İslâm tarihinin ilk kadın denizcisi: Seyyide Hurra

Halil Kaya
12:00, 30/06/2025, Pazartesi
CategoryMecra
Mecra
İslâm tarihinin ilk kadın denizcisi: Seyyide Hurra
Emrindeki gemilerle batı Akdeniz'de Avrupalılarla mücadele eden Seyyide Hurra, Fas tarihindeki en önemli figürlerden biridir.

Kaynaklarında ismi Seyyide Hurra yahut Sitt el-Hurra olarak geçen ilk Müslüman kadın denizci Hurra'nın isminin manası Hür Kadın'dır. 15’inci yüzyıl Fas coğrafyasında yaşam süren Seyyide Hurra'nın çok iyi bir eğitim aldığı ve annesinden öğrendiği İspanyolcanın yanında Portekizce de konuşabildiği bilinmektedir. 1510 senesinde Tetvan (Tetouan) hâkimi Muhammed El-Mandari ile evlenen Hurra, 1518'de eşinin ölümüyle tüm otoriteyi eline alarak kısa zamanda korsanlıkta önemli başarılar kazanarak dikkatleri üzerine çekmiştir. Seyyide Hurra ile ilgili tarihe geçen önemli ayrıntılardan biri Barbaros Hayreddin Paşa ile yaptığı ittifaktır.1542'de kardeşi ve üvey evladı tarafından düzenlenen bir komplo ile otoritesini kaybeden Seyyide Hurra, 1561 yılında vefat etmiştir. Şafşavan'da bulunan Reysuniye Zaviyesi'ne defnedilen Sayyida al-Hurra, Fas ve İslâm tarihinde hak ettiği ilgiye mazhar olamamıştır.

Kaynaklarda net olmamakla beraber isminin Fatıma yahut Aişe olduğu bilinen
Seyyide
yahut
Sitt Hurra,
1493'te Fas'ın Şafşavan (Chefchaouen) şehrinde doğmuştur. Bu şehir ise Seyyide Hurra'nın babası Ali bin Musa bin Raşid (bazı kaynaklarda Ali bin Raşid Alami) tarafından 1471'de kurulmuştur.
Ali bin Musa bin Raşid, reconquista
yani
yeniden fetih
olarak bilinen
, İber Yarımadası’nın
Katoliklerce yeniden kontrolüyle sonlanan dönemde,
Gırnata'nın
düşüş tarihi olan 1492'den evvel
Mağrib topraklarına geçen Endülüslülerdendi.
Seyyide Hurra'nın annesi ise bugünkü İspanya'nın
güney kısmında bulunan
Cádiz şehrinden Caterina Fernandez adında bir Katolik’ti.
Ali bin Musa bin Raşid ile evlendik ve ihtida ettikten sonra
Zehra
ismini alsa da eski ismini de muhafaza etmiş ve Zehra Fernandez şeklinde kayıtlara geçmiştir. Yine aynı şekilde
Zehra Fernandez
'in kardeşi de mühtedi bir
İspanyol
’du.
İşte Seyyide Hurra böyle bir ailede ve Gırnata'nın düşüşünden bir sene sonra dünyaya gelmiştir. İsminin ne olduğu tam olarak net olmasa da Arap ve Hristiyan kaynaklarında hep Seyyide Hurra yahut Sitt el-Hurra olarak yer almıştır. Farklı varyasyonlarıyla bu isim tek bir manaya gelmektedir:
Hür Kadın.
Çocukluğuna ve ilk gençlik yıllarına ait pek fazla bilgi bulunmayan
Seyyide Hurra'nın çok iyi bir eğitim aldığı ve annesinden öğrendiği İspanyolcanın
yanında
Portekizce de konuşabildiği bilinmektedir.

15’inci yüzyıl Fas coğrafyasının daha iyi anlaşılabilmesi için bir takım arka plan bilgilerini vermek elzemdir. Öyle ki bu zaman dilimi,
Merini Hanedanı
'nın (1196-1465) gücünü yitirip tarih sahnesinden silindiği ve iktidarın, yıllarca Merinilere vezir olarak hizmet eden
Vattâsîlere
(1471-1554) geçtiği döneme tekabül etmektedir.
Gelgelelim merkezi otoritenin Vattâsîlerce tam olarak tesis edildiğini söyleyebilmek oldukça güçtür. Zira Fas'ın tarihine bakıldığında her dönem rastlanabilecek isyanlar (genelde Berberi kabileler), zaman zaman bazı hanedanlara son verecek boyutta olmuştur. Nitekim güneyden dalga dalga gelen Sa'dî şerifler (1511-1659), Vattâsîlerden sonra merkezi otoriteyi tesis etmişlerdir. Dolayısıyla 15’inci yüzyılın sonları,
Fas için bir otorite boşluğunun bulunduğu
ve bu boşluk durumunda bilhassa
Atlas Okyanusu ve Akdeniz kıyıları
ndaki bazı şehirlerin birer
şehir-devlet gibi
hareket ettikleri bir dönemdir.
Yine aynı dönemde Fas,
doğuda bulunan
Osmanlılar ile
İber Yarımadası’nda bulunan
İspanyollar ve Portekizlilerin ilerleyişleri karşısında sıkışmış bir durumdadır. Fas'ın Akdeniz kıyısındaki şehirlerinin ekseriyeti İspanyollarca ve Portekizlilerce işgal edilmiştir.
Seyyide Hurra, Vattâsî iktidarına rast gelen dönemde mevzu bahis otorite boşluğunda, Fas'ın Akdeniz'e doğru kuzeyinde bulunan şehri
Şafşavan
'da doğmuş ve yetişmiştir.
Seyyide Hurra, 1510 senesinde Tetvan (Tetouan) hakimi Muhammed El-Mandari ile evlendi ve bu iki şehir-devlet, İspanyol-Portekiz saldırılarına karşı olan cephelerini birleştirdiler.
Birçoklarına göre mutlak surette yönetimi ele alacağı tarihe, yani eşinin öldüğü 1518 senesine kadar da
Al-Hurra tüm birikimini yönetime yansıtmıştır.
1518'de eşinin ölümü üzerine tüm otoriteyi eline alan Seyyide Hurra, Batı Akdeniz'in kontrolü için ziyadesiyle mühim olan
Tetvan
şehrinin jeopolitik konumunu ve köklü tersanesini iyi kullanıp, kısa zamanda korsanlıkta önemli başarılar kazanarak dikkatleri üzerine çekti.

  • Bunun yanında söz konusu dönemde Müslüman korsanlar için en önemli kaynaklardan birini teşkil eden ''fidye'' gelirleri sayesinde şehri kısa sürede kalkındırdı. Öyle ki Tetvan, döneminde Fas'ın en zengin şehirleri arasında anılmıştır.
Şayet bahsedilen yıllarda
Sebte ve Cebelitarık
'ın
Portekizliler
hâkimiyetinde olduğunu göz önünde bulundurursak, bu başarıların ehemmiyeti şüphesiz daha iyi anlaşılacaktır.
Bir diğer ilgi çekici husus ise
Seyyide Hurra
ile
Barbaros
'un ittifakı hadisesidir. Bazı kaynaklarda Barbaros ile kastedilen Oruç Reis olmakla beraber, Oruç Reis'in 1518'de şehit olması bu ittifakın
Barbaros Hayreddin Paşa
ile yapılmış olması ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Zira Seyyide Hurra mutlak iktidarı ancak eşinin ölümü üzerine elde etmiştir. Bu hususta
Muhammed el-Mandari
'nin ölüm tarihinin net olmayışı, bazı kaynaklarda 1515 ve bazılarında 1518 şeklinde zikredilişi de bu hususun netliğe kavuşmasına mani teşkil etmektedir.

Yine bazı kaynaklarda Seyyide’nin, Barbaros'a Endülüslü Müslümanlara yardımlarından ötürü hayranlık duyduğundan ve Barbaros’a bu ittifak nedeniyle Tetvanlı Barbaros denildiği belirtilmektedir.


Daha evvel ifade edildiği üzere Seyyide Hurra'nın liderliğindeki Tetvan deniz gücü, Batı Akdeniz’de Portekiz ve İspanyol donanmalarına karşı amansız mücadeleler vermiştir. Bu mücadeleyi veren korsanlara bir kadının liderlik etmesi o dönemde epey yankı uyandırmışır.

Kendisinden bazı İspanyol kaynaklarında La Honesta
yani
"Dürüst" şeklinde de bahsedilmiştir.
Dönem dönem bu iki
İber devletiyle antlaşmalar imzalayarak Tetvan'ın ticari gelirlerini artırmıştır.
Batı Akdeniz üzerinde mücadele edebilecek güce sahip olması dolayısıyla Barbaros'un ilgisini çeken
Seyyide Hurra ile Barbaros
arasındaki ittifakın boyutu hakkında maalesef pek bir veri bulunmamaktadır. Fakat Seyyide’nin Batılı güçlerle mücadelesi, Barbaros'un ve dolayısıyla Türk denizcilerinin Orta ve Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerini kolaylaştırmıştır.
  • Seyyide Hurra, 1541’de Vattâsî Hanedanı'ndan Fas Sultanı Mûlây Ahmed el-Vattâsî ile evlendi. Bu evliliğin tamamen politik mahiyette gerçekleştiği düşünülmektedir. Zira evlilik sayesinde, Tetvan hâkimi olması dolayısıyla merkezi otoriteye tabi olmayan Seyyide Hurra,
    “hanım sultan”
    konumuna yükseldi.
Vattâsîler açısından ise siyasi birliği sağlama adına önemli bir basamak aşılmışken, Tetvan donanması ve dolayısıyla ekonomisi de ülkeye can suyu oldu. Bunun yanında bu evliliğin sebebi, Tetvan için
İspanyol ve Portekizlilere karşı ve Vattâsîler
için de güneyden tehlikeli şekilde ilerleyen Sa'dîlere karşı bir destek arayışı şeklinde ifade edilebilir.
Bu evlilikle ilgili en çok göze çarpan ise Fas hanedanlarının asırlardır süregelen geleneklerine aykırı olarak, izdivacın başkent
Fes
şehri yerine,
Seyyide Hurra
'nın ısrarı üzerine
Tetvan
'da gerçekleştirilmiş olmasıdır. Şüphesiz bu durum o dönem için
Vattâsîler
açısından ciddi bir taviz,
Tetvanlılar
için ise büyük bir onurdur. Yine bu hadise, Seyyide Hurra'nın Tetvan yönetiminden el çekmeyeceğinin açık bir ifadesidir. Nitekim Seyyide, evlendikten sonra da Tetvan'da yaşamaya devam etmiştir.
Gel gelelim bir sene sonra, 1542'de Seyyide Hurra, kardeşi ve üvey evladı tarafından düzenlenen bir komplo ile otoritesini kaybetti ve tüm siyasi haklarından feragat etmek durumunda kaldı. Ölümüyle ilgili net bir tarih olmayıp farklı rivayetler mevcuttur.
En kuvvetli rivayet, Şafşavan'a döndükten sonra 1561 senesinde öldüğü şeklindedir.
Kabri bugün daha ziyade kadınlarca ziyaret edilen
Hurra, İslâm tarihine “ilk kadın denizci” olarak geçmiştir
ve hakkında daha ayrıntılı araştırmalar yapılmasını beklemektedir.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026