Kızılçamın yangına dayanıksızlığı ve ağaçlandırma hakkında yanlış bilinenler
12:20, 31/07/2021, CumartesiG: Güncelleme: 17:59, 31/07/2021, Cumartesi

Kızılçam ağaçları 'bilinenin aksine' yangınlara karşı 'oldukça dayanıklı'
Kızılçam ormanlarının 'yangına dayanıklı' olmadığı yönündeki kanı Akdeniz'deki biyolojik çeşitliliğe büyük zarar verebilir. Kolay tutuşmasıyla bilinen kızılçamlar aslında milyonlarca yıldır yangına karşı stratejiler geliştirmiş ve mevcut afetlere karşı adapte olmuş durumda. İşin en dikkati çekici yanı şu: Kolay yanan kozalaklar ormanın kendini yenileme sürecinde en büyük rolü oynuyor. Kozalaklar sayesinde tohumlar yeni orman için saklanıyor.Öte yandan kızılçam ormanlarının yenilenmesinde direkt olarak ağaç dikmek biyolojik çeşitliliğe zarar verdiği için ikinci seçenek olarak değerlendiriliyor. Dolaylı restorasyon yöntemleriyle toprak kızılçam tohumu açısından zenginleştiriliyor ve ormanın kendini yenilemesi bekleniyor. Böylelikle ağaçların yeni stratejiler geliştirmesi sağlanıyor hem de biyolojik çeşitlilik korunuyor.
Türkiye'nin güneyinde çıkan
orman yangınları
gözleri bölgenin bitki örtüsüne
çevirdi.Birçok kişi,
kızılçam ağaçlarının yangına dayanıksızlığına
vurgu yaparak 'bilinçsizlikten'
bahsetti.Hatta,
zeytin ağaçları yerine kızılçam
dikilmesinin üzerine teoriler konuşuldu. Ancak sanılanın aksine kızılçam
güney bölgesinin iklime oldukça uygun ve yangınlara karşı bir savunma mekanizması
geliştirmiş durumda.Kızılçam ormanları, yangın sonrası yenilenebilme özelliğine sahip.
Yangın Ekoloğu Prof. Dr. Çağatay Tavşanoğlu
sosyal medya hesabında kızılçam ormanları hakkında çok önemli bilgiler verdi.Yangınlar kızılçamı 'geliştirdi'
Canlıların tehditlere karşı geliştirdiği stratejiler
doğal seçilime uğramadan hayatta kalmalarını
sağlıyor. Kızılçamlar için de bu tehditlerden biri yangın.
Akdeniz'de birkaç milyon yıldır orman yangınları görülüyor.
Kızılçamların 'yeni stratejileri' sayesinde ormanlar yok olmuyor,
aksine yangın sonrası yenilenme sürecine çok kolay adapte oluyor.Kızılçamlar nasıl yenileniyor?
Kızılçam
yangın nedeniyle tohumlarının heba olmaması için bu tohumları kozalaklarının içinde saklıyor.
'Yangını körükleyici' etkisinden bahsettiğimiz kozalakların aslında tohumları muhafaza etme işlevi
var. Peki sistem nasıl işliyor?Yangından
birkaç hafta sonra kozalaklar açılıyor
ve tohumlar mineral bakımından zenginleşmiş
ve sıcaklığı ideal toprağa
düşüyor. Yaklaşık 7-8 ay sonra bu tohumlar fide
veriyor.Kısacası
milyonlarca yıldır yangına alışık bu ağaç türü,
yangından sağ çıkabilmenin formülünü bulmuş durumda.
Yangın sonrası çalışmalar ne olmalı?
Yanlış bilinen
diğer bir gerçek de yangın sonrası direkt olarak ağaçlandırma çalışmasının başlaması gerekliliği.
Dozerle toprağı sürüp ağaç dikmek gibi 'aktif restorasyon'
yöntemleri biyolojik çeşitliliğe
büyük zarar
veriyor çünkü ormanın gelecekte strateji geliştirmesine
ve bileşenlerine
müdahale ediliyor.En kullanışlı yöntem ise 'dolaylı restorasyon.'
Bu yöntemde yanmış dallar
yere seriliyor ve böylelikle toprağa tohum takviyesi
yapılmış oluyor. Bu şekilde biyolojik çeşitliliğe zarar verilmiyor.
Yani sanılanın aksine, kızılçam ormanlarının yenilenmesi için ağaç dikimi yapılmıyor. Ağaç dikimi, ikincil olarak tercih edilen bir seçenek.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.