İslâmî Kahire rehberi - 2

Muhammed İkbal Çakmak
16:00, 19/05/2025, Pazartesi
CategoryMecra
Mecra
İslâmî Kahire rehberi - 2
İslâmî Kahire'den manzaralar.

Bir önceki yazımızda “İslâmî Kahire” bölgesinin ilk kısmını incelemiştik. İkinci kısım Kahire Kalesi (ve kale içerisinde yer alan en-Nasır Muhammed Camii ve Mehmed Ali Camii) ile başlayacak, Sultan Hasan ve Rıfai Camiileri ile devam edecek ve Tolunoğlu Camii ile nihayete erecek.

1- Salahaddîn’in Nişanesi: Kahire Kalesi



  • “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Biz sana apaçık bir fetih verdik. Ta ki Allah, senin günahından, geçmiş ve gelecek olanı bağışlasın (bütün tasalarını gidersin) ve sana olan nimetini tamamlasın ve seni doğru yola iletsin.” (Fetih Suresi, 1-3)




Şehri fetheden
Salahaddîn
’in ilk işi, dışarıdan gelecek muhtemel saldırılara karşı koyacak ve devletin yönetim merkezi olarak kullanılacak, korunaklı bir kale inşa ettirmek oldu. İnşa edilen bu kale, yedi yüz yıldan uzun bir süre
Mısır hükümdarlarının ikametgahı
olmuştur.
Kale (el-Kal’a), Kahire’nin belki de kale inşa edilebilecek yegane tepesi olan
“Mukattam”
tepesi üzerine inşa edilmiş.
Kaleye
“Bâbül Cebel”
kapısından giriş yaparak yukarıya doğru yürüdüğümüzde bizi kaledeki tek
Memlük eseri
olan
En-Nâsır Muhammed Camii
karşılar.

2- Kalede Memlüklerden Geriye Kalan: En-Nâsır Muhammed Camii

Bir önceki yazımızda kendisinden bahsettiğimiz, Memlük sultanları arasında tahtta en uzun süre kalması ve yaptığı imar faaliyetleriyle bilinen
Sultan en-Nasır Muhammed
, Beynül Kasrin’de olduğu kadar kalede de bir çok eser yaptırmıştır. Ancak kalede bulunan bu Memlük eserlerinden
günümüze yalnızca en-Nâsır Muhammed Camii
kalmıştır.


Osmanlı valisi
Mehmed Ali Paşa
iktidara geldiğinde en büyük tehdit, Mısır’ın eski hükümdarları ve hala hatrı sayılır güçleri bulunan Memlüklerden gelmişti.
  • Mehmed Ali Paşa, 1811 yılında kalede 500 ileri gelen Memlükün katlini emretti. Bununla birlikte kaledeki tüm Memlük yapılarının da yıkılması talimatını verdi. Bu cami ise ahır olarak kullanılmaya ayrılmasından dolayı bugüne ulaşabilmiştir.
Mehmed Ali Paşa Camii’nin hemen ardında yer alan bu yapı,
1318-1335
yıllarında herkesin namaz kılmak için bir araya geldiği bir cami olarak yapılmıştı. Caminin revaklı avlusunda yer alan sütunların birçoğu eski
Mısır, Roma
ve
Bizans
dönemlerine ait yapılardan alınmış buna rağmen şaşkınlık yaratacak şekilde güzel bir uyum elde edilmiştir.

Caminin minaresi de gerçekten görülmeye değerdir.
İran üslubu
seramiklerle kaplı,
soğan biçimli tepelikleri
bulunan, eşsiz güzellikteki minaresi göz kamaştırır.

Osmanlı Devletine Kök Söktüren Vali: Kavalalı Mehmed Ali Paşa

Yunanistan’ın Kavala kentinde doğmuş bir Osmanlı vatandaşı, gün gelecek Osmanlı’nın en önemli eyaletlerinden biri olan
Mısır
’ın başına geçecek ve devletine kafa tutacak güce ulaşacaktı. Bu
Kavalalı Mehmed Ali Paşa
’dan başkası değildi.
1798
senesinde
Napolyon
kumandasındaki
Fransız
kuvvetleri
Mısır
’ı işgal etti.
Mehmed Ali
, işgale karşı hazırlanan kuvvetler arasında Kavala’dan yola çıkarılan
300 asker
içinde yer alıyordu. 8 Mart 1801 tarihinde Mısır’a ayak bastı.
Aynı yıl Fransız kuvvetleri karşısında elde ettiği başarılardan dolayı
Mısır Valisi Mehmed Hüsrev Paşa
tarafından binbaşılığa yükseltildi ve kısa sürede Mısır’daki Osmanlı kuvvetlerinin esasını teşkil eden
Arnavut birlikleri
nin
ikinci kumandanı
oldu.
Fransız işgalinin ardından anarşi ve kaos ortamı içerisine düşen Mısır’da
Osmanlılar
ve
Memlükler
kontrolü ele geçirmek için mücadele veriyorlardı. Osmanlı ve Memlük kuvvetlerinin her bitinin kendi arasında anlaşmazlıkları devam ediyordu. Tüm bu karışıklık ortamından ve anlaşmazlıklardan istifade edip
tarafları birbirine düşüren Mehmed Ali
, karşısına çıkan herkesi bertaraf ettikten sonra
ulemâ, eşraf
ve
Mısır halkı
nın desteğini de elde edip
Bâbıâli
tarafından
valiliğe
getirildi.
(1805)



Bu tarihten sonra uzun vadeli
idari
ve
iktisadi reformlar
a imza atan Mehmed Ali Paşa bir yandan da
batılı tarzda
orduyu yeniden dizayn ediyordu. Bu konuda ne kadar başarılı olduğu ileriki yıllarda ortaya çıkacaktı.

Elde ettiği güçle birlikte daha fazla bölgenin hakimiyetini isteyen Mehmed Ali Paşa ile merkezi hükümet arasında anlaşmazlık çıkması kaçınılmaz bir noktaya gelmiş; Mısır’dan yola çıkan kuvvetler, karşısına çıkan Osmanlı ordularını bir bir yenerek başkente kadar yaklaşmıştır.

İngiltere, Fransa ve Rusya
’nın arabuluculuğu neticesinde Mehmed Ali Paşa büyük ayrıcalıklar alarak sulhu kabul etmiştir. Elde etmiş olduğu en büyük ayrıcalık da şüphesiz
Mısır’ın yönetiminin Mehmed Ali Paşa soyundan gelenlere bırakılması
olmuştur.
Mısır’da
Cemal Abdü’n-Nasır
ve
Hür Subaylar
’ın
1952
yılında yaptığı
darbe
ye kadar
144 yıl
, Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın soyundan gelenler yönetimde kalmıştır.

3- Güç ve İktidarın İzleri: Mehmed Ali Camii

Mısır’daki diğer eserlere nispetle daha yakın bir tarihte,
19. yüzyıl
ın ortalarında,
modern Mısır
’ın kurucusu olarak kabul edilen Mehmed Ali Paşa tarafından
Osmanlı mimari üslubuna uygun
olarak yaptırılmıştır.

Mehmed Ali Paşa’nın bu heybetli camisi, Osmanlı başkentinin ihtişamlı camilerinin bir örneği olarak yapılmıştır. Ortadaki büyük kubbesi ve iki zarif minaresiyle klasik Osmanlı mimari üslubunda hazırlanan cami Mukattam tepesinin zirvesinde boy göstermektedir.

Mehmed Ali Camii’nin ardında kalan
kale burçları
ndan, Kahire’nin
minare
ve
kubbeleri
nin
muhteşem görüntüleri
nin muhakkak seyredilmesi lazım gelir. Şehrin en güzel görüldüğü yerlerden birisi burasıdır diyebilirim.

4- Sultan Hasan Camii

Kalenin
Bâbü’l Azab
kapısının hemen karşısında yer alan bu cami, başkentin en ilgi çekici camilerinden birisidir.

Kahire’deki erken Memlük mimarisinin örneklerinden olan cami devasa boyutlarda inşa edilmiştir. Caminin
uzunluğu
150 metre
duvarlarının
yüksekliği 36 metre
en yüksek
minaresi ise 68 metre
dir. Külliye ve cami inşaatı
1356
senesinde
Memlük Sultanı Hasan b. Muhammed b. Kalavun
tarafından başlatılmıştır.
Bu durum halihazırda açgözlülüğü ile nam salmış olan
Sultan en-Nasır Hasan
’a duyulan tepkiyi de artırmıştır.
Yapım çalışmaları
1356
yılında başlatılmış ve 5 yıl sonra
1361 yılında minarelerden birisi çökerek yüzlerce kişi ölmüştür.
Meydana gelen bu olay kötüye yorulmuştur. Ardından Sultanın çöküşü de gecikmemiş,
1361
yılının sonlarına doğru
Sultan Hasan
öldürülmüştür.

Caminin içerisine girer girmez etkilenmemek mümkün değil. Geniş iç avlunun ortasında oldukça ilgi çekici bir şadırvan kondurulmuş ve her ayrıntısı sizi biraz daha içine çekiyor.

Bir şadırvan ne kadar ince, estetik ve ayrıntılı inşa edilebilirse bu şadırvan da öyle inşa edilmiş. Sadece şadırvandaki ayrıntıları seyretmek dahi insanın saatlerini alabilir. Bir kez daha Memlük mimarisinin ne kadar güzel eserler ortaya çıkardığını görmüş oluyor ve caminin mihrabı ve minberine doğru ilerliyoruz.


Mermer tezyinat
ın sık olarak kullanılmış bulunduğu külliyenin
renkli taş süslemeli mihrabı
ve
minber
i mermerden olup İslâm âleminin olduğu kadar
Memlük sanatı
nın da en güzel örnekleri arasında yer almaktadır.

5- Son İran Şahı ve Son Mısır Kralının Kader Ortaklığı Yaptığı Mekan: Er-Rıfâi Camii

Sultan Hasan Camisi’nden daracık bir yaya yoluyla ayrılan
Er-Rıfâi Camii
,
Sultan Hasan Camii
'ne
ölçüleriyle
ve
mimarisiyle
oldukça
benzemektedir
. Bu benzerlik Rıfâi Camii’nin yanı başındaki komşusuyla aynı dönemde yapıldığını akla getirse de, iki cami arasında yaklaşık
450 yıl
bulunmaktadır.
1819
yılında yapımına başlanılan caminin yapım süreci yüz yıla yakın sürmüş ve
1912
yılında tamamlanmıştır.
Camiyi yaptıran
Sultan Huşyar
, Kavalalı İbrahim Paşa’nın torunu Hidiv İsmail Paşa’nın annesiydi. Camiyi de
ailesi için türbe
olarak kullanılması için yaptırmıştı.
Camide
Memlük üslubunun taklit
edilmiş olduğu hemen göze çarpar. Buna rağmen içerisine girdiğinizde geniş salonlar sizi tarihin derinliklerine götürür.
İç mekanda arlarında
Hidiv İsmail Paşa
ile Mısır’ın son kralı
Faruk
gibi hükümdar ailesinin mensuplarının kabirleri bulunmaktadır. Aynı zamanda,
İran’da 1979
yılında gerçekleştirilen
İslâm devrimi
nden kaçıp Mısır’a sığınan son
İran şahı Rıza Pehlevi
de ölümünün ardından buraya gömülmüştür.
Rıfâi Camii
,
iki devrik liderin kader birliği yaptığı yer
olarak da karşımıza çıkmaktadır.

6- Tolunoğlu Camii

Abbasiler
döneminde Mısır’a vali olarak tayin edilen, sonrasında halifenin eyaletler üzerinde nüfusu azaldığında
Mısır’daki ilk Türk devletini kuran
Ahmed b. Tolun,
bugün Kahire’de
orijinal halini korumayı başaran en eski cami olan Tolunoğlu Camii
’ni yaptırmıştır.
Kahire’nin yanıbaşında,
Fustat
’ın kuzeydoğusunda yeni kurulan ve
Katâi
adı verilen merkezde
“Cebelyeşkür”
adlı tepe üzerinde bir
ulucami şeklinde
yaptırılan yapı günümüzde Mısır’da esas biçimini koruyan en eski camidir.
Buhara
asıllı bir Türk olan Ahmed’in babası
Abbasi Halifesi Me’mun
zamanında 816 yıllarında başkent Bağdat’a gelmiş ve kısa süre içinde halifenin sarayında ve kumandanlar arasında itibarlı bir mevkiye sahip olmuştur.
835
yılı sonlarına doğru Bağdat’ta doğan Ahmed, ertesi yıl
Sâmarrâ
’nın kurulması üzerine babasıyla birlikte oraya gitmiş ve çocukluk yıllarını bu şehirde geçirmiştir.

Çocukluk yıllarını geçirdiği Samarra’nın şehir planlamasından ve mimari üslubundan ne kadar etkilendiği ise kurdurduğu şehir ve yaptırdığı cami görüldüğünde daha net anlaşılacaktır.

Öyle ki;
tamamen tuğla ile inşa edilmiş
olan
İbn Tolun Camii
, mimarisi ve tezyinatının büyük bir kısmı ile
Abbâsî geleneği
ni ve özellikle
Samarra üslûbu
nu devam ettirir.
“Cuma Camisi”
de denilen Tolunoğlu Camii’nin avlusu, haftanın bu en önemli gününde namaz için
civarın bütün cemaatini alabilecek kadar büyük
tür.
Avlunun tam ortasında bulunan yapı caminin çeşmesidir. Çeşmenin ilk kubbesi
968
senesinde çökmüş,
şimdiki kubbe ise 13. yüzyıl
da yapılmıştır.


Caminin geniş avlusunu çevreleyen revaklar ibadet edenlere gölgelik alanlar yaratır.


Devrinin hükümdarları arasında seçkin ve saygın bir yeri olan
Ahmed b. Tolun
,
15 yıllık iktidarında Mısır’a, tarihinin en parlak zamanlarından birini yaşatmıştır.
Âdil,
cömert
ve
çok cesur
olan hükümdar, mütevazi olmasına rağmen bilhassa emirlerine aykırı hareket edenlere ve devlet otoritesini zayıflatmak isteyenlere karşı sert davranmıştır. Ülke halkı arasında
ırk, din
ve
mezhep farkı gözetmeden
herkese eşit muamele etmiştir. Zamanı
r
efah, imar, ilim
ve
irfan devri
olmuştur.
Müslüman bir Türk devleti tarafından Kahire’nin önemli noktalarından birine inşa edilen bu güzel camii,
bin yıldan uzun süredir
ayaktadır. Tolunoğlu Ahmed’e rahmetle.


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026