24 tonluk makineler göreve çıktı!: 5 kilometrelik nehir yeniden özgürlüğüne kavuşuyor

Geçmişteki tomruk taşımacılığı faaliyetleri nedeniyle ağır tahribata uğrayan Abramsån Nehri, ekolojik dengesini yeniden kazanıyor. İsveç hükümetinin fon desteğiyle başlatılan dev projeyle, nehir yatağı yapay yapılardan arındırılarak doğal formuna kavuşturuluyor. Hem biyolojik çeşitliliği artıracak hem de taşkın riskini azaltacak bu hamle, küresel çevre projeleri arasında da yakından takip ediliyor.
Avrupa genelinde koruma altındaki akarsuların eski doğal formuna kavuşturulması amacıyla yürütülen çalışmalara bir yenisi daha eklendi. İsveç’in kuzeyinde yer alan ve Lapland bölgesinin en önemli su kaynaklarından biri olan Abramsån Nehri’nde haziran ayı itibarıyla geniş kapsamlı bir çevre yatırımı hayata geçirildi. Geçmiş yüzyılda kerestecilik faaliyetleri sebebiyle yatağı değiştirilen ve ekolojik yapısı bozulan nehrin beş kilometrelik bölümü, yürütülen çalışmalarla yeniden özgürlüğüne kavuşuyor. Türkiye’nin de yakından takip ettiği küresel doğaya dönüş projelerine örnek teşkil eden bu hamle, bölgedeki biyolojik çeşitlilik için kritik bir viraj olarak görülüyor.
Tarihi tahribatın izleri siliniyor
Geçmiş dönemlerde kereste nakliyatını kolaylaştırmak adına akarsu yatağındaki dev kayalar temizlenmiş, nehrin kıvrımları düzleştirilmiş ve hatta tabanına ağaç kütüklerinden yapay bir zemin döşenmişti. Akarsuların kanal haline getirilmesiyle sonuçlanan bu mühendislik çalışmaları, suyun akış hızını artırarak nehir yatağında ciddi erozyonlara yol açtı. Doğal yaşam alanlarının bozulması nedeniyle somon, deniz alabalığı ve nehir dokuzgözlüsü gibi yaban balığı türlerinin yanı sıra sucul böcek popülasyonları da ciddi oranda azaldı. Ekipler şimdi nehir yatağına istiflenen o kayaları yeniden suya indirerek ekosistemi canlandırıyor.
Resmi makamlardan ilk açıklamalar
Oldukça zorlu şartlar altında yürütülen restorasyon sürecinde 24 tonluk ekskavatörler ve yoğun bir insan gücü kullanılıyor. Günde ortalama 22 metre nehir yatağını eski haline getirdiklerini belirten Proje Lideri Henrik Persson, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
"Aslında nehrin tüm yapısını sıfırdan inşa ediyoruz. Ahşap zeminin altı ve üstü balıklar için neredeyse hiç yaşam alanı barındırmıyor, bu yüzden nehrin yeniden işlev kazanmasını sağlayacak bir çerçeve oluşturmamız gerekiyor. Ancak taşları suya rastgele fırlatamayız; doğal bir nehir ortamını yeniden oluşturmalıyız."
İnci midyeleri koruma altına alındı
Ağır iş makineleriyle yürütülen çalışmalardan önce, bölgedeki ekosistemin en hassas canlıları olan nehir inci midyeleri tek tek güvenli bölgelere taşındı. Çevre değişimlerine karşı aşırı duyarlı olan ve su kalitesini artırma özelliğiyle bilinen binlerce midye, nehir yatağından şnorkelle yapılan bir aylık çalışma sonucunda toplanarak akıntı yönünün yukarısına yerleştirildi. Yetkililer, ağır makinelerin sahadan çekilmesinin ardından bu canlıların yeniden kendi yaşam alanlarına bırakılacağını bildirdi.
Bölge halkı ve ekonomi de kazanacak
Projenin temel hedeflerinden biri de nehir ile çevresindeki ormanlık alanlar arasındaki bağın yeniden kurulması olarak öne çıkıyor. Suyun karada daha uzun süre kalması sağlanarak hem bölgedeki bitki örtüsü ve ren geyikleri destekleniyor hem de nehrin aşağı kısımlarında yaşayan yerel topluluklar şiddetli yağışlarda taşkın riskine karşı korunuyor. Yetkililer, yasal izin süreçlerinin tamamlanmasının ardından projenin 2025 yılı itibarıyla 420 bin hektarlık daha geniş bir havzaya yayılacağını belirtiyor.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.