Gitmeden önce görmüş olmak
07:00, 18/07/2026, Cumartesi • GZT Haber Merkezi

Bir psikoloji profesörü, yıllar önce Grand Kanyon’un kenarında bir turist görmüş. Adam uçurumun kenarına gelmiş, telefonunu kaldırmış, tek kare çekmiş ve dönüp gitmiş. Manzaraya neredeyse hiç bakmadan. “Tamam, oldu” der gibi.
Linda Henkel o anı unutamamış. Sonra bir araştırma yapmış: müzede gezdirdiği katılımcılara bazı eserleri fotoğraflatmış, bazılarını sadece izletmiş. Ertesi gün sınav.
Sonuç net çıkmış. Fotoğrafını çektikleri eserleri daha az hatırlıyorlardı. Henkel buna “fotoğraf çekmenin hafızayı zayıflatma etkisi” adını verdi. Açıklaması basit, hatırlama işini makineye devredince, beyin görevden çekiliyor.

O gün 2013’tü. Telefonlarımız henüz bu kadar akıllı değildi. Instagram dört
yaşındaydı. TikTok yoktu. Şimdi ise daha da tuhaf bir şey oluyor. Artık gitmeden önce de hatırlıyoruz.
Bu ay yayımlanan bir araştırma, on bini aşkın gezginle konuşmuş. Sonuçlar şöyle: her dört kişiden üçü, gideceği yeri o kadar çok araştırıyor ki vardığında neredeyse hiç sürpriz kalmıyor. Yüzde 68’i, hiç gitmediği bir şehre indiğinde oranın tanıdık geldiğini söylüyor. Yüzde 64’ü meydanları, köşeleri, manzara noktalarını daha önce görmüş gibi tanıyor. Görmüş gibi değil. Gerçekten görmüşler. Sadece kendi gözleriyle değil.
Buna karşı çıkmak kolay değil, çünkü hazırlık aslında iyi bir şey.
Nereye gideceğini bilmek, hangi otobüse bineceğini bilmek, kapalı günü öğrenmek; hepsi seyahati kolaylaştırıyor.
Ama kolaylaştırmakla zenginleştirmek aynı şey değil.
Araştırmayı yapan ekipten Kirill Liakh şunu söylüyor; insanlar belirsizliği azaltmak için bilgi kullanır. Bu deneyimi kolaylaştırabilir, ama ilk karşılaşmayı daha az ayırt edilebilir kılabilir.
Kilit kelime burada: ilk karşılaşma.
Bir yeri ilk kez görmek, hayatta bir kez yaşanan bir şey. Onu bir kez harcarsınız. Ve şimdi çoğumuz onu, evde, koltukta, telefonda harcıyoruz.

Peki ne yapmalı?
Öneriler basit ama tuhaf biçimde radikal geliyor.
Rehber kitap edin. Bir kitapta her şeyin fotoğrafı olmaz; yer yetmez. Bu bir kusur değil, bir hediye. Size anlatır ama göstermez.
İnsanlarla konuş. Otel resepsiyonuna sor. Turizm ofisine uğra. Kahve dükkanında yanındakine sor. Sofya’nın turizm merkezleri örneğin, internette bulamayacağınız temalı yürüyüş haritaları veriyor: sanat rotası, savaş sonrası mimari rotası.
Yürü. Sadece yürü. En iyi hatıralar genelde aranmayan, denk gelinen şeylerden çıkıyor.
Hiçbiri yeni fikir değil. Yirmi yıl önce zaten böyle seyahat ediyorduk. Şimdi bunlara “teknik” diyoruz.
Bir şeyi kabul etmek gerek: algoritma bizi bırakmıyor. Aramasanız bile karşınıza çıkarıyor. Tamamen “temiz” gitmek artık mümkün değil.
Ama derece meselesi bu.
Her şeyi görmeden gitmekle, hiçbir şeyi görmeden gitmek arasında geniş bir alan var. O alanda bir yer seçebilirsiniz.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.