ABD basınında ses getiren iddia: Küba yönetimi Trump'a özel ada teklif etti
15:22, 12/07/2026, Pazar

ABD-Küba
Küba'yı yöneten Castro ailesinin, ABD yaptırımlarının kaldırılması karşılığında Donald Trump'a lüks otel ve kumarhane projesi içeren "Trump Adası" teklifinde bulunduğu iddia edildi.
Uluslararası diplomasi kulislerinde yankı uyandıran bir iddiaya göre, Küba'yı yöneten Castro ailesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın uyguladığı ağır ekonomik yaptırımları esnetebilmek amacıyla Washington'a ezber bozan bir teklif sundu. Sızan bilgilere göre Havana yönetimi, yaptırımların kaldırılması karşılığında ülkenin en gözde turizm destinasyonlarından birini Trump markasına tahsis ederek ortak bir anlaşma zemini yakalamaya çalışıyor.
Kumarhane ve lüks otel projesi masada
Haber kaynaklarının aktardığı detaylara göre teklif, Küba'nın kuzey sahil şeridinde yer alan ünlü turizm merkezi Cayo Santa María adasını kapsıyor. Plan doğrultusunda adanın isminin "Trump Island" (Trump Adası) olarak değiştirilmesi, bölgede Trump markasını taşıyan ultra lüks oteller ve devasa bir kumarhane kompleksinin inşa edilmesi önerildi. Ekonomik darboğazdan çıkış arayan Küba yönetiminin, yıllardır atıl duran tesisleri ve el değmemiş sahil şeridini yabancı sermayeye açmak istediği, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli bir aile şirketinin de bu projeye finansman sağlama noktasında Trump grubuyla ilgilendiği öne sürüldü. Ancak Beyaz Saray yetkilileri, Castro rejimiyle bu konuda doğrudan hiçbir resmi ya da gayriresmi müzakere yürütülmediğini belirterek iddiaları kesin bir dille yalanladı.

"Rejimin çaresizliğini gösteriyor"
ABD destekli Küba yayın kuruluşu RTV Martí'nin deneyimli yapımcılarından Leonel León, bu girişimin arka planını değerlendirdi. León, komünist Castro rejiminin böylesine kapitalist semboller barındıran bir projeyi masaya getirmesinin, Washington'ın uyguladığı ekonomik ambargolar karşısında ülkenin içinde bulunduğu finansal çaresizliği net bir biçimde gözler önüne serdiğini savundu.
Washington baskıyı en üst seviyeye çıkardı
ABD hükümeti, son aylarda Küba üzerindeki diplomatik ve ekonomik ablukayı benzeri görülmemiş bir boyuta taşıdı. Bu adımlar kapsamında:
- Eski Devlet Başkanı Raúl Castro hakkında, 1996 yılında iki sivil uçağın düşürülmesi olayındaki rolü nedeniyle ABD mahkemelerinde resmi bir iddianame hazırlandı.
- Castro ailesinin doğrudan kontrolünde olan ve Küba ekonomisinin omurgasını oluşturan askeri holding şirketi GAESA'ya yönelik çok katı yeni yaptırımlar devreye sokuldu.
Analistler, bu hamlelerin Küba devlet kasasını tamamen boşalttığını ve yönetimi radikal kararlar almaya zorladığını belirtiyor.

Arka kapı diplomasisi: Zarflar açılmadan geri gönderildi
Resmi kanallar kapalı olsa da taraflar arasında yoğun bir "arka kapı diplomasisi" yürütüldüğü iddia ediliyor. Küba'nın eski lideri Raúl Castro’nun torunu ve aynı zamanda rejimin güvenlik bürokrasisinde kritik bir figür olan Raúl Guillermo Rodríguez Castro'nun (Raulito), Donald Trump ile doğrudan temas kurabilmek adına Beyaz Saray’a özel yazılı teklifler gönderdiği öne sürüldü. Washington kaynakları ise, Havana'dan gelen bu gizli diplomatik zarfların hiçbir şekilde açılmadan ve incelenmeden doğrudan Küba makamlarına iade edildiğini aktardı. 16 kilometrelik dünyaca ünlü beyaz kumsallara sahip Cayo Santa María için hazırlanan resmi konsept dökümanlarında "Trump Adası" ibaresinin hala bir seçenek olarak tutulduğu belirtiliyor.

Jurnal.ist
Avrupa'da yaprak dökümü sürüyor! Bir ülke daha başbakanını değiştiriyor
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.