Hafız Sabri Koçi
, 1921 yılında Arnavutluk’un Librazhd şehrinin Orenje köyünde dünyaya geldi. Fakir bir ailenin çocuğuydu. O dönemde birçok insan gibi babası yurt dışında çalışmaya gitmişti. Henüz bir yaşını doldurmadan babası hayatını kaybetti. Annesi Zeyneb Hanım, yetimiyle beraber bir başına kaldı ve imkânsızlıklar içinde çocuğunu büyüttü. Çocukluk yıllarını memleketinde geçiren Hafız Sabri Koçi, dönemin İşkodra valisinin dikkatini çekti ve eğitim için İşkodra’ya gitti.İşkodra o dönemde Arnavutluk’un en önemli ilim merkezlerinden birisiydi. Ülkedeki âlimlerin birçoğu bu şehirdeki medreselerde yetişiyordu. Hafız Sabri Koçi henüz on yaşındaydı. Annesi Zeyneb Hanım, çocuğunun iyi bir eğitim alabilmesi için memleketini bırakıp başka bir şehre taşınmayı kabul etti. Bu adımları atarken oğlunun ileride Arnavut Müslümanlar için bir efsane haline geleceğini tahmin edemezdi belki de.

İşkodra, tabii güzelliklerinin yanı sıra dönemin ilmî hayatı için de müstesna bir şehirdi. Hafız Muhammed Kastrati, Hafız Muhammed Bekteshi, Hafız Sabri Bushati, Şeyh Kazım Hoca, Hafız İbrahim Kaduku ve Hafız Şaban Domnori gibi dönemin önemli âlimlerinden kıraat, hadis, tefsir, fıkıh ve felsefe dersleri aldı.
Bu süreçte hafızlığı
nı da tamamladı. 1951 yılında hocası Muhammed Bekteshi kendisine icazetini takdim etti. Talebeliği boyunca sadece ilim tahsilinde bulunmadı, aynı zamanda tesisat işleri yaparak ailesinin geçimine katkıda bulundu ve çeşitli camilerde müezzinlik yaptı. Kuşkusuz eğitiminin yanında yaptığı bu işler hayatı tanıması ve insanlarla iletişimi hususunda ona çok şey kattı.İmamlık süreci
Hafız Sabri Koçi, 17 yaşında göreve başladı. İnsanların dinden uzaklaştırıldığı bir dönemde imamlık yaparak İslâm’ı anlatmak onu çok heyecanlandırıyordu.
Bilhassa gençlerle ilgilendiği için camide hem vakit namazlarında hem de vaazlarında yoğun bir kalabalık oluyordu.
Görevine bağlılığı, cemaatle iyi ilişki kurması, davet çalışmalarının etkisi devlet tarafından fark edildiği için sürekli sürgün edildi. Drisht Camii’de başlayan görevi sırasıyla Çukurçeşme Camii, Beyaz Camii, Paçram Camii, Dudas Camii, Rus Camii ve Kruja Camii’
de devam etti. 
Sabri Koçi Kavaja'da ders veriyor. Sağında Ali Korça bulunuyor. Bu görevlerden sonra, 1955 yılında başkent Tiran’da bulunan Arnavutluk Müslüman Topluluğu’nun vaizi
olarak atandı. Bu atama her ne kadar ödül gibi görünse bile aslında çok etkili olan, sürgünden sürgüne gönderilen Hafız Sabri Koçi’nin yakından takip ve kontrol edilmesini hedefliyordu. Tiran’da diğer küçük şehirlerdeki gibi Müslümanları organize edemeyeceği düşünülüyordu. Fakat düşünülen gibi olmadı ve buradaki vaizlik sürecinde de birçok insanın gönlüne girmeyi başardı. Planlarının bozulduğunu fark eden devlet yetkilileri, tekrardan küçük bir şehir olan Kajava’ya bir camiye atandı. Gönderilirken devletin aleyhine çalışmaması ve itaatkâr olması tavsiye edildi. Zaten bu görevden kısa bir süre sonra tutuklanacaktı. 
Mecra
İlk ateist devleti kuran diktatör: Enver Halil Hoca

22 Ekim 1944'te Arnavutluk idaresini, devrimle ele alan solcu-komünist Enver Hoca yönetimi, ateist bir devlet hayaliyle, kelimenin tam anlamıyla tüm dinî inançlara savaş açtı. 40 yıl boyunca komünist bir rejimle yönettiği Arnavutluk'ta din adamları hapsedildi, cami ve kiliseler ya kapatıldı ya yerle bir edildi. Tutukluluk ve hapis günleri
Görevi boyunca çeşitli baskılara ve yaptırımlara maruz kalsa da inancını anlatmaktan vazgeçmedi. Bunun tabii ki bir bedeli olacaktı. Zira hakkı ve sabrı tavsiye eden âlimler bu bedeli tarih boyunca ödemiştir.
6 Haziran 1966 günü Cuma namazında Hafız Sabri Koçi başta olmak üzere birçok âlim tutuklandı. Tutuklamaların Cuma namazında yapılması kuşkusuz cemaate yönelik bir tehdit mesajıydı. Zaten bu tutuklamalar sonucu birçok cami kapatıldı, halk sineye çekildi ve çalışmalar baltalandı.
Hafız Sabri Koçi, vatana ihanet
suçlamasıyla yargılandı. Toplamda 22 yıl hapis cezasına çaptırıldı. Mal varlığına el koyuldu.
Bu süreç sadece kendisini değil, ailesini de oldukça olumsuz etkiledi. Altı çocukla bir başına kalan eşi Naime Hanım, sabır ve tevekkülle bu imtihana katlandı. Çoğu zaman eşiyle görüşmesine dahi izin verilmedi. Aynı şekilde Hafız Sabri Koçi de hapis günlerini bu şekilde geçirdi. Hapis arkadaşları onun mütevekkil tavrı karşısında şaşırıyordu. İmtihanın Rabbi tarafından gönderildiğinin farkında olduğu için halinden şikâyet etmeyi aklının ucundan geçirmedi.
Arnavutluk’ta mahkûmlar sadece cezalarını çekmiyor, aynı zamanda çeşitli ağır işlerde çalıştırılıyordu. Hafız Sabri Koçi, çalışması için en zor şartlara sahip olan Spaç Kampı'na gönderildi.
Hapis hayatı boyunca tesisat işiyle ilgilendi. Zira çocukluğundan beri bu işi yapıyordu ve artık usta olmuştu. Hapiste bile olsa davet çalışmalarından vazgeçmedi. Etrafına toplanan diğer mahkûmlara İslâm’ı anlattı ve güzel ahlakıyla örnek oldu. Öyle ki, Hristiyan ve Komünist mahkûmlar dahi ondan etkilendi. Sürekli gözetim altında tutuldukları için gizli gizli namazını kılmaya çalıştı. Bir parça ekmek ve suyla tam yirmi Ramazan geçirdi. Yirmi yılın ardından cezası bitince serbest bırakıldı.

Hafız Sabri Koçi Tiran'daki Namazgah Meydanı'nda bayram hutbesi okurken, 1993. Hapis sonrası
Politikaları kısmen yumuşasa bile, Komünist rejim devam ediyordu. Hafız Sabri Koçi, buna aldırmadan, tehlikeli olduğunu bilerek çalışmalarına kaldığı yerden devam etti. Hapisten çıktıktan dört yıl sonra Arnavutluk, onun öncülüğünde büyük bir olaya şahitlik etti:
İşkodra’da bulunan Kurşunlu Camii yıllardır kapalı haldeydi. 16 Kasım 1990’da camiyi açmak için 55.000 kişi harekete geçti. Hafız Sabri Koçi caminin açılışında yaptığı konuşmada “Sevgili kardeşlerim, bugün büyük bir sevinç içerisindeyiz. 23 sene sonra en büyük hazzı kalplerimizde ve ruhlarımızda hissediyoruz.” diyerek halkın inançlarından yıllarca nasıl mahrum bırakıldıklarını anlattı. Konuşmaların ardından Cuma namazı kılındı. Bu olay Arnavutluk’ta büyük bir kırılmanın eşiğiydi.

Kurşunlu Camii, baskıcı Enver Hoca yönetimin İşkodra şehrinde de uyguladığı dinî yapı soykırımından, tek başına, minaresini kaybederek ancak kurtulabilmiş; 1990 yılına kadar ibadete kapatılmış ve depo benzeri çeşitli işlevlerde kullanılmıştır. Kurşunlu Camii, Müslüman Arnavutluk Topluluğu'nun, uzun uğraşları sonucunda 1991 yılında binlerce kişinin katıldığı duygusal ve heyecanlı bir törenle yeniden ibadete açıldı. Tören cuma günü yapıldı ve ilk cuma namazını baş müftü kıldırdı. 
Kurşunlu Camii'nin yeniden ibadete açılırken. Hafız Sabri Koçi, kürsüden Müslümanlara sesleniyor. Kurşunlu Camii
’nin açılışının ardından Hafız Sabri Koçi, hız kesmeden Arnavutluk Müslüman Topluluğu’nun tekrardan kurulmasını
sağladı. Topluluk tüm şehirlerde merkezler açarak davet çalışmalarına ağırlık verdi. Halkın eğitilmesine yönelik programlar düzenlenirken aynı zamanda uzun vadede imamlar, müezzinler ve âlimler yetiştirilerek kadrolaşma faaliyeti sürdürüldü. yayın hayatına başladı. Çeşitli ilmi ve fikri eserler basılarak halkın okuması sağlandı. Tiran başta olmak üzere birçok şehirde medreseler açıldı. Kadınlara yönelik eğitim programları düzenlendi. Her alanda İslâmî çalışmalar organize edildi.

Hafız Sabri Koçi'nin Papa II. John Paul ile görüşmesinden bir kare. Arnavutluk, 1993. Bu çalışmaların yanı sıra Hafız Sabri Koçi dünyadaki Müslümanlarla iletişime geçerek Arnavutluk’taki İslâmî çalışmalar için hem istişare hem de destek imkânı buldu. Mısır’da yapılan 4. İslâm Ülkeleri Kongresi’ne katıldı. Suudi Arabistan’dan aldığı yardımlarla Arnavutluk’ta İslâm ilimlerinin önemli eserlerini içeren büyük kütüphaneler kurdu. Birçok ülkeye öğrenci göndererek Arnavutluk’taki Müslümanların yetişmesini sağladı. Görevi boyunca camilerin, medreselerin açılmasına ve binlerce öğrencinin yetişmesine vesile oldu.
18 Haziran 2004'te vefatına kadar durmadan çalıştı. Ardında birçok sadaka-i cariye bırakarak 83 yaşında vefat etti. Tiran’daki Ethem Bey Camii’de gerçekleşen cenaze törenine, her dinden ve milletten binlerce insan katıldı.
*
İleri Okuma İçin: Dini Bir Lider Olarak Hafız Sabri Koçi’nin Arnavutluk’un Dini ve Sosyal Yapısına Etkisi /
Arsida Velija
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.