Bayraklı Camii: Balkanlar’da Osmanlı ve Avrupa barok sanatının buluştuğu miras
09:30, 17/07/2026, CumaG: Güncelleme: 09:31, 17/07/2026, Cuma

18. yüzyılın sonları ile 19. yüzyılın başlarındaki Avrupa barok sanatının etkileri görülen Bayraklı Camii, Balkanlar'da benzeri az bulunan bir eser.
Bulgaristan'ın Samokov kentinde bulunan Bayraklı Camii, özgün mimarisi ve zengin iç süslemeleriyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Osmanlı'nın geç döneminde görülen barok üslubun özelliklerini yansıtan caminin duvar ve tavanlarındaki süslemelerde, bitkisel motifler, çiçek kompozisyonları, kumaş kıvrımlarını andıran bezemeler ve çeşitli dekoratif unsurlar öne çıkıyor.
Süslemelerde Osmanlı barok anlayışının yanı sıra Batı Avrupa barok ve rokoko sanatının etkileri de görülüyor.
Yaklaşık 1845 yılında inşa edildiği tahmin edilen Bayraklı Camii, halihazırda ziyaretçilere açık bir müze olarak hizmet veriyor.

Kültürel miras olarak korunan yapı, Samokov'un tarihî ve kültürel kimliğinin önemli simgelerinden biri olarak yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Samokov Tarih Müzesi Müdürü ve arkeolog Veselin Hadzhiangelov, Bayraklı Camii'nin daha eski ve büyük bir caminin kalıntıları üzerine inşa edildiğini belirterek, yapının dönemin Samokov Valisi Mehmed Hüsrev Paşa'nın onuruna yaptırıldığının kabul edildiğini kaydediyor.
Hadzhiangelov, caminin iç süslemelerinin Samokov Ressamlık Okulu'nun önde gelen isimlerinden Hristo Yovevich, İvan Dospevski ve Kosta Valyov tarafından yapıldığının değerlendirildiğini ifade ediyor.

Bezemeleri klasik İslâm mimarisindeki süsleme anlayışından farklı özellikler taşıyan Bayraklı Camii’nde, 18. yüzyılın sonları ile 19. yüzyılın başlarındaki Avrupa barok sanatının etkileri görülüyor. Bu yönüyle Bayraklı Camii, Balkanlar'da benzeri az bulunan bir eser olarak değerlendiriliyor.
Hadzhiangelov, halk arasında anlatılan bir rivayete göre,
süslemeleri gören dönemin cami yöneticilerinin bunların kapatılmasını istediğini, ancak Mehmed Hüsrev Paşa'nın bezemelerin sanatsal değerini vurgulayarak korunmasını sağladığını
aktarıyor.
Restorasyonla gün yüzüne çıkan detaylar
1960'lı yıllarda gerçekleştirilen restorasyon sırasında yapının mimarisine ilişkin önemli bulgulara ulaşıldığını kaydeden Hadzhiangelov, kubbeyi taşıyan kemerlerde Rila Dağları'nın yüksek kesimlerinden getirilen doğal eğimli çam ağaçlarının kullanıldığını ve caminin yapımında çivi yerine ahşap geçme tekniğinin tercih edildiğini anlatıyor.
Hadzhiangelov, restorasyon çalışmaları sırasında camide çok sayıda Osmanlıca dinî el yazmasının bulunduğunu belirterek, bunun Samokov'un Osmanlı döneminde önemli bir kültür ve eğitim merkezi olduğuna işaret ettiğini söylüyor.
Ancak uzun yıllardır çatıda kapsamlı bir onarım yapılmaması nedeniyle su sızıntılarının duvar resimlerine zarar vermeye başladığını söyleyen Hadzhiangelov, caminin korunması amacıyla bir restorasyon projesi hazırladıklarını ve çalışma için finansman arayışının sürdüğünü dile getiriyor.

Hadzhiangelov, Bayraklı Camii'nin hâlâ ziyaretçilerin ilgisini çeken önemli bir kültür yapısı olduğunu vurgulayarak, "Kapıya bir iletişim numarası bıraktık. Ziyaretçiler aradığında camiyi açıyor ve onları karşılıyoruz. Neredeyse her gün burayı görmek isteyen insanlar oluyor." diye konuşuyor.
Caminin ziyaretçilerde şaşkınlık ve merak uyandırdığını anlatan Hadzhiangelov, "Altı kilisesi bulunan bir şehirde böyle korunmuş bir caminin bulunması insanların ilgisini çekiyor. Kapının açık olduğunu görenler içeri girip farklı ve ilgi çekici bu yapıyı görmek istiyor. Biz de bu camiyle gurur duyuyoruz." ifadelerini kullanıyor.

Hadzhiangelov, restorasyonun yapının geleceği açısından büyük önem taşıdığının altını çizerek, "Kültür varlıklarının korunabilmesi için uygun koşullarda muhafaza edilmeleri gerekiyor. Mevcut sorunlar, camideki değerli süslemeler ve eserler açısından risk oluşturuyor." şeklinde konuşuyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.