Emperyalizmin karşısında direnişçi bir âlim: Alihan Töre

Hikmethan Aldırmaz
10:00, 19/11/2024, Salı
CategoryMecra
Mecra
Emperyalizmin karşısında direnişçi bir âlim: Alihan Töre
Alihan Töre.

Türkistan’ın en çalkantılı devrinden birinde yaşayan Alihan Töre, devri gibi hareketli ömrü boyunca Rusların Batı, Çinlilerin Doğu Türkistan’da var olma ve her ikisini Türkistan’dan atma mücadeleleri içinde geçmiştir. Müslümanların, fikrî ve askerî yönden asimile çabalarının altında olduğu dönemde, o Türkistan özgürlük mücadelesinde askerden, vaize, doktordan âlime pek çok önemli rol üstlenmişti. Esarete ve bilgisizliğe savaş açan Alihan Töre'nin öyküsü...

Bir doktor, bir siyaset adamı, bir asker, bir din âlimi, bir tarihçi… Tüm bu kimlikleri bünyesinde barındıracak birikime sahip Alihan Töre, 91 yıl boyunca göçlerle, sürgünlerle, isyanlarla ve hapis cezalarıyla dolacak zorlu hayat yolculuğuna 21 Mart 1885’te, o zamanlar
Türkistan
topraklarında bulunan
Tokmak
şehrinde başladı. Türkistan’da gurbette yaşayan Özbek bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya gelen Töre, ilk eğitimini
Nakşibendî
tarikatı
na mensup molla babasından aldı. Bu temel eğitiminin ardından 1902’de, henüz 17 yaşında iken babası ve abisi ile birlikte
hac
görevini ifa etmek için
Mekke
’ye gitti. Babası
Molla Şakirhan İşan
tekrar
Türkistan
’a dönerek, Alihan Töre ve abisini, İslâmî ilimleri tahsil edebilmeleri amacıyla
Mekke
’de bıraktı. Töre, 3 yıl süren tahsil hayatında
İslâmî ilimler
in yanında
Arapça, Farsça ve Osmanlı Türkçesi
ni de ileri derecede öğrendi. Aynı zamanda siyasete ve askerî ilimlere duyduğu yakınlık da bu dönemde ortaya çıktı.
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2022/03/17/12/11/resized_92332-152a06183.jpg
1905’te
Mekke
’deki tahsil süreçlerini sona ermesiyle, babalarının isteği üzerine eğitimlerini tamamlayabilmek adına
Buhara
’ya geçtiler. Buradaki medrese sisteminin eskimiş ve modern ilimlerin verilmesi noktasında yetersiz bulan Alihan Töre, bu noksanlığı gidermek için dışarıdan
tıp, tarih, şiir, coğrafya
gibi alanlarda özel dersler aldı. Bununla beraber dış dünyanın nabzını tutabilmek için de düzenli olarak gazete ve dergi takibini sürdürdü. Eğitim sırasında ilk eşi olan
Hanayım Hanım
ile evlenen Alihan Töre’nin bu evlilikten iki çocuğu oldu. Töre, eğitim devam ederken Tokmak’ta bulunan karısı ile çocuklarından ayrı kaldığından onları görebilmek için kış tatillerini beklemesi gerekiyordu. Yine böyle bir dönemde
Buhara
’da eğitimi devam ederken Hanayım Hanım’ın rahatsızlanması sonucu Tokmak’a doğru yola çıktı. Ancak henüz ulaşamadan Hanayım Hanım vefat edince küçük yaştaki çocuklarını kız kardeşi
Tacihan
’a emanet etti. Ardından da Alihan Töre’ye ise çocuklarının en iyi şekilde yetişebilmesi için kardeşi Tacihan ile evlenmesini vasiyet etti. 1913’te medrese eğitimini tamamlamasının ardından Tokmak’a dönen Alihan Töre, Tacihan Hanım ile evlendi. Geçimini baba mesleği olan
çiftçilik
ve
hekimlikle
yaparak sürdürdü, bir yandan da halka
vaazlar
verdi.
1916 yılında,
I. Dünya Savaşı
sürerken çıkan halk isyanında yaptıklarıyla göze batan Alihan Töre, isyanın bastırılmasının ardından hakkında idam kararı alınan 347 kişinin içindeydi. Bu sebepten doğduğu topraklardan bir kez daha ayrılmak zorunda kaldı ve
Doğu Türkistan
’a göç etti. Burada halkın
Çin
ve
Bolşevik
güçlere karşı olan
bilgisizlik
ve
bilinçsizliğinden
ötürü çok müteessir olan Alihan Töre, bunu giderebilmek için çalışmalarda bulunmasına rağmen bir sonuca ulaşma ümidini yitirince tekrar memleketine dönmeye karar verdi.
Bu sebeple ülkesine döndüğünde iki yıl boyunca gizlendi ve bu süreçte
Komünizm
i detaylı şekilde araştırdı. Ancak açığa çıktığı tarihten itibaren defalarca hapse atıldı ve bir süre sonra bu baskıdan ötürü hiçbir iş yapamaz hale geldi. Bunun üzerine
Tokmak
’ta kaldığı müddetçe bir fayda sağlayamayacağını düşünerek her ne kadar önceki gidişlerinde umduğunu bulamamış olsa da yeniden
Doğu Türkistan
’a göç etmekte karar kıldı. Ve 1 Ocak 1931’de uzun ve çetrefilli bir yolculuğun ardından onu yerinden kımıldayamayacak hale getiren
Sovyet rejimi
nden kurtuldu, Doğu Türkistan’ın
Gulca
iline ulaştı. Töre’nin buradaki dostları onu çok iyi karşıladı, gelişi şerefine ziyafetler verildi, pahalı ipeklerden giysiler hediye edildi. Ama Töre bu durumdan hiç memnun değildi zira burada gördüğü
imkân bolluğu
ona Türkistan’da sefalet süren soydaşlarını hatırlatıyordu.
  • Bu yüksek refahın en önemli nedeni Doğu Türkistan halkını hâkimiyetinde bulundukları Çin’den kopararak kendi topraklarına katmak amacında olan Sovyet Rusya’nın yardımlarıydı. Sovyetlerin yüksek makamlara kendi yandaşlarını yerleştirmeyi başarması ve Doğu Türkistan valisinin Sovyet yanlısı bir tutum sergilemesi neticesinde bir süre devam eden bu refah, 1930’lu yılların sonlarında kesildi ve baskı dönemi başladı.
Halkın ileri gelenlerinden Sovyet karşıtı isimler tutuklandı, bunlardan birisi de Alihan Töre idi. 1940’lara gelindiğinde
Doğu Türkistan Valisi
Şen Şi Sey
, Sovyetlerden uzaklaşarak
Çin yanlısı bir politika
izledi. Alihan Töre de bu dönemde hapisten çıkarıldı.
II. Dünya Savaşı
’nın da baş göstermesiyle hem Çin hem de Sovyet baskısının biraz olsun kırıldığı bu dönemde Alihan Töre,
halkı Çin hükümetine karşı bilinçlendirebilmek amacıyla halka vaazlar verdi.
Bunun yanında 9 Nisan günü başkanlığını Alihan Töre’nin yürütecek olduğu
“Kurtuluş Cemiyeti”
kuruldu. Bunu gören
Sovyetler, Çin’e karşı iş birliği yapmak için Alihan Töre’ye teklif götürdü.
Savaşın etkisiyle değişen dünyada eline gelmiş bu fırsatı tepmek istemeyen Alihan Töre, Sovyetlere her ne kadar güvenemiyor olsa da etrafındakilerin de baskısıyla teklifi kabul etti.


7 Kasım 1944
günü ilk kurşun seslerinin duyulduğu
Gulca
’da bağımsızlık savaşı başladı ve aynı gün valilik binası alındı. İlerleyen günlerde cereyan eden çatışmalarda gelen başarı neticesinde 12 Kasım 1944’te
Doğu Türkistan Cumhuriyeti
kuruldu. Alihan Töre ise bu devletin
cumhurbaşkanı
seçildi. Töre devlet işlerini yürütürken hem idarî hem de askerî işlerde daima İslâm’ın hükümlerini esas aldı ve bu tavırdan hiçbir şekilde taviz vermedi. Bununla birlikte devletin kuruluşunun ilk gününden itibaren savaşın devam ediyor olmasına aldırış etmeden halkı eğitmek ve yaşam standartlarını iyileştirmek adına çalışmalara başladı, kurumlar oluşturdu. Ancak 1945 yılında,
II. Dünya Savaşı
’nda yaşanan gelişmeler ve
Rus-Çin ilişkisi
nin düzelmesi sonucu Rusya’dan Doğu Türkistan’a gelen askerî yardımlar kesildi.
Doğu Türkistan halkının savaş için yeterli imkânlara sahip olmamasından ötürü Ekim 1945’te
Çin
ile müzakereler başladı. Alihan Töre, müzakereler sonucu bağımsızlığın kazanılmış olması şartını diretiyordu; bilakis Çin ise bağımsızlığı vermeme konusunda kararlıydı. Bu belirsizliğin uzaması halkın direncini zayıflatırken ülke içindeki kimilerinin de tepkisine yol açıyordu. Nitekim tam bu dönemde Alihan Töre’nin
Özbek asıllı
olduğu ve Doğu Türkistan halkını, soydaşlarından birinin yönetmesi gerektiği söylentileri dolaşmaya başladı. Bununla birlikte
Sovyet Rusya
da açıkça
Çin
yanlısı bir politika izlemeye başlamıştı. Alihan Töre, 13 Haziran 1946’da mevcut durumu görüşmek bahanesiyle Rus Konsolosluğu’na çağırıldı. Konsolosluğa giden Töre orada alıkonuldu ve onun ağzından oğluna endişelenilmesi gereken bir durum olmadığına dair bir mektup yazıldı. Lakin geçen zaman içinde Alihan Töre’nin kaçırıldığı ortaya çıktı ve yeni bir hükümet kuruldu. Bir süre sonra da Alihan Töre’nin ailesinden olanlar bu hükümetten uzaklaştırıldı.

Kaçırılan Alihan Töre ise bir süre bekletilip halkın tepkisi ölçüldü ve büyük bir kitlesel hareket oluşmayınca Özbekistan’ın başkenti
Taşkent
’e götürüldü. Burada yıllarca
farklı isimlerle kamufle edildi
ve
KGB yetkililerince kontrol altında tutuldu.

Hayatının geri kalan dönemi siyasetten uzak şekilde Taşkent’teki evinde kitap yazarak, talebe yetiştirerek ve kitap tercüme ederek sürdürdü.

Rus ve Çin emperyalizmine karşı sürdürdüğü hayatı, 28 Şubat 1976’da vefatıyla son buldu.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026