Enver Paşa'nın havaya uçurduğu Rus abidesi

Osmanlı’nın 93 Harbi sonrası yaşadığı travmanın simgesi olan Ayastefanos Rus Abidesi’nin 1914’te Enver Paşa’nın emriyle havaya uçurulması, hem imparatorluğun siyasi hafızasında hem de Türk sinema tarihinin başlangıcında iz bırakan sembolik bir olay olarak kabul edilir.
Osmanlı Devleti’nin en ağır yenilgilerinden biri olan 93 Harbi’nin izleri, yıllar boyunca İstanbul’un hemen yanı başında varlığını sürdürdü. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Rus orduları Yeşilköy’e, yani dönemin adıyla Ayastefanos’a kadar ilerledi. Savaşın ardından imzalanan Ayastefanos Antlaşması ile Rusya, bölgede hayatını kaybeden askerleri adına büyük bir anıt yapılmasını Osmanlı Devleti’ne kabul ettirdi.

Ruslar için zafer sembolüydü
Sultan II. Abdülhamid döneminde inşa edilen Ayastefanos Rus Abidesi, 1898 yılında tamamlandı. Anıt, Rus mimar Bozarov tarafından tasarlandı ve dönemin İstanbul’una oldukça yakın bir noktaya dikildi. Rusya açısından bu yapı savaş zaferinin sembolüydü ancak Osmanlı kamuoyu için farklı bir anlam taşıyordu. Başkentin hemen yakınında yükselen bu anıt, Osmanlı’nın yaşadığı mağlubiyetin sürekli hatırlatıcısı olarak görülüyordu.

Enver Paşa dinamitle Rus abidesini patlattı
Abide oldukça büyük bir yapıydı. İçerisinde Rus askerlerinin mezarlarının bulunduğu belirtilirken, anıt aynı zamanda şapel ve anıtsal kule özellikleri taşıyordu. Özellikle Osmanlı-Rus ilişkilerinin gergin olduğu dönemlerde bu yapı, siyasi ve sembolik yönüyle tartışılmaya devam etti.1914 yılına gelindiğinde Osmanlı Devleti artık Birinci Dünya Savaşı’nın eşiğindeydi. İttihat ve Terakki yönetiminin önde gelen isimlerinden Enver Paşa, Ayastefanos’taki Rus Abidesi’nin kaldırılmasını istedi. Aynı yıl anıta dinamit yerleştirildi ve yapı kontrollü şekilde patlatıldı. Böylece İstanbul yakınlarında yıllardır duran Rus zafer anıtı tamamen ortadan kaldırıldı.
Reklam

İlk Türk sinema filmi oldu
Ayastefanos Rus Abidesi’nin yıkılması yalnızca siyasi bir olay olarak değil, Türk sinema tarihi açısından da önemli bir gelişme olarak kabul edildi. Anıtın patlatılma anı, Fuat Uzkınay tarafından kameraya alındı. “Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı” adı verilen bu kayıt, birçok tarihçi tarafından ilk Türk filmi ve ilk resmî Türk belgeseli olarak değerlendiriliyor. Ancak filmin günümüze ulaşmaması nedeniyle konu sinema tarihçileri arasında hâlâ tartışılmaya devam ediyor. Bugün Yeşilköy’de Ayastefanos Rus Abidesi’nden geriye doğrudan bir yapı kalmasa da olay, hem Osmanlı’nın son dönem siyasi atmosferi hem de Türk sinema tarihinin başlangıcı açısından önemini koruyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.