Gözünü toprak doyurmayan ucûbe

Adem Bilal
09:00, 15/03/2026, Pazar
CategoryGerçek Hayat
Gerçek Hayat Dergi
Gözünü toprak doyurmayan ucûbe
Gözünü toprak doyurmayan ucûbe

Kanada’ya iç çekerek süzgün gözlerle bakması, Grönland’ı pervasız bir küstahlıkla kendi toprağı sayıp bir de “özel elçi” sıfatıyla vali atamaya kalkması, “Panama kanalına yan bakanı vururum” edâsıyla kovboyvâri efelenmesi, “Seni evinden aldırırım” tarzı tastamam bir mafya yöntemiyle Venezuela devlet başkanını gece yarısı yatak odasından aldırması, başındaki Putin belâsından bir türlü yakasını sıyıramamış zavallı Ukrayna’nın madenlerini çalmaya çalışması, bütün ömrünü şeytanın fuhuş ve sefâhat işlerinden sorumlu yardımcısı gibi geçirip birden bire başımıza dindar kesilerek Nijerya Hristiyanlarını koruma bahanesiyle ülkenin zengin petrol kaynaklarına sulanması ve dahası... Bütün bunlar, son derece tehlikeli bir modern çağ Donkişot’u ile aynı havayı soluduğumuzu bize tekrar tekrar hatırlatıyor.

Güzel Türkçemizde hırsı ve istekleri bir türlü bitmeyen kişiler için güzel bir tâbir vardır. Böyleleri için "Gözünü toprak doyursun" deriz. Allah-ü Âlem, bu sözün kaynağı Buhari ile Müslim'in ortaklaşa rivayet ettiği şu hadistir: "Âdemoğlunun bir vadi dolusu altını olsa, ikincisini ister. İnsanın ağzını (yani açgözlülüğünü) ancak toprak doyurur."

Hadiste belirtildiği gibi insanın açgözlülüğünü ancak toprak doyurur ama gözünü toprak bürümüş, emperyalist iştihası doymak bilmeyen bir ucûbe ile karşı karşıyayız. Tarih boyunca başkalarına ait topraklara gözünü diken birileri hep olmuştur ancak bu ucûbe gibi sadece düşman bellediği ülkelere değil bizzat kendi müttefiklerine meydan okuyanı gerçekten zor bulunur. Dünyanın yazılı ve sözlü tüm sözleşmelerini, bütün teamülleri yerle yeksan eden nev’i şahsına münhasır bir ucûbeyi “başkan” olarak seçen milyonlarca Amerikan aptalına ne kadar sitem etsek az!

Şimdi bazıları çıkıp “Amerika hep bizim başımıza mı belâ olacak, biraz da Avrupa’nın başına belâ olsun, yesinler birbirlerini” diyebilir ki, elhak doğrudur, asırlardır coğrafyamıza rahat vermeyenlerin birbirlerine düşmesinden daha keyifli bir şey olmaz. Fakat bugün sizin menfaatinize çalışıyor görünen zırdeli ucûbenin, yarın başka bir delilik yapıp sizin başınıza daha beter bir belâ olarak çıkmayacağının bir garantisi yok.

Modern çağ Donkişotu

Kanada’ya iç çekerek süzgün gözlerle bakması, Grönland’ı pervasız bir küstahlıkla kendi toprağı sayıp bir de “özel elçi” sıfatıyla vali atamaya kalkması, “Panama kanalına yan bakanı vururum” edâsıyla kovboyvâri efelenmesi, “Seni evinden aldırırım” tarzı tastamam bir mafya yöntemiyle Venezuela devlet başkanını gece yarısı yatak odasından aldırması, başındaki Putin belâsından bir türlü yakasını sıyıramamış zavallı Ukrayna’nın madenlerini çalmaya çalışması, bütün ömrünü şeytanın fuhuş ve sefâhat işlerinden sorumlu yardımcısı gibi geçirip birden bire başımıza dindar kesilerek Nijerya Hristiyanlarını koruma bahanesiyle ülkenin zengin petrol kaynaklarına sulanması ve dahası... Bütün bunlar, son derece tehlikeli bir modern çağ Donkişot’u ile aynı havayı soluduğumuzu bize tekrar tekrar hatırlatıyor.

Kaldı ki Donkişot’u mâzur görebiliriz. Ne de olsa artık mâzide kalan şövalye çağına duyulan bir hasretin kafadaki birkaç tahtayı eksiltmesi ve bu yüzden yel değirmenlerine elde mızrak hücuma geçilmesi bir yanıyla gülünç olsa da bir yanıyla hazin. Muhayyel bir sevgilinin adına muhayyel düşmana mızrak sallayan yaşlı deliye biraz gülsek de daha çok acırız. Hepimizin bir gün yaşlanacağını, naftalin kokulu hatıralar ile başbaşa kalacağını, bazılarımızın bu yüzden kafadaki birkaç tahtayı eksilteceğini içten içe iyi biliriz çünkü.

Fakat Trumpvâri Donkişot türünde böyle bir insânî nahifliği aramak beyhude bir çabadır. Aşk, nâmus, diğerkâmlık, adanmışlık gibi mâzide kalan bütün insânî değerleri buharlaştıran modern çağın Donkişot’u elbet kendi fehvasınca olur, mazidekine zinhar benzemez. İşte Trump böylesi bir Donkişot’tur. Modern çağın damardan Frankeştayn zerkettiği, hatırasız, sevgisiz ve ruhsuz, yıkım aracı bir ucûbe.

Takıntılı bir mel’un

Evet, yirmi birinci yüzyıl insanlığı olarak hep birlikte takıntılı bir ucûbe ile imtihan oluyoruz. Bu imtihanın en şedidini ise Gazzeli mazlum kardeşlerimiz yaşıyor. Zira bu ucûbe, ilk kez göreve geldiği 2016 yılından beri siyonistlerin kadrolu bir neferi olarak Filistin’e ve Filistinlilere eziyet etmek için elinden geleni yapıyor. Dikkat ederseniz, istisnasız her ABD başkanı siyonistlerin tasmalı iti olarak göreve gelip onların nâmına çalıp oynadıysa da bu ucûbe hepsini solda sıfır bıraktı, hatta çırak çıkardı. Hiçbir tasmalı selefi, Kudüs’ü “siyonizmin başkenti” ilân etmeye cür’et edemezken, bu tasmalı ucûbe tıpkı züccaciye dükkânına adım atan fil gibi bütün teamülleri hâk ile yeksan edip, BM Genel Kurulu’nun 9’a karşı 128 oyuna, BM Güvenlik Konseyi’nin ise 1’e karşı 14 oyuna rağmen bu kararından geri adım atmadı, takıntılı bir ucûbe olduğunu bir kez daha teyit etti.

Gazze’ye barış getireceğini söyledi, sözde barışa imzalar atıldığı halde siyonistlerin her gün katliam yapmasını, çoluk çocuk demeden mâsum sivilleri katletmesini görmezden geldi ve hâlen görmezden gelmeye devam ediyor. Dahası, gözünü toprak doyurmayan bu mel’un ucûbe, mukaddes Gazze şehrine de göz dikti, şehitler diyarını yeniden formatlayıp, oradan para kazanmayı hayal ederek haddini çoktan aştı.

Üstüne üstlük utanmadan “Gazze’yi işte böyle yapacağım” diyerek kendisi gibi ucûbe bir video yayınladı. Yapay zekâ marifetiyle bir tomar sakalı bulunan Filistinlilere fahişe elbisesi giydirip dans ettirmeyi Gazze vizyonu olarak ilân etti. Zalime karşı direnme noktasında bütün dünyaya örnek olan, herkesin gıptayla baktığı, şehitlerin fışkırdığı mübarek Gazze toprağını bir günah şehri olarak dünya kamuoyuna lanse edip aşağılamaya kalktı.

Tescilli Mossad ajanı Epstein ile yıllarca bir çirkeften öbürüne yelken açan günah yuvası bir mel’undan başka ne beklenir ki?

Bunun böyle olduğunu bilip de şu mel’undan insanlık ve barış umanların basiretleri mi bağlanmıştır, yoksa onlar da aynı günah çukurunda Trump mel’unuyla birlikte aynı şeytana mı vaftiz olmuştur? İşte orası tam bir muamma.

Davos’u birbirine kattı

21 Ocak’ta Dünya Ekonomik Forumu’nun mutad Davos toplantısına katılan Trump, Grönland konusundaki ısrarcı tutumunu burada da sürdürdü ve Danimarka’ya, dolayısıyla tüm Avrupalı müttefiklerine aba altından sopa gösterip şöyle dedi:

“Dünyayı korumak için bir buz parçasını istiyoruz. Ve onlar bunu vermiyorlar. Başka hiçbir şey istemedik. O toprak parçasını elimizde tutabilirdik ama tutmadık. Yani bir seçimleri var. 'Evet' diyebilirler ve biz çok minnettar oluruz, yahut 'hayır' diyebilirler ve biz bunu hatırlarız. Güçlü ve güvenli bir Amerika, güçlü bir NATO demektir ve bu yüzden her gün ordumuzun çok güçlü olmasını sağlamak için çalışıyorum.”

İkinci Dünya Harbi’nde Nazi tehlikesini bahane ederek 1941’de adayı işgal eden Amerika, 1946 yılında 100 milyon dolar teklif ederek satın almak istedi ama Danimarka bunu kabul etmedi. Fakat ABD ısrarcı tavrını sürdürdü ve 1951 yılında orada hâlen aktif olan bir üs edinmeyi başardı. 60’lara değin bu üste yaklaşık 10 bin ABD askeri vardı, sonra 3 binlere indi. 80’lerde bu sayı bin civarında iken soğuk savaşın bitmesiyle 600’lere geriledi. Şu an üsde 150 Amerikan askeri bulunuyor.

Yani Amerika adada zaten istediği gibi at oynatıyor. Bununla yetinmeyip adayı ele geçirmeye çalışması ise Trump’ın laf anlamaz bir ucûbe olmasından kaynaklanıyor. Ada, 1985 yılında o zamanki AET’yi bir referandum ile reddettiği için AB toprağı değil ama NATO toprağı. Trump’ın gözünü bir NATO toprağına dikmesi, paktın geleceği açısından hiç de olumlu bir sinyal değil. Avrupalı devletlerin bu konuda tamamen Danimarka’nın yanında olduğunu da ayrıca söylemek lazım. Sembolik bir sayıda olsa da Danimarka’ya destek vermek amacıyla Grönland’a asker göndermeleri bunun bir işareti.

Irkçı ve de haçlı

Davos’taki konuşma, Trump’ın aynı zamanda ırkçı temayüllere sahip bir haçlı olduğunu teyit etmesi bakımından da dikkate değer. Somali özelinde Batı dışındaki toplumları, bilhassa Müslümanları yerden yere vurup şöyle demişti:

“Minnesota'daki durum bize Batı'nın, kendi başına başarılı bir toplum kurmayı başaramamış yabancı kültürleri kitlesel olarak ithal edemeyeceğini hatırlatıyor. Yani, Somali'den insan alıyoruz ve Somali başarısız bir ülke.”

Irkçı ve de haçlı ucûbe, Batı’nın diğer toplumlardan “özel kültürü” nedeniyle üstün olduğuna inanıyor. Bu kültürü savunmak gerektiğini, Batı’yı üstünlüğe taşıyan ruhun yeniden keşfedilmesini arzuluyor.

“Batı'yı inşa eden refah, sonuç ve ilerleme patlaması, vergi kanunlarımızdan değil, nihayetinde çok özel kültürümüzden kaynaklandı. Bu, Amerika ve Avrupa'nın ortaklaşa sahip olduğu değerli mirastır. Bunu paylaşıyoruz. Bunu güçlü tutmalıyız. Her zamankinden daha güçlü, daha başarılı ve daha müreffeh olmalıyız. Bu kültürü savunmalı ve Batı'yı Karanlık Çağların derinliklerinden insanlığın başarısının zirvesine taşıyan ruhu yeniden keşfetmeliyiz.”

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026