İhvân'ın kurucu mürşidi: Hasan el-Bennâ
10:00, 13/02/2026, Cuma

İhvân'ın ilk lideri: Hasan el-Bennâ.
Dostlarıyla İslâm’ı Mısır topraklarında ihya etmeyi amaçlayarak İhvân-ı Müslimîn (Müslüman Kardeşler) topluluğunu kuran Hasan el-Bennâ geriye Mısır’ın en büyük siyasal hareketini bıraktı. Bu nedenle yaşadığımız yüzyılda insanları en çok etkileyen ve hâlâ etkilemeye devam eden liderlerden biri haline geldi.
Mısır’ın İsmailiyye bölgesinde
cami ve kahvehanelerde
halkı bilinçlendirmeye yönelik konuşmalar yapan Hasan el-Bennâ, 1928 yılının Mart ayında evinin bir odasında toplanan dostlarıyla İslam’ı Mısır topraklarında ihya etmeyi amaçlayarak İhvân-ı Müslimîn (Müslüman Kardeşler)
topluluğunu kurdu. Küçük bir evin odasında kurulan bu topluluk, samimiyet ve gayretlerle Mısır’ın en kalabalık Müslüman topluluğu
haline geldi.- İnsanların bu ilgisi ve İhvân'ın başarısı elbette tesadüf değil. Hasan el-Bennâ’nın geçmişi Müslüman Kardeşlerin bu kadar geniş bir alana yayılmasında çok büyük bir etken.

Hasan el-Bennâ.
Hasan el-Bennâ 1906 yılında Mısır’ın Mahmudiye kentinde doğdu. Babası El-Ezher mezunu Ahmet bin Abdurrahman, o dönemlerde Mahmudiye’nin yerel camilerinden birinde imamlık yapıyordu. Aynı zamanda saatçilikle uğraşarak ticaret de yapıyordu. Babasının bu işlerinden ötürü Hasan el-Bennâ’nın hayatı ev, cami ve saatçi dükkânı arasında geçmişti. Bu da onun korunaklı bir hayat sürmesine yardımcı olmuştu. Aynı zamanda hadis ilmine büyük katkılar sağlayan babasının kendi yazdığı hadis kitapları da vardı. Babasının hadis kitapları ve verdiği dini eğitimle büyüyen Hasan el-Bennâ, içindeki İslam adına çalışma tohumlarını küçük yaşta ailesi sayesinde atmıştı.

Hasan el-Bennâ, lise çağlarında arkadaşlarıyla beraber “Kötülüklere Karşı Mücadele” adında bir topluluk kurmuştu.
Lise çağlarında arkadaşlarıyla beraber
“Kötülüklere Karşı Mücadele”
adında bir topluluk kurdu ve Mısır’daki bazı önemli isimlere mektuplar gönderi
p, onların dikkatini toplumdaki kötülüklere
çekmeye çalışıyorlardı.Liseden
çok yüksek bir dereceyle
mezun olduktan sonra üniversiteyi Dar’ul Ulum’da
okumaya karar verdi. Üniversiteyi bitirme sınavlarını verirken on sekiz bin beyit ve bir o kadar nesir
ezberlemişti.
Mecra
İslâm’a adanmış bir ömür: Seyyid Kutub

Dâru'l-Ulûm’u
birincilikle bitirdikten sonra
o dönemlerde İngiliz güçlerinin toplandığı bölge haline gelen İsmailiye’ye
tayini çıktı. Okullarda Avrupa usulü eğitim
yapılıyordu, hatta bundan ötürü çalıştığı okul Londra’daki okulları
andırdığı söyleniyordu. O dönemde İsmailiye’deki Mısır halkının büyük çoğunluğu
oradaki bir İngiliz şirketinde çalışıyordu. Hasan el-Bennâ İngilizlerin Mısırlı Müslümanları köleleştirdiğini
düşünüyor ve bu nedenle onların yaptığı hiçbir politikayı
önemsemeyip kabul etmiyordu.
Mecra
Hasan el-Benna'dan günümüze İhvan liderleri
Mısır’ın yanı başındaki
Türkiye’de 1924 yılında hilafetin yıkılması
ve Batılıların İslam’ı karalamak adına yaptığı çalışmalar Hasan el-Bennâ’nın Müslümanlar adına daha çok çalışmasını sağladı
. Kendisiyle beraber salih Müslüman olduğunu düşündüğü altı kişiyle birlikte
Benna’nın evinde İhvân-ı Müslimîn (Müslüman Kardeşler) topluluğunu kurdular
.
Liseden çok yüksek bir dereceyle mezun olduktan sonra üniversiteyi Dâru'l-Ulûm’da okumaya karar verdi.
Topluluğa
ilk davetleri
İsmailiye bölgesinde yaptı. Kahvehanelerde zamanını boşa geçiren insanları
toparlayıp onlardan muazzam bir Müslüman topluluk
meydana getirdi. Muhammed Fergali
de bu isimlerden biriydi.- Bir gün İngiliz komutasının karşısına geçip “Beni İsmailiye’den ancak bir kişinin emri çıkartabilir; o da Hasan el-Bennâ” dedi.
Hasan el-Bennâ
İsmailiye’deki çalışmaların ardından
topluluğu daha da büyütmek için başkent Kahire’ye yerleşti
ve burada Müslüman Kardeşler’in ilk büyük merkezini açtı. Ardından bazı mensuplarını Filistin’e göndererek
İsrail’e karşı Filistinlilerin yanında durmaya çalıştılar.
Altı kişiyle birlikte Benna’nın evinde İhvân-ı Müslimîn (Müslüman Kardeşler) topluluğunu kurdular.
O dönemlerde Hasan el-Bennâ’nın çalışmalarından yana
hoşnutsuzluk yaşayan Kral Faruk
, İngilizlerle beraber İhvân'ın sonunu
getirmeye çalışıyordu. Filistin’e gönderilen ekibin ardından Müslüman Kardeşler’i tutuklatıp
hapishanelere doldurdu. Dışarıda yalnızca Hasan el-Bennâ
kalmıştı.Kral Faruk’un amacı
Hasan el-Bennâ’yı öldürtüp çalışmalarına nokta koymaktı ve nitekim amacına ulaştı
. Hasan el-Bennâ 12 Şubat 1949'da
Kahire'de bir suikast sonucu öldürüldü.
Mısır Kralı Faruk, Hasan el-Bennâ ve Müslüman Kardeşler'in çalışmalarından rahatsızlık duyuyordu.

Mecra
Hasan el Benna suikastı / 12 Şubat 1949
Hasan el-Bennâ, kurşunlandıktan hemen sonra hastaneye kaldırıldı ama
doktorlara gelen direktifler doğrultusunda
kan kaybına müdahale etmediler. İhvân'ın kurucu mürşidi, hastanede kan kaybından hayatını kaybetti.Hasan el-Bennâ geriye
Mısır’ın en büyük siyasal hareketini
bıraktı. Bu nedenle yaşadığımız yüzyılda insanları en çok etkileyen
ve hâlâ etkilemeye devam eden liderlerden biri
haline geldi.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.