İran komünistlerinin hikâyesi: Tudeh
15:00, 04/04/2026, Cumartesi

İran komünistlerinin hikâyesi: Tudeh.
Rızâ Şah’ın yerine oğlu Muhammed Rızâ’nın tahta çıkarıldığı karmaşa döneminde, İranlı komünistler bir araya gelerek, “Tudeh (Kitleler) Partisi”ni kurdular. Tudeh Kurtuluş Konferansı 29 Eylül 1941’de Tahran’da Süleyman Muhsin İskenderî’nin liderliğinde düzenlendi. Parti, “Gerici diktatörlüğe karşı özgürlükten yana tüm sınıf ve katmanların birleşik mücadelesi ” sloganını öne çıkardı. 1983’te yasa dışı ilan edilen Tudeh’in hapse atılan ve öldürülen birçok üyesi arasında deniz kuvvetleri komutanı ve çeşitli üst düzey askerî kumandanlar bulunuyordu. Siyasî tutukluların yargılanmaları ve idamları 1988’e kadar devam etmiştir. Bu yıllardan sonra Tudeh ve diğer solcu gruplar İran’daki varlığını yitirmiştir.
1900’lerin hemen başında, İran’da
ciddi bir petrol rezervi
bulunduğunu keşfeden İngilizler, 1908’de Abadan’da ilk üretime başladıklarında, ülke tarihinde, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı
yeni bir sayfa açılmıştı. 1911’de Abadan petrolünü dışarı pompalayacak ilk boru hattının faaliyete geçmesi ise
, yalnızca üç yıl sonra patlak verecek dünya savaşında İngilizlere mutlak üstünlüğü sağlayacak
en önemli güçtü.Abadan’daki petrol rafinerisi içinde oluşturulan çalışma ortamı, İranlılar için kölelikten farksızdı.
Hemen yandaki
yönetici sınıfın ve mühendislerin
konutları ise, yüzme havuzları ve tenis kortlarıyla, adeta ayrı bir dünyayı
temsil ediyordu. Bu büyük çelişki, İran’a ülke petrolünden neredeyse hiç
pay vermeyen acımasız bir anlaşmayla daha da belirgin
hale getirilmişti.
Abadan'da patlak veren bir petrol protestosu.
1898’de Tebrizli bir entelektüel olan
Ali Mosyu
tarafından kurulan gizli örgüt, bu dönemde daha da güçlendi. Aynı yıllarda, (bugün Azerbaycan’ın başkenti) Bakü’deki petrol rafinerisinde çalışan İranlı işçiler
arasında yayılmaya başlayan ‘sosyal demokrasi’
düşüncesi, İran’a da etki etti. 1904’te, Bakü’de bu işçiler ve Azeriler tarafından kurulan ilk ‘komünist’ oluşum
, 1917’de İran’ın ilk resmî ‘sosyal demokrat’
partisine dönüşecekti. ‘Adalet Partisi’nin kurulmasından sadece dört ay önce, 1917 şubatında Rusya’da gerçekleşen ‘Bolşevik Devrimi’
, İran’da komünizme taraftar olan insanların sayısını hızla artıran
bir etkendi.
Mecra
Şehinşah’ın düşüşü
1920’de, İran’ın kuzeyindeki Bender Anzeli’de bir araya gelen sosyal demokratlar, ülkenin
ilk komünist partisinin de resmen kurulduğunu
ilan etti. Önde gelen isimlerinin suikastlara kurban gittiği komünist parti, 1925’te Rızâ Şah’ın işbaşına gelmesinin ardından
, polisin aşırı baskısı nedeniyle faaliyetlerini askıya aldı.
Mecra
Şehinşah’ın düşüşü

İran Şahı Rızâ Pehlevî.
komünistlerin bütün faaliyetleri
resmen yasaklandı. 1936’ya kadar ülkedeki komünistlerin yargılanıp hapsedilmesiyle
(birçoğunun da hapishanede şüpheli şartlar altında ölmesiyle) meşgul olan Rıza Şah, 1941’de İngiltere ve Rusya’nın ortak baskısıyla
tahttan indirilip sürgüne gönderildi.Rıza Şah’ın yerine oğlu
Muhammed Rızâ’nın
tahta çıkarıldığı o karmaşa döneminde, İranlı komünistler yeniden bir araya gelerek, “Tudeh (Kitleler) Partisi”ni
kurdular. Tudeh Kurtuluş Konferansı 29 Eylül 1941’de
Tahran’da Süleyman Muhsin İskenderî’nin
liderliğinde düzenlendi. Parti “Gerici diktatörlüğe karşı özgürlükten yana tüm sınıf ve katmanların
birleşik mücadelesi ” sloganını öne çıkardı.
Tudeh'e ait bir 1 Mayıs ilânı.
1942'de resmen tanınıp merkez yayın organı
“Siyaset”i
yayınlamaya başlayan Tudeh, daha sonra “Rehber”
isimli gazeteyi yayınlamaya başladı. Hızlı bir şekilde pek çok sanayi merkezinde
parti hücreleri ve sendika örgütleri kuruldu. Bir yıllık süre içinde pek çok il ve ilçede
kitlesel parti örgütleri oluştu. Azerbaycan, İsfahan, Gilan, Mazandaran ve Horasan'da
bölge örgütleri kuruldu. Birkaç yıl içinde 25 bini aşkın üyeye ve 400 bin sendikalı işçinin
desteğine sahip güçlü bir partiye dönüşen Tudeh, üst düzey subayların da dahil olduğu ordu mensuplarından oluşan “Tudeh Partisi Askeri Örgütü”nü
kurdu.1946’dan sonra Tudeh için sancılı bir dönem başlayacaktır. Rızâ Şah’ın yerine geçen oğlu Muhammed Rızâ Şah, İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan siyasî istikrarsızlığa son verip ülkedeki hâkimiyetini pekiştirecektir.

Şah Muhammed Rızâ Pehlevî.
Tudeh için baskı döneminin başlamasında SSCB işgaliyle kurulan
Azerbaycan Milli Hükümeti’ne
verdiği destek büyük etkiye sahipti. 1949’da Şah’a karşı düzenlenen başarısız bir suikasttan
Tudeh sorumlu tutulunca, sıkıyönetim ilan edilip Tudeh’in liderleri ve birçok üyesi
tutuklanmıştır. Baskılar neticesinde Tudeh mensupları yeraltına çekilip faaliyetlerini sürdürmüştür.
Muhammed Musaddık.
1951’de milliyetçi
Muhammed Musaddık
başbakan seçilince ülkede siyasî özgürlük anlamında yeni bir dönem
başlamıştır. Bu durumdan Tudeh de istifade etmiş ve yeniden
siyaset sahnesine çıkmıştır. 1953’te yabancı istihbarat örgütlerinin yardımıyla gerçekleşen darbe sonrası Başbakan Musaddık hapse atılmıştır
.Geniş halk tabanı bulunan Tudeh’in bu darbeye
tepki vermeyip sessiz kalışı
İranlıların hafızasında olumsuz bir iz bırakacaktır. Darbe sonrası ihtilaflar sebebiyle
iyice güçsüzleşen Tudeh, asker mensuplarının ifşa olmasıyla Şahlık rejiminin açık hedefi
olmuştur. İlerleyen yıllarda partinin çoğu önderi
idam edilmiştir.
Mecra
Ajax Operasyonu'nun nihai hedefi: Musaddık

1953 yılında gerçekleşen darbeyle pek çok Tudeh mensubu tutuklandı.
60’lı yıllarda kırdan kente
büyük göçlerin artmasıyla
başkent nüfusu iki katına ulaşmış, büyük şehirlerde banliyö ve varoşlar
düzensiz bir şekilde genişlemeye başlamıştır. Bu durum Tudeh için uygun bir zemin
oluşturabilirdi, fakat öyle olmadı. Darbe karşısındaki tepkisizlik toplumda büyük bir prestij kaybına
sebep olmuştu.- Söz konusu yıllar içinde şehrin alt ve orta kesimlerinde dinî kültüre meylin artışı, ileride farklı bir devrime zemin hazırlayacaktı.

Muhammed Musaddık, darbe sonrası tutuklanarak sürgüne gönderildi.
Devam eden yıllarda Tudeh içinde
bölünmeler
başladı. Yurt dışına kaçan parti mensupları radyo/gazete yoluyla
faaliyetlerine devam ettiler. 70’li yılların sonuna gelindiğinde Tudeh liderleri Şah’a karşı Humeynî’yi
desteklediler. Gerçekleşecek devrimin sosyalist bir devrime zemin hazırlayacağı ümidiyle
işçi sınıfı, üniversite öğrencileri, ordu mensubu geniş bir Tudeh taraftarı Şah’a karşı mücadelede
yer aldı.
Mecra
60 yıl sonra gelen itiraf: TPAJAX

Ayetullah Humeynî.
Humeynî liderliğindeki devrim sonrası
muhalefetin tasfiyesine
destek veren parti, Peykar ve Fedailer
gibi solcu grupların tasfiyesini “rakiplerin ortadan kalkması”
olarak okumaktaydı. Diğer devrimci grupların tasfiyesinde başat güç haline gelen
, ihbarlarda bulunan Tudeh yeni rejimin son hedefi
olmuştur.
Mecra
Bir devrim hikâyesi
1983’te yasa dışı ilan edilen Tudeh’in
hapse atılan ve öldürülen
birçok üyesi arasında deniz kuvvetleri komutanı ve çeşitli üst düzey askerî kumandanlar
bulunuyordu. Siyasî tutukluların yargılanmaları ve idamları 1988’e kadar devam etmiştir. Bu yıllardan sonra Tudeh ve diğer solcu gruplar
İran’daki varlığını yitirmiştir. Yurtdışına kaçabilen bir Tudeh’li mülteci yazdığı kitapta “Humeynî bize yeryüzünde cenneti vaat etti.”
cümlesiyle solcu örgütler için devrim neticesindeki travmayı
ifade etmiştir.
Mecra
Bir devrim hikâyesi

Haşimi Rafsancani ve Humeyni.
Yıllar sonra Hemşehri gazetesine röportaj veren
Haşimi Rafsancani
“Bu tür tedbirler almasaydık iyiydi. Tudeh Partisi’ni denetim altında tuttuk ama suçladığımız darbe planlamalarına dair hiçbir delil bulamadım
.” ifadelerini kullanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.