinayetten ve dökülen
kardeş kanından
gelmektedir.
Şam'ın kuzeyinde bulunan ve Kabil'in Habil'i öldürdüğü yer olduğuna inanılan Kasiyun Dağı.
Şam'ın kuzeyinde bulunan ve Kabil'in Habil'i öldürdüğü yer olduğuna inanılan Kasiyun Dağı.
İlginçtir, söz konusu iddiayı ve rivayeti doğrularcasına,
Kasiyun Dağı’
nın üst kısımlarında,
Hz. Âdem’in
oğlu
Habil’e
atfedilen bir
mezar
da vardır. Yaklaşık
15 metre
uzunluğuna sahip olan mezarın üzerinde bulunduğu mağarada, ilk cinayetin işlendiğine inanılır.
Suriye halkı
(ve aynı zamanda dışarıdan gelen insanlar da) burayı sıklıkla ziyaret eder.
Şam'da bir ulu dağ: Kâsiyûn
Mecra
Şam'da bir ulu dağ: Kâsiyûn
Hz. Habil'in medfun olduğuna inanılan türbe.
Hz. Habil'in medfun olduğuna inanılan türbe.
Tüm bu rivayetlerin aslı var mıdır ve Dimaşk kelimesi gerçekten de
“kardeş kanı”
terkibinden mi türetilmiştir, bilinmez. Ancak kesin olan şey şudur:
Şam
, tarih boyunca hep savaşların, kardeş kavgalarının, cinayetlerin ve kan davalarının yaşandığı topraklar olagelmiştir. Bu nedenledir ki
Habil’in
kardeşi
Kabil
tarafından buralarda öldürülmüş olabileceğine dair bir rivayet ortaya atıldığında, insanlar bu rivayetin sıhhati konusunda çok uzun süre düşünmez. Kolaylıkla, bunun mümkün olabileceği akıllara gelir.
  • Halid bin Velid komutasındaki Müslüman ordusu tarafından İslâm toprağı kılındığı 635’ten beri sürekli olarak imar ve inşa edilen Şam, İslâm tarih ve kültürünün sayısız eserini bağrında muhafaza eder. Hz. Peygamber’in sevgili müezzini Bilal-i Habeşi’nin kabri buradadır mesela. Onunla beraber, aralarında Ebu’d-Derdâ’nın da bulunduğu binlerce sahabe de burada metfundur. Hz. Hüseyin’in kızları Zeynep ve Rukiye’nin kabirleri, eski Şam’ın merkezindedir. 680’deki Kerbela faciasında şehit edilen Hz. Hüseyin’in kesik başının, bugün Emevî Camii’nde bulunan bir mahfazada olduğu kabul edilir.
Şam’ın kalbi: Emevî Camii
Mecra
Şam’ın kalbi: Emevî Camii
Şam'ın kalbi, İslâm'ın en ihtişamlı mabetlerinden Emevî Camii.
Şam'ın kalbi, İslâm'ın en ihtişamlı mabetlerinden Emevî Camii.
705
dolaylarında,
Emevî halifelerinden Velid bin Abdulmelik’in
emriyle inşa edilen
Emevî Camii,
yeryüzündeki en ihtişamlı
Müslüman
mabetlerinden biridir.
Caminin
tam ortasında minik bir şapeli andıran ayrı yapıda,
Hz. Yahya’nın
kesik başının gömülü olduğu düşünülür.
Hristiyan
inancına göre
Hz. İsa’yı
vaftiz eden isim
Hz. Yahya
olduğu için burası
Hristiyanların
da yoğun biçimde ziyaret edip saygı gösterdiği bir mekândır.
Şam şehir surlarının batı yakasındaki kapısından içeri girmeden, sizi
Salahaddîn Eyyûbî’nin
dev boyutlarda bir heykeli karşılar.
Şark'ın en sevgili sultanı
Mecra
Şark'ın en sevgili sultanı
Şam'da bulunan Salahaddîn Eyyûbî heykeli.
Şam'da bulunan Salahaddîn Eyyûbî heykeli.
Daha sonra, adımınızı attığınızda yerde başlayan kapalı çarşının adı
Hamidiye Çarşısı’dır
. Evet, ismini Sultan
İkinci Abdülhamid Han’dan
alan bir
Osmanlı çarşısıdır
burası. Uzunluğu
bir kilometreye
yaklaşan çarşının kurşun kaplamalarında,
Fransız
mandası döneminden kalma saldırıların izlerini hâlâ görmek mümkündür. Çarşının bittiği nokta
, Emevî Camii’ne
açılır.
Hamidiye Çarşısı.
Hamidiye Çarşısı.
Caminin hemen yanında
1193’te
Şam’da vefat eden
Salahaddîn Eyyûbî’nin kabri
vardır. Onun hemen yanında,
Birinci Dünya Savaşı
yıllarında şehit düşen
Türk havacılarının
gömülü bulunduğu minik şehitliği, az ötede de
Ayn Calut Savaşı’nda (1260)
Moğolları durduran
Memlûk komutanı ve hükümdarı Baybars’ın
kabrini görmek de sürpriz değildir.
Şam
, bir kahramanlar meşhedidir zira.
Sağda Salahaddîn Eyyûbî'nin gerçek kabri, solda ise Alman İmparatoru II. Wilhelm'in Salahaddîn Eyyûbî için yaptırdığı mozole bulunuyor.
Sağda Salahaddîn Eyyûbî'nin gerçek kabri, solda ise Alman İmparatoru II. Wilhelm'in Salahaddîn Eyyûbî için yaptırdığı mozole bulunuyor.
  • Osmanlı tarihi boyunca hep çok önemli bir şehir olan Şam, Yavuz Sultan Selim’in Ortadoğu seferi sırasında fethedilmişti. Yavuz’un otağını kurduğu yere, daha sonra oğlu Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimar Sinan tarafından dev bir külliye inşa edildi. “Tekke-i Süleymaniyye” adıyla anılan külliye, yüzyıllar boyunca fakir fukaranın barınağı oldu. Kaderin garip bir tecellisi ile son Osmanlı Padişahı Sultan Mehmed Vahdeddin de sürgünde bulunduğu İtalya’nın San Remo kentinde 1926’da vefat ettikten sonra buraya defnedildi. Emevî Camii’nden Sultan Vahdeddin’in merkadine doğru yürürken Sultan Abdülhamid’in imzasını taşıyan Hicaz Demiryolu’nun Şam İstasyonu’nu görmek de âdeta Osmanlı tarihini okumak kadar öğretici.
Süleymaniye Külliyesi, Şam. Memlûk dönemine ait bir saray kalıntısının yerine, 1554-59 arasında Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle Mimar Sinan tarafından inşa edilen külliyede, Osmanlı Padişahı Sultan Mehmed Vahdeddin'in de kabri bulunuyor.
Süleymaniye Külliyesi, Şam. Memlûk dönemine ait bir saray kalıntısının yerine, 1554-59 arasında Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle Mimar Sinan tarafından inşa edilen külliyede, Osmanlı Padişahı Sultan Mehmed Vahdeddin'in de kabri bulunuyor.
Şam’ı
İslâm kültür tarihi
açısından önemli kılan bir başka isim de şehrin kuzeyinde kendi adını taşıyan bir mahalledeki camide metfun bulunan
Muhyiddin İbn Arabi.
Tasavvuf tarihinde oldukça sıra dışı ve tartışmalı bir yeri bulunan
 İbn Arabi
1165’te Endülüs’te 
başlayan hayatını, uzun ve fırtınalı bir serüvenin sonunda 
1240
’ta 
Şam’da 
tamamladığında buraya gömülmüş. Kabrinin,
Yavuz Sultan Selim
’in Şam’ı fethi sırasında keşfedildiğine inanılır.
Tasavvuf ve İslâm düşünce tarihinde büyük etkileri bulunan sûfî müellif Muhyiddin İbn Arabi'nin kabrinin bulunduğu cami.
Tasavvuf ve İslâm düşünce tarihinde büyük etkileri bulunan sûfî müellif Muhyiddin İbn Arabi'nin kabrinin bulunduğu cami.
  • Madem Şam’ın sadece bir şehri ifade etmediğini, aslında büyük bir coğrafyayı tanımladığını söyledik, o zaman Şam şehir merkezi dışında kalan birkaç noktadan da söz edelim. Güneye doğru indiğimizde karşımıza çıkan iki önemli mekândan biri, Busra kasabası. Hz. Peygamber’in, henüz 12 yaşında bir çocukken, amcası Ebu Talib ile birlikte geldiği ve Rahib Bahira ile karşılaştığı yer burası. Hatta burada, o ünlü görüşmenin gerçekleştiğine inanılan bir kilise bile mevcut bugün. Busra yakınlarındaki Nevâ kasabası ise hadis ilminin büyük üstadı İmam Nevevi’nin doğduğu, yaşadığı ve kabrinin bulunduğu yer. Riyâzüssâlihîn isimli eseriyle, onu tanımayan var mıdır?
Busra kasabası.
Busra kasabası.
Bunların dışında, Hama’nın -suyu ağır ağır çekerken çıkardığı gıcırtılardan dolayı “dertli dolap” olarak anılan- su değirmenlerini, Humus’ta Halid bin Velid’in metfun bulunduğu camiyi, Halep’in çarşılarını ve ulu camisini de elbette unutmamak gerekir. Ve mutlaka, İdlib yakınlarında sade bir kabirde kıyamet sabahını bekleyen o büyük insanı… “Beşinci Raşid Halife” olarak anılan Ömer bin Abdülaziz’i…
Belki tüm bu satırlar,
Suriye’nin
şu anda içinde bulunduğu zor durumu ve savaşı düşünen okurlara garip ve anlamsız gelebilir. Oysa gelmemeli.
Tarihin cilveleri,
yükseliş ve düşüşleri çoktur. Hiçbir yükseliş devamlı ve kalıcı olmadığı gibi
hiçbir düşüş devamlı ve kalıcı değildir.
Bakışlarımızı şahit olduğumuz yıkım ve acıların ötesindeki derin manaya odaklayabildiğimiz oranda,
İslâm şehirlerini
ve beldelerini de daha iyi tanıma imkânına kavuşacağız. Suriye ve
Bilâdu’ş-Şâm
, tam böyle bir örnek. Bu yönüyle aslında hepimiz için de bir bilinç sınavı.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026