30 yıllık deprem gizemi çözülüyor mu? Bilim insanlarından yeni keşif
15:15, 23/05/2026, CumartesiG: Güncelleme: 16:18, 23/05/2026, Cumartesi

Deprem
Bilim insanları, bazı deniz altı faylarında depremlerin neden yıllarca aynı aralıklarla ve benzer büyüklükte meydana geldiğini araştırıyordu. Yeni çalışma, büyük depremleri sınırlayabilen doğal bir mekanizmanın varlığına işaret ederek deprem tahminleri için dikkat çeken bir kapı araladı.
Deprem araştırmaları, fay hattı davranışları ve deprem tahmini çalışmaları dünya genelinde sürerken, ABD ve Kanada’dan araştırmacılar uzun süredir yanıt aranan bir soruya odaklandı: Bazı deniz altı depremleri neden şaşırtıcı biçimde düzenli gerçekleşiyor? Yeni araştırma, okyanus transform fayları olarak bilinen deniz tabanı faylarında, büyük sarsıntıları sınırlandırabilen doğal “engel bölgeleri” olabileceğini ortaya koydu.

Bilim insanları yıllardır aynı sorunun peşindeydi
Science Alert'de yer alan habere göre; Araştırmaya göre bazı su altı faylarında depremler, diğer aktif faylara kıyasla çok daha öngörülebilir davranış gösteriyor. Bu depremler zaman aralıkları bakımından birbirine yakın gerçekleşebiliyor ve çoğu zaman benzer büyüklükte kaydediliyor.
Uzmanlar, bu düzenin arkasındaki mekanizmayı anlamanın yalnızca belirli bir fay hattı için değil, genel deprem modelleri ve sismik tahmin sistemleri açısından da önemli olabileceğini düşünüyor.
Pasifik Okyanusu’ndaki fay hattı yıllarca izlendi
Çalışmada, Pasifik ve Nazca tektonik plakaları arasında yer alan Gofar transform fayı incelendi. Ekvador açıklarında bulunan bu deniz altı fayı, düzenli deprem döngüleriyle dikkat çekiyor.
Araştırmacılar, 2008 ile 2019-2022 dönemlerinde deniz tabanına yerleştirilen sismometrelerden elde edilen verileri analiz etti. Bu süreçte binlerce küçük sarsıntı ve iki büyük deprem öncesindeki hareketler kayıt altına alındı.
Küçük sarsıntılar büyük depremleri sınırlıyor olabilir
Veriler, fay hattı çevresindeki bazı bölgelerin beklenenden farklı davrandığını gösterdi. Araştırmaya göre bu alanlar, büyük kırılmalardan önce oluşan küçük depremleri emerek bir tür tampon görevi görebiliyor.
Bilim insanları, deniz suyunun kaya çatlaklarına sızmasıyla oluşan basınç değişimlerinin kayaları geçici olarak “kilitleyebileceğini” ve daha büyük kırılmaları sınırlayabileceğini değerlendiriyor. Bu mekanizmanın, belirli deprem senaryolarının neden beklenenden daha küçük kaldığını açıklayabileceği ifade edildi.
Deprem riski yalnızca fay hattıyla açıklanamayabilir
Araştırmacılar, benzer davranışların dünyanın farklı bölgelerindeki okyanus transform faylarında da görüldüğünü belirtti. Bu durum, deprem büyüklüğünün yalnızca levha hareketleriyle değil; kaya yapısı, sıvı akışı ve yer altındaki karmaşık süreçlerle de bağlantılı olabileceğini gündeme taşıdı.
Bilim insanlarına göre gelecekte yapılacak deniz tabanı sondajları ve uzun süreli gözlemler, deprem fiziğine ilişkin yeni veriler sağlayabilir.
Asıl dikkat çeken ayrıntı sona kaldı: Büyük deprem senaryoları yeniden değerlendirilebilir
Araştırmanın merkezindeki Gofar fayı yerleşim bölgelerinden uzak olduğu için doğrudan can kaybı riski taşımıyor. Ancak uzmanlar, burada tespit edilen mekanizmaların başka aktif fay sistemlerinde de bulunması halinde, büyük depremlerin zamanı ve davranışına ilişkin mevcut modellerin yeniden gözden geçirilebileceğini belirtiyor.
Bu nedenle çalışma yalnızca okyanus altındaki bir fayı değil; gelecekte deprem tahmini konusunda kullanılan yöntemleri de etkileyebilecek bir tartışmayı gündeme taşıyor.

Jurnal.ist
Hataylı 21 yaşındaki genç çiftçiden yapay zeka destekli çilek üretimi: Rusya ve Romanya'ya ihraç ediyor
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.