İşgalin izleri siliniyor: Şuşa’da tarihî miras yeniden ayağa kalkıyor

Karabağ'ın simge kenti Şuşa'da, işgal döneminde tahrip edilen tarihî ve dinî yapılar son 5 yılda aslına uygun şekilde restore edilirken ağır hasarlı yapıların korunmasına yönelik yeni projeler de hayata geçiriliyor.
Azerbaycan'ın kültür başkenti Şuşa'da işgal döneminde tahrip edilen tarihî ve dinî yapıların yeniden ihyası için yürütülen restorasyon çalışmaları aralıksız sürüyor.
Şuşa, 2020 yılında işgalden kurtarılmasının ardından yalnızca yeniden imar çalışmalarıyla değil, tarihî ve kültürel mirasın korunmasına yönelik projelerle de dikkat çekiyor.

Azerbaycan Cumhurbaşkanlığına bağlı kurumlar, Haydar Aliyev Vakfı ve Şuşa Devlet Korusu İdaresi koordinasyonunda kentte kapsamlı restorasyon programı uygulanıyor.
Kentte öncelik işgal yıllarında büyük zarar gören dinî yapılara verildi. Yukarı Gövher Ağa, Aşağı Gövher Ağa, Saatlı, Mamay ve Çöl Gala Camiileri başta olmak üzere çok sayıda tarihî yapı restore edilerek yeniden hizmete açıldı.
Şuşa'da resmî kayıtlara göre 196 tarihî ve kültürel anıt bulunuyor. Bunların önemli bölümü işgal yıllarında ağır hasar gördü veya tamamen yıkıldı. Buna rağmen son yıllarda kentteki onlarca tarihî eser yeniden ayağa kaldırıldı.

Kentte restorasyonun yanı sıra koruma çalışmaları da yürütülüyor. Bu yıl içinde ağır hasarlı durumdaki 15 tarihî yapıda konservasyon ve güçlendirme çalışmalarının başlatılması planlanıyor. Bu eserlerde yeniden inşa yerine mevcut kalıntıların korunması ve gelecekte oluşabilecek risklerin önlenmesi hedefleniyor.
Şuşa'da resmî olarak kayıtlı 196 anıt bulunuyor
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Şuşa Özel Temsilcisi Aydın Kerimov, Şuşa'nın kurtarılmasının hemen ardından tarihî eserlerin restorasyonuna başlandığını söyledi.

Kentte ilk olarak camilerin onarımına öncelik verildiğini belirten Kerimov, "5 camimiz tamamen restore edildi. Şuşa'da resmî olarak kayıtlı 196 anıt bulunuyor. Ne yazık ki bunların büyük çoğunluğu yıkılmış veya ağır hasarlı durumdaydı. Buna rağmen son 5 yılda yaklaşık 30 anıt aslına uygun restore edildi." dedi.
Yakın dönemde 15 tarihî yapıda koruma ve konservasyon çalışmalarının başlatılacağını kaydeden Kerimov, "Bu eserlerin bazıları çok ağır hasarlı durumda. Bu nedenle restorasyondan ziyade konservasyon ve güçlendirme çalışmaları yürütülecek. Amaç, gelecekte herhangi bir risk oluşmasının önüne geçmek." ifadelerini kullandı.
Restorasyon projelerinin uzun ve titiz hazırlık süreçleri gerektirdiğini vurgulayan Kerimov, her eser için arşiv belgelerinin incelendiğini ve kapsamlı bilimsel araştırmalar yapıldığını anlattı.

Kerimov, "Bir tarihî yapının restorasyonu son derece hassas bir süreçtir. Yapılacak bir hatayı sonradan düzeltmek çok zor olur. Bu nedenle çalışmalar büyük dikkatle yürütülüyor." diye konuştu.
Projelerin hazırlanmasında Azerbaycanlı ve yabancı uzmanların birlikte görev yaptığını belirten Kerimov, uygulama aşamasında ise ağırlıklı olarak yerli restoratörlerin çalıştığını söyledi.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.