Bağdatlı Abdurrahman’ın Seyahatnamesi ve Amerikalı Müslüman köleler

Bağdatlı İmam Abdurrahman’ın da içinde bulunduğu geminin fırtınaya yakalanarak Brezilya sahillerine sürüklenmesi, 19. yüzyıla değin ortaya çıkmamış bir gerçeği gün yüzüne çıkaracaktı: Sömürge imparatorlukları tarafından kıtaya taşınan siyahî kölelerin mühim bir kısmı İslâmiyet dinine mensuptu. Bağdatlı Abdurrahman Efendi’nin zorunlu seyahatiyle birlikte kaleme aldığı “Brezilya'da İlk Müslümanlar-Brezilya Seyahatnamesi”, o güne kadar haberdar olunmayan Brezilya Müslüman toplumunun tarihsel serüvenini ve yanlış ellerde tahrif olmuş İslâm’ın tekrar ve geniş bir topluluğa yayılarak ihya olunduğunu gözler önüne seriyor.

- 1865 senesinde İstanbul limanından nihai hedefiBasra limanıolan bir gemi hareket etti. Abdurrahman’ın da içinde bulunduğu bu gemi, bir dizi talihsizlik sonucu rotasını şaşırmış veBrezilya kıyısının açıklarınakadar sürüklenmişti.
Brezilyalı Müslümanlar, Osmanlılarla karşılaşıyor
Bölgede bulunan misyoner Hristiyanlar ve Yahudilerin kötü propagandası sonucu Brezilya Müslümanları, bilhassa Osmanlılar hakkında pek iyi kanaatler taşımıyordu.


Siyahî kölelerin mühim bir kısmı İslâmiyet dinine mensuptu. Onlar; Allah’a inanıyor, Hz. Muhammed’i peygamber olarak kabul ediyor, oruç tutuyor ve hatta bir kısmı namaz da kılıyordu.
Kendisini İslâm’ı yaymaya ve anlaşılmasını sağlamak için çabalamaya adayan Abdurrahman için karşılaştıkları inanılır cinsten hadiseler değildi; ama Brezilyalı Müslümanlar ile yakın münasebet kurdukça tanık olduğu hadiseler karşısında hayretini gizleyemeyecekti.


- Brezilyalı Müslümanlar evvela hiç Kur’ân-ı Kerîm okumamıştı, namazda okudukları duaların hiçbirisi İslâm literatüründe bulunan dualar değildi. Oruç tutuyorlardı; ama niyetliyken tütün ve yerel bazı maddeleri tüketmekten kaçınmıyorlardı. En mühim olanı da İslâmiyet’i yalnızca Brezilya’da yaşanan lokal bir din olarak tasavvur ediyorlardı. Bahsi geçen yıllarda, dünyanın en büyük İslâm devleti olan Osmanlı’yı ve Türkleri, İslâm düşmanı ve insan eti yiyen yamyamlar olduğuna dair ipe sapa gelmez bilgilerle tanımlıyorlardı.
Brezilyalı Müslümanlarla tanışma
Reklam

- Seyyahımız gemiye döndüğünde, Brezilya’da İslâmiyet’in fiiliyatta olmasa da kanunen yasak olduğunu, karadaki siyahîlerin de bu inançlarını esasen örtülü bir biçimde yaşadıklarını öğrenecekti. Gemi kaptanının uyarısıyla daha ihtiyatlı davranmakla beraber Abdurrahman’ın"olarak tanımladığı bu insanlarla ünsiyeti koparmaya niyeti yoktu.dinin yetimleri"
Bu dokunaklı ifadeler sonrası gemi kaptanı, Bağdatlı Abdurrahman’ın tüm sorumluluğu üzerine alması şartıyla kıyıya çıkmasına ve İslâm’ı anlatmasına müsaade edecekti.


Sandıklarda korunan Kur’ân-ı Kerîmler
- O, Frenk dilinin kaidelerini öğrendikten sonra İslâm’ın temel kaidelerini anlatan bir kitapçık hazırladı. Bu kitapçık, kısa sürede Brezilyalı Müslümanların hatmettiği çok değerli bir eser haline geldi ve birçok farklı bölgeye kopyaları ulaştırıldı.
İslâmiyet, para karşılığı satılıyor
Abdurrahman’ın seyahatnamesindeki en sıra dışı bilgilerden birisi, İslâmiyet’in kabulünde uygulanan gelenekti; daha doğru bir ifade ile haraçtı.
Buna göre; bir kişi Müslüman olmaya karar verdiğinde diğer Müslümanlara ‘hediye’ adı altında yüklü miktarda altın ödemeye zorlanıyordu.

İbadetlerdeki yanlışlıklar
Siyahî Müslümanların müşkül vaziyetinin kökenleri

Kıtaya getirilen kölelerin disiplininde ilk müdahale edilen konu, şüphesiz dinî inançlarıydı. Bu sebeple siyahî Müslümanlar Hristiyan olduklarını belirtse de büyük çoğunluğu İslâmiyet’i gizli bir şekilde yaşamayı sürdürecekti.


O sıralarda Tanzimat reformları ile meşgul olan ve Rus tehdidi altında bulunan Bab-ı Ali’nin Brezilyalı Müslümanlara yardım eli uzatabilecek mecali bulunmuyordu. Sonraları Brezilya, İzlanda ve Avustralya gibi uzak coğrafyalar ile yakından alakadar olan Edebiyat-ı Cedide sanatçılarının ne dizelerinde ne de nesirlerinde Brezilya Müslümanları hakkında pek malumat bulunmuyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.