İlk kurşundan önce

15:12, 16/07/2026, Perşembe • GZT Haber Merkezi
İlk kurşundan önce

Geçen hafta Srebrenitsa Soykırımı'nın yıl dönümüydü. Aynı günlerde Gazze'den gelen görüntüler ekranlara düşmeye devam ediyordu: yıkılmış hastaneler, enkazdan çıkarılan çocuklar. Bu görüntülerle her karşılaştığımda aynı soru aklıma düşüyor: "Bir insanı, karşısındakini öldürme fikrine götüren eşik nedir?

Cevabı genellikle ideolojilerde, ordularda, siyasette arıyoruz. Hepsi belirleyicidir ama hiçbiri tek başına yeterli değildir. Hiçbir toplum bir sabah uyanıp birlikte yaşadığı yerdeki diğer insanları öldürmeye karar vermez. O noktaya gelmeden önce çok daha sessiz bir değişim yaşar. Komşu, komşu olmaktan çıkar. Bir annenin oğlu, her sabah selam verdiğimiz Ahmet önce bir kimliğe dönüşür, sonra bir kategoriye, en sonunda bir probleme. Kurbanlar önce insan olmaktan değil, tekil insanlar olmaktan çıkarılır. İsimlerin yerini sıfatlar, hikâyelerin yerini sloganlar alır.

Beni asıl düşündüren, bu dönüşümün başladığı ilk yerler. İnsan karşısındakinin gerçekliğini savaşta kaybetmez; bunu çok daha önce, hayatın sıradan anlarında öğrenir. Metroda kendinden daha büyük, daha hasta olana yer vermeyenler, sırada öne kaynak yapanlar, ambulansı kendi acelesinden önemsiz bulanlar... Elbette bunların hiçbiri savaş suçu değildir hatta sıradan suç bile değildir. Ancak hepsi temelde tek bir inkardan beslenir: Ötekinin gerçekliğini yok saymak.

Nezaketin Sınırı ve Kabile Disiplini

Burada durup en güçlü itirazı kendim dile getireyim. Soykırımlar sadece “kabalıkla” örgütlenmez, devletle, propagandayla, bürokrasiyle örgütlenir. Hatta tarih, nezaketin kimseyi kurtarmadığını da gösterir: 1930'ların Almanyası sıraya giren, teşekkür eden, yaşlıya yer veren, görgüsüyle övünen bir toplumdu. Kapı komşusuna her sabah günaydın diyen insanlar, aynı komşunun öldürülmek üzere trene bindirilişini perdenin arkasından izledi.

Yani mesele nezaketin kendisi değil, nezaketin sınırıdır. Çünkü görgü, yalnızca "bizden" saydıklarımıza işleyen bir kabile içi disiplin olarak da öğrenilebilir. Kime yer verdiğiniz değil, kime yer vermeyi aklınızdan bile geçirmediğiniz gösterir kim olduğunuzu. Bir toplumun medeniyet ölçüsü kibarlığı değil gerçek saydığı insanların kapsamıdır. O çember yalnızca aileyi, mahalleyi, bize benzeyenleri mi içine alıyor yoksa dili, dini, bayrağı başka olanı da mı? Bu yüzden çocuklara teşekkür etmeyi, sıraya girmeyi öğretmek tek başına yetmez. Asıl öğretilmesi gereken, sıradaki herkesin, kim olursa olsun, bir sırası olduğu ve bu hakka saygı duyulması gerektiğidir.

Gündelik kayıtsızlıkların rolü de tam burada netleşir. Bu kayıtsızlıklar bizi kurşunu sıkan kişi olmaya götürmeyebilir ama kurşun sıkıldığında başımızı çevirenlerden biri yapabilir. Büyük kötülük her zaman bir azınlığın eseridir ama çoğunluğun sessizliğiyle mümkün olur ve o sessizlik bir anda verilen bir karar değil, yıllarca işlenmiş bir alışkanlıktır. Başkasının ihtiyacını her gün kendi rahatının gerisine koymayı öğrenen zihinde görünmez bir hiyerarşi kurulur: Önce ben, sonra ailem, sonra bana benzeyenler. Diğerleri giderek silikleşir.

Psikolojinin "ahlaki kopuş" (moral disengagement) adını verdiği bu süreç, tam olarak bu anlık rasyonalizasyonlardan beslenir. Birey, küçük ihlallerle kendi vicdanını esnetmeyi öğrendikçe zihnindeki ahlaki barajlar yavaş yavaş aşınır. Metroda sırasını gasp ettiğimiz ya da ambulansını engellediğimiz insanı zihnimizde önemsizleştirirken kullandığımız mekanizma, sistemik kötülüğün kullandığıyla tamamen aynıdır. Gündelik hayatta vicdanını esnetmeye alışmış bir çoğunluk, büyük bir kötülük kapıyı çaldığında başını çevirmeye zaten zihnen hazır hale gelmiştir..

Algoritmik Sığınaklar ve Gerçeklik Kaybı

Tarih boyunca insanı bu noktaya getirmek için devasa propaganda makinelerine, ordulara ve baskı rejimlerine ihtiyaç duyulurdu. Bugün ise bu tehlikeli süreç, çok daha sessiz ve yönetilmesi zor bir aşamaya evrildi. Çünkü artık karşımızda insanın bu zaafını, yani konfor arayışını ve vicdanını esnetme eğilimini milisaniyeler içinde analiz eden yapay zeka algoritmaları var. Sistem, bizim karşı koyma ve muhakeme yeteneklerimizi devre dışı bırakarak bizi kendi yankı odalarımızda, tamamen kişiselleştirilmiş bir kayıtsızlık kozasının içine hapsediyor. Eskiden insan ötekinin acısını görmemek için kendi gözünü kapatmak zorundaydı; bugün algoritma bizim yerimize ekranı karartıyor ya da o acıyı estetik bir tüketime dönüştürüyor. İnsanlığın en eski zaafı olan bencilce duyarsızlaşma, bugün tarihin en sofistike manipülasyon aracıyla sistematik hale getiriliyor.

Çağımızın asıl krizi empati eksikliği değil, gerçeklik kaybıdır: karşımızdakinin de bizim kadar gerçek olduğunu hissetme yeteneğinin aşınması. Günlük küçük alışkanlıklarla bu aşınmayı artırır ya da azaltabiliriz.

Medeniyet, "karşımdakinin gerçekliği benimkinden daha az önemli" cümlesine direnme disiplinidir. Bir toplumun çöküşü ilk kurşun atıldığında değil, bu cümlenin sıradanlaştığı gün başlar.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026