Teknoloji devlerine güven azalıyor, veri riski artıyor

Dijital çağın en kıymetli sermayesi; veri mi, teknoloji mi, yoksa her kapıyı açtığı söylenen yapay zekâ mı? Cevap veriyoruz; hiçbiri! Küresel siber güvenlik devi Bitdefender’in son araştırması, önümüze adeta bir ‘itibar aynası’ tutuyor: Kullanıcıların yüzde 75’i, kişisel verileri konusunda dev teknoloji şirketlerine güvenmiyor…
Tüketiciler ve işletmeler için siber güvenlik ürünleri ve hizmetleri geliştiren, 150’den fazla ülkede faaliyet gösteren çok uluslu siber güvenlik teknoloji şirketi Bitfender, yaptığı bir araştırmanın sonuçlarını açıklamış. Buna göre; tüketicinin sadece dörtte biri teknoloji devlerinin şeffaflığına inanıyormuş. En çok Google ve Apple’a güveniliyormuş, ancak sanmayın ki yüksek oranlarla… Listenin bütününe göre konumları “ehvenişer” olarak yorumlanabilecek bu firmalar, sırasıyla yüzde 27,5 ve yüzde 19,1 puan almışlar… Bitfender’ın Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in yayınladığı basın bülteninde; Meta ve TikTok’un listenin en altında yer aldığı belirtilmiş. Oysa günümüzde asıl sermaye, mumla aradığımız ‘güven’ değil mi?
Dijital dünya, özellikle de sosyal medya için söylenen ünlü sözde olduğu gibi; “Ürüne para ödemiyorsanız, ‘ürün’ sizsiniz!”
Hepimiz biliyoruz; sosyal medya bedava, arama motorları bedava, uygulamalar bedava... Peki, bunun bir bedeli yok mu?.. Ya da bu bedel, kişisel verilerimiz mi acaba?...
Tam da bu nedenle bireysel dijital koruma kalkanı şart ve peş peşe gelen veri sızıntısı haberlerine verilen tepkiler tesadüf değil; sağlıklı bir refleks.
Bugün gelinen noktada, “Şirketler beni korusun” diye beklemek, abesle iştigaldir. Dijital sınırlarımızı kendimiz çizmek, bireysel “savunma stratejimizi” oluşturmak zorundayız. Mesela işin uzmanları neler öneriyor, bir bakalım…
Reklam
Unutmayalım; güven kaybı teknik bir sorun değil, ciddi bir krizdir. Ve bu krizin panzehri ne sadece kodlarda ne de sadece algoritmalardadır; panzehir şeffaflık, tutarlılık ve bireysel farkındalıktır.
Mesele, sadece bizim telefonumuzdaki fotoğraflar veya banka şifrelerimiz değil elbette. Mesele topyekûn bir ‘Dijital Egemenlik’ meselesidir.
Nitekim Sayın Cumhurbaşkanı’nın altını kalın çizgilerle çizdiği şu söz, aslında yeni dönemin savunma doktrinini özetliyor: “Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği, millî güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.”
Reklam
Millî dijitalleşme hamlesi, bir teknoloji yarışının ötesinde; ‘verisini yöneten’ bir Türkiye idealidir. Unutmayalım ki, kendi siber duvarlarını öremeyenler, başkalarının çizdiği dijital haritalarda figüran olmaya mahkûmdur.
Güven teknik, egemenlik ise stratejiktir. Bireysel farkındalığımızı millî bir şuurla birleştirdiğimizde, dijital çağın sadece tüketicisi değil, hâkimi oluruz. Dijital egemenlik kayıtsız şartsız milletindir…
*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.