Suudi Arabistan’da sancının kaynağı: Veliahtlık

Emir Maruf Şatır
10:00, 24/09/2025, Çarşamba
CategoryMecra
Diğer
Suudi Arabistan’da sancının kaynağı: Veliahtlık
Suudi Arabistan’da sancının kaynağı: Veliahtlık.

Suudi Arabistan veliahtı Prens Selman’ın krallığı elde etmesi için önünde iki farklı yol bulunuyor: Bunların ilki, yaşı epey ilerlemiş hasta babasının tahttan kendi lehine feragat etmesinden, diğeriyse babasının ölümünü beklemesinden geçiyor. Ancak iki yolda da krallığı garanti gözükmüyor. Zira kendisine biat etmesi gereken bir Sadakat Konseyi ve Yüksek Alimler Heyeti var. Ve her iki grupta da, prensin geçtiğimiz dört yılda yaptığı icraatlardan son derece rahatsız bir kitle mevcut.

Kâhir ekseriyetini çöllerin oluşturduğu, sınırları dâhilinde çıkan petrolle beraber eşi benzeri görülmemiş bir refaha kavuşan, "
şeriatla
" yönetilen ve son zamanlardaki taht kavgalarıyla sık sık gündeme gelen
Suudi Arabistan
Krallığı
1932 yılında kuruldu. Kurucusu ve ilk kralı, ömrü uzun yıllar hem Osmanlılara, hem de rakip olarak gördüğü kabilelere karşı savaşmakla geçen ve
Hicaz ile Necd bölgelerini
tek çatı altında toplayan
Kral Abdülaziz
bin Abdurrahman bin Faysal Âl-i Suud’
du.
Hüküm sürdüğü yılların büyük çoğunluğunu
Arabistan
topraklarının dört bir tarafına yayılmış olan ve kendi belirledikleri teamüllere göre yaşayan
bedevilerden
müteşekkil
kabilelerin
devlete sadakatlerini sağlamaya ve onları yerleşik bir hayata adapte etmeye adadı. Bunun için seleflerinin izlediği yolu takip edip dinin aslına rücu etmeyi hedefleyen radikal
Vehhabi akidesini
benimsedi ve yüzyıllardır dağınık hâlde kendi koydukları kurallarla yaşayan bedevileri
krallığına yönelik bir tehdit oluşturmamaları için
bu ideolojiyle eğitmeye gayret etti. Geniş çaplı bu faaliyete girerken
Vehhabi
akımının kurucusu
Muhammed bin Abdulvehhab
’ın mensup olduğu
Âl-i Şeyh
kabilesiyle ittifak kurdu. Alim-yönetici işbirliğine dayanan bu ittifak yeni devletin esas zeminini teşkil etti. Ayrıca iktidarına muhalefet etme potansiyeli olan güçlü kabilelerle evlilik vasıtasıyla akrabalık kurarak onları zapturapt altına almayı başardı.

  • Kral Abdülaziz Âl-i Suud 1933 yılında, krallığından önce veliahtı olan kardeşi Muhammed bin Abdurrahman’ı azledip yerine büyük oğlu Suud’u tayin etti ve böylece saltanatın kendi oğullarının tekelinde devam etmesinin önünü açtı. Krallığın kendi oğullarının içinde el değiştirmesini vasiyet eden kral, arkasında 22 evliliğinden 45 erkek ve birçok kız bıraktı. Kral Abdülaziz, 1953 yılında Taif’teyken geçirdiği kalp krizi sonucuyla öldüğünde, sağlığında kendine halef olarak belirlediği oğlu Suud tahta çıkarak yönetim sorunsuz bir şekilde bir sonraki nesle devredilmiş oldu.
Kral Suud
, tahta çıktığında babasının vasiyetine uyarak diğer kardeşlerinden yaşça büyük olan
Faysal’ı
veliahtlık makamına atadı.
Kral Suud,
1964 yılında kraliyet ailesi mensuplarının ortaklaşa aldıkları bir karar neticesinde sağlık sorunları gerekçe gösterilerek tahttan indirildi. Yerine baba bir kardeşi
Faysal bin Abdülaziz
tahta çıktı. Bazı çevreler tarafından saray içi bir darbe olarak da anılan bu hareketin,
Kral Suud
’un baba vasiyetini çiğneyerek tahtı kendi soyuna hasretmek amacıyla bazı faaliyetlere girişmesinden duyulan endişe ve korkunun bir ürünü olduğu söylendi. Ancak hâlâ kanatlanmış değil.
Modern Suudi Arabistan
’ın
Abdülaziz’den
sonraki ikinci kurucusu olarak nitelenen
Kral Faysal
, 1973’te
Yom Kippur Savaşı
’nda İsrail’e arka çıkan Batılı ülkelere karşı tatbik ettiği
petrol ambargosuyla
döneme damgasını vurdu.

Filistinlilere alenen destek vermesinin
ABD’nin
tepkisini çektiği
Kral Faysal bin Abdülaziz
, ambargonun kaldırılmasından kısa bir süre sonra
25 Mart 1975’te
kardeşinin oğlu
Faysal bin Musaid
tarafından kendi sarayında trajik bir şekilde öldürüldü. Yerine, babasının vasiyetine uygun olarak baba bir kardeşi
Veliaht Prens Halid bin Abdülaziz
tahta çıktı.
Suudi Arabistan’ın
dördüncü kralı olan
Halid bin Abdülaziz
, hanedanın
İbn-i Suud
’un oğullarında kalma geleneğini devam ettirerek veliahtlık makamına yaşça büyük olan kardeşi
Prens Fahd’ı
atadı.
Kral Halid’in
1982’de
ölmesinin ardından taht sorunsuz bir şekilde
Veliaht Prens Fahd bin Abdülaziz’e
intikal etti.
Kral Fahd
’ın iktidara gelmesiyle, hanedan içinde önemli bir grup güç kazanmış oldu.
"Sudeyrî Yedilisi"
ismiyle müsemma bu grup, kendisi de bir
Sudeyri
olan
k
urucu kral Abdülaziz
’in eşleri arasında en çok çocuğu dünyaya getiren ve
Arabistan Yarımadası’nın
en güçlü kabilelerinden
Sudeyrilere
mensup
Hassa Sudeyri’nin
erkek çocuklarından oluşuyordu. Bu nitelikleriyle hanedan içinde zaten çok güçlü olan
Sudeyriler
,
Fahd bin Abdülaziz’in
krallığıyla iktidarla tanışmış ve hanedan içinde bir adım daha öne çıkmış oldular.
Kral Fahd
, kardeşlerinin devam ettirdiği silsileyi bozmayarak veliahtlık makamına baba bir kardeşi
Prens
Abdullah bin Abdülaziz’i
getirdi.
  • Kral Fahd döneminde bu zamana kadar süregelen saltanatın İbn-i Suud’un çocuklarında kalma geleneği 1992 yılında "Temel Yasa" adıyla kanunlaştırıldı. Yasada "Suudi tahtının İbn-i Suud'un erkek çocuklarına ve onların erkek çocuklarına ait olduğu" belirtildi. Ayrıca Kral Fahd, isminin önüne "Mekke ve Medine’nin hizmetkârı’’ anlamına gelen "Hâdimü'l- Haremeyn" ünvanını ekleyerek İslâm âleminde itibarını arttırmayı hedefledi. Bundan sonraki kralların tamamı da bu unvanı taşımaya devam edecekti. Krallığının son on yılını felçli olarak idame ettiren Kral Fahd 2005 yılında öldü. Kral Fahd, 23 yıl ile tahtta en uzun süre kalmayı başaran Suudi kral oldu.
Veliaht Prens Abdullah bin Abdülaziz
mütevaffa kralın felçli geçen son on yılında krallığın iplerini fiilen elinde tutuyordu. Abisinin ölümüyle birlikte kral olarak yöneticiliği de resmiyet kazanmış oldu. Tahta çıktığında pek çok sağlık sorunuyla malul olan
Abdullah
, kendisinden boşalan veliahtlık koltuğuna abisinin koyduğu yasaya riayet ederek yaşça büyük kardeşi
Sultan bin Abdülaziz’i
getirdi
.
Abdullah’ın krallığı
aynı zamanda devlet teamülleri açısından bir dönüm noktasıydı.
İbn-i Suud
’un hayattaki oğullarının yaşları epey ilerlemiş durumdaydı ve bu da yönetimin üçüncü nesil prenslere, yani kurucu kralın torunlara geçme ihtimalini doğurmuştu. Bu sebeple
20 Ekim 2006’da
Kral Abdullah,
kurucu kral Abdülaziz el-Suud
’un hayatta olan
15 oğlu
ve babaları vefat eden
19 torunundan
müteşekkil bir komisyon ihdas etti.
"Biat Heyeti"
ya da
"Sadakat Konseyi"
olarak adlandırılan bu komisyon, sayısı binleri bulan prenslerin gelecek yıllarda taht kavgasına tutuşup ülkenin siyasi istikrarına halel getirmelerini engelleme ve tahtın hanedan içinde sorunsuz bir şekilde devredilmesi gayesine matuftu.
  • Kral Abdullah’ın 2007 yılında yürürlüğe koyduğu komisyon tüzüğü ile birlikte "krala veliaht atama yetkisi" veren maddede değişikliğe gidildi ve bu yetki kraldan alınarak komisyona havale edildi. Komisyon azaları ise Kral Abdullah’ın soyunu oluşturan 34 ayrı kolu temsilen 34 kişi ve bir başkandan oluşmaktaydı.
Veliahtın belirlenme süreci ise şu şekilde işliyor: Kral,
Biat Heyeti
’nden veliahtlık makamı için en fazla üç kişi önerebiliyor. Kralın belirlediği kişiler, heyetin onayını alamadıkları takdirde heyet, oy birliğiyle seçtiği bir kişiyi
veliaht
olarak atayabiliyor. Eğer
kral
, heyetin belirlediği kişiyi onaylamaz ise bu sefer hem kralın hem de heyetin belirlediği adayların iştirakiyle gizli bir oylama yapılıyor ve en çok oyu elde eden isim veliaht oluyor. Ayrıca
heyet üyeleri
en fazla
dört yıl
görev yapabiliyorlar, ancak kral veya veliahtın onayı ile vazife süreleri uzatılabiliyor.
Sadakat Komisyonu’
nun ilk başkanı,
2007 yılında
yayınlanan komisyon tüzüğü mucibince hayatta olan hanedan üyelerinin en büyüğü konumundaki
Miş’al bin Abdülaziz Âl-i Suud
oldu. Prens Miş’al göreve geldiği 2007’den öldüğü 2017’ye kadar kesintisiz bir şekilde komisyonun başkanlığını yürüttü.
2011 yılında Veliaht Prens Sultan bin Abdülaziz
öldüğünde yerine 1975’ten beri içişleri bakanlığı vazifesini yürüten ve
Hassa Sudeyri’nin
yedi oğlundan biri olan
Prens Nayif bin Abdülaziz Âl-i Suud
getirildi.
Prens Nayif
’in
Sadakat Konseyi
tarafından bu makama tayini hanedan içinde bazı prenslerin rahatsızlığına ve tepkisine yol açtı.
Çünkü Nayif bin Abdülaziz
’den daha büyük kardeşler vardı ve geleneklere göre onlardan birinin veliaht prens olması icap ediyordu. Gösterilen bu tepkilerin başında,
Suudi milyarder Velid bin Talal’
ın babası olan ve aile içinde reformcu kimliğiyle öne çıkan
Prens Talal bin Abdülaziz
’in, kendinden yaşça küçük kardeşi
Prens Nayif
’in veliaht olmasına tepki göstererek
Biat Heyeti
’ndeki görevinden istifa etmesi geliyordu.
Nayif bin Abdülaziz
, veliahtlık görevine atandıktan yaklaşık bir yıl sonra öldü ve yerine uzun yıllar
Riyad Valiliği
makamında bulunmuş, halihazırda savunma bakanlığı görevini ifa eden ve abisi
Nayif
gibi bir
Sudeyri
olan
Prens Selman bin Abdülaziz el-Suud
getirildi. 2014 yılına geldiğimizde
Kral Abdullah
, veliaht prensin hastalığı, ölümü ve vatana ihanet suçlamasıyla muhakeme edilmesi durumunda onun yetkilerini devralacak
"ikinci veliahtlık"
ve
"veliaht yardımcılığı"
adlarıyla anılan bir kurum oluşturduğunu ilan etti.

  • Yeni tesis edilen bu makâma İbn-i Suud’un en küçük oğlu olan Prens Mukrin bin Abdülaziz’in atanması aile içinde pek çok eleştiri ve tepkiyi de beraberinde getirdi. Prens Mukrin’in kral olması halinde ülkeyi yönetecek kapasitede görülmemesi, kardeşler içinde en küçüğü olması ve Yemenli bir cariye olan annesinin İbn-i Suud ile resmi bir evlilik yapmaması sebebiyle prensliğinin meşruluğu etrafında dönen tartışmalar, kendisine yöneltilen eleştirilerin temel noktalarını teşkil ediyordu.
Kral Abdullah
ayrıca ikinci veliahtlık/veliaht yardımcılığı görevine birini atayarak kendisinden sonra tahta çıkacak kardeşi
Selman’ın
veliahtını
da belirlemiş olduğundan bir nevi onu yetkilerini sınırlamış oluyordu.
2015 yılında
Kral Abdullah bin Abdülaziz el-Suud
’un 91 yaşında ölmesiyle krallık reformcu bir kimliğe sahip olan
Veliaht Prens Selman bin Abdülaziz’e
intikal etti.
Kral Abdullah
’ın ölümü ve
Selman’ın
yeni kral olması,
Sudeyrilerin
geri dönüşü manasına geliyordu. Hiç vakit kaybetmeden işe koyulan yeni kral tahta oturduğu gün, birinci veliahtlığa
Prens Mukrin bin Abdülaziz’i,
ondan boşalan ikinci veliahtlığa da
İçişleri Bakanı Muhammed bin Nayif bin Abdülaziz’i
getirdi. Daha önce emniyet genel müdürlüğü görevinde bulunan
Prens Muhammed
kendini,
11 Eylül 2001’dek
i "İkiz Kule Saldırıları"nı tertip eden
El-Kaide
örgütüne mensup Suudi vatandaşlarının ülkelerine dönmesiyle oluşan terör tehdidine karşı mücadeleye adadı ve ülkesindeki
El-Kaide
terörünün etkisini büyük ölçüde kırmayı başardı. Bu operasyonları yürütürken örgüt tarafından birçok defa tasfiye edilmek istendi.
2009’d
a
kendisini hedef alan bombalı bir suikast girişiminden son anda yaralı bir şekilde kurtuldu.
Ayrıca görev süresi boyunca hem ABD yönetimiyle, hem de
CIA
ile çok yakın temaslar kurdu. Babası
Prens Nayif
’in ölümüyle birlikte ülkenin en önemli bakanlıklarından biri olan içişleri bakanlığına getirildi ve hem ülke hem de aile içinde nüfuzunu iyice arttırdı.
Bu atamadan yaklaşık üç ay sonra
Veliaht Prens Mukrin bin Abdülaziz
"kendi isteği’’ üzerine vazifeden alındı ve
Muhammed bin Nayif
birinci veliahtlığa yükseltildi. Kralın kendi belirlediği veliaht prensi görevinden azlettiği alışıldık bir durum değildi.
Prens Mukrin
’in ve ardından
Kral Abdullah
’ın oğullarının da vazifelerinden uzaklaştırılması, yeni kralın abisinin izlediği yoldan gitmeyeceği ve hem içte hem de dışta yeni bir döneme girildiği şeklinde yorumlandı. İlerleyen aylarda kralın diğer ülkelerle kurduğu ilişkiler, ülkesinin petrole olan bağımlılığını azaltma amacı taşıyan
2030 Vizyonu
gibi yeni projeleri benimsemesi, yapılan yorumları haklı çıkardı.
Prens Mukrin
’in yerine gelen ve hanedanın üçüncü kuşağından olan
Prens Muhammed bin Nayif
'in veliahtlığı, o güne kadar sadece
İbn-i Suud
’un oğullarının bu makama getirildiği ülkesinde bir ilki teşkil etti. Muhammed bin
Nayif’in
veliahtlığa atanması, krallığın torunlara geçmesi yolunda atılan en ciddi adımdı.
56
yaşındaki prensin bu yükselişi, kariyerinin başarılarla dolu olması ve aile içindeki itibarı sayesinde neredeyse hiç tepki çekmedi.
  • Aynı gün yayınlanan kararla savunma bakanlığı görevini ifa eden kralın oğlu Muhammed bin Selman da ikinci veliahtlık görevine getirildi. Göreve geldiğinde henüz 31 yaşında olan bin Selman, hem ülkesinin, hem de dünyanın en genç savunma bakanı olma ünvanına sahipti. Daha önce babasının danışmanlığını yürüten ve devlet kademelerinde hiçbir üst düzey tecrübesi bulunmayan bu prens, göreve geldikten iki ay sonra, Yemen’de hükümeti deviren ve başkent San'a’yı işgal eden İran destekli Şii Husilere karşı "Kararlılık Fırtınası" adlı operasyonu başlattı ve kumanda etti. Ayrıca babasının kral olduğu gün yayınladığı kararla Bakanlar Kurulu Başkanı İkinci Yardımcılığı ve Kraliyet Divanı Başkanlığı’na atandı. Tüm bu atamaların kralın genç yaştaki oğlunu ülke yönetimine hazırlamak için yaptığı konuşuluyordu. Nitekim söylentiler vâki oldu…
Kararın, yeni seçilen
Amerika Başkanı Donald Trump
’ın ilk yurtdışı seyahati olarak
Suudi Arabistan’
a gelişinden bir ay sonra ilan edilmesi birçok kesimde soru işaretlerine sebep oldu. Yeni
ABD Başkanı Trump
’la iyi ilişkilere sahip
Muhammed bin Selman’
ın veliaht olması, bunun
ABD destekli saray içi bir darbe
olabileceğini akla getirdi. Karar,
Biat Heyeti’
ndeki 35 üyeden 31’inin geçer, üçünün karşıt oy vermesiyle alınmıştı. Gizli oylama şeklinde yapıldığı için, karşıt görüş bildirenlerin isimleri basına aksetmedi. Ayrıca
Miş’al bin Abdülaziz
, bundan yaklaşık bir ay önce öldüğü için oylama başkansız yapılmıştı.
Suudi hanedanına
yakın bazı çevreler tarafından
Reuters’e
verilen bir demeçte olayın,
Muhammed bin Nayif
’in uğradığı suikast neticesinde aldığı şarapnel yarasının acısı dindirmek için uyuşturucu kullandığı, bu bilgiye vâkıf
Muhammed bin Selman
’ın rakibi olan amcaoğlunu bu zaafından yararlanarak istifaya icbar etmesinden kaynaklandığı söylendi.
Kral Selman,
aynı günde
Suudi Arabistan
temel yasasının beşinci maddesinin ikinci fıkrasında değişikliğe gittiğini ilan etti.
  • "Yönetim, İbn-i Suud’un erkek çocuklarında ve onların erkek çocuklarında kalmalıdır. Aralarından en uygun olana Allah-u Teâlâ’nın kitabı ve Hazret-i Muhammed (s.a.v)’in üzerine biat edilir.’’ maddesine "Kurucu kralın oğullarından sonraki krallar ve veliahtlar kurucu kralın soyundan gelen tek bir koldan olamaz." eklemesi yapıldı. Bu maddeyle birlikte Muhammet bin Selman yahut İbn-i Suud’un torunlarından birinin, kral olduğu takdirde veliahtı, kendi kardeşi, oğlu ya da öz kardeşlerinin erkek evlatlarından seçmesi engellendi. Dolayısıyla krallığın, tek bir kol içinde tekelleşmesinin ve bundan neşet edebilecek problemlerin önüne geçilmiş oldu.

Muhammed bin Selman
veliaht olarak atanmasına rağmen yönetimdeki pek çok boşluk hâlâ doldurulmadı. Bunlardan en önemlisi,
Muhammed
bin Selman
veliaht olduktan sonra boşa çıkan
ikinci veliahtlık
yahut
veliaht yardımcılığı makamı
.
Kral Selman
, 2017’den beri faal olmayan bu vazifeye birini atamadı. 2018 yılında
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı
’nın
İstanbul’daki Suudi Konsolosluğu’nda
öldürülmesinden sonra Kral Selman’ın oğlu ve veliahtın kardeşi olan
Washington Büyükelçisi Halid bin Selman
’in bu makama getirilmesi söz konusu oldu ancak bunun hakkında henüz somut bir adım atılmadı.
Bunun yanında,
Prens Miş’al bin Abdülaziz
’in 2017’deki ölümüyle açığa çıkan
Sadakat Konseyi/Biat Heyeti Başkanlığı
görevi de hâlâ doldurulmuş değil. Sadakat Konseyi yasasının
"Konseye yaşça en büyük aile üyesi başkanlık eder’
muhtevalı 15’inci maddesi uyarınca ölen
Prens Miş’al’
in yerine
Prens Memduh bin Abdülaziz
’in heyetin başına geçmesi gerekiyor. Ancak
Prens Memduh
’un hayatta olmasına rağmen şu ana kadar başkanlığı devralmaması yasalarla bir çelişki teşkil ediyor.
  • Veliaht bin Selman’ın krallığı elde etmesi için önünde iki farklı yol bulunuyor. Bunların ilki, yaşı epey ilerlemiş hasta babasının tahttan kendi lehine feragat etmesinden, diğeriyse babasının ölümünü beklemesinden geçiyor.
Ancak iki yolda da krallığı garanti gözükmüyor. Zira kendisine biat etmesi gereken bir
Sadakat Konseyi
ve
Yüksek Alimler Heyeti
var. Ve her iki grupta da, prensin geçtiğimiz dört yılda yaptığı icraatlardan son derece rahatsız bir kitle mevcut.
Bilhassa yolsuzlukla mücadele çerçevesinde
amcası Ahmed bin Abdülaziz
ve
sâbık veliaht Muhammed bin Nayif’
i tutuklaması aile içindeki itibarına büyük darbe indirmiş durumda.
İbn-i Suud
’un oğullarından sadece yedi kişinin hayatta bulunması ve en gencinin 80
yaşını aşkın
olması ise tahtın eninde sonunda üçüncü kuşağa geçeceğini haber veriyor. Bu durum, babasının ölümü durumunda
bin Selman
’ın başka rakiplerle karşı karşıya geleceğini gösteriyor.
Suudi Arabistan’da
yönetim sisteminin yakın zamanda değişime uğrayacağı muhakkak. Ancak bu değişimin kimin eliyle ve nasıl gerçekleşeceği ise kocaman bir soru işareti…
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026