Nahçıvan’da yüzyıllara meydan okuyan taşa işlenen miras: Karabağlar ve Mümine Hatun Türbeleri

12. ila 14. yüzyıllarda inşa edilen Karabağlar Türbe Kompleksi ve 12. yüzyılda tamamlanan Mümine Hatun Türbesi, Nahçıvan'ın en önemli tarihî simgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Türk-İslâm mimarisinin seçkin örnekleri arasında gösterilen yapılar, zarif geometrik süslemeleri ve özgün mimarisiyle yüzyıllardır ayakta duruyor.
Tarih boyunca coğrafi konumu bakımından önemli bir geçiş noktası olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nde Karabağlar Türbe Kompleksi ile Mümine Hatun Türbesi mimari özellikleriyle turistlerin ilgi odağı oluyor.
Doğu ile batı, kuzey ile güney arasında köprü görevi gören Nahçıvan'da bulunan, 12. yüzyıldan kalma eserler mimarî özellikleriyle ön plana çıkıyor.
Kent merkezinin kuzeybatısında yer alan Karabağlar Türbe Kompleksi şark mimarisinin "incilerinden" sayılıyor.

Net olarak belirlenemese de 12. ila 14. yüzyıllarda yapıldığı değerlendirilen kompleks, 1998'de UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi'ne eklendi.
Türk mimarisinin önemli örneklerinden olan yapının girişinde çift minare yer alıyor. Yapının arka tarafında iki katlı inşa edilen türbe bulunuyor.
Yüzeyindeki turkuaz halı desenlere Kur'ân-ı Kerîm'den ayetlerin işlendiği 30 metre yüksekliğindeki türbenin yanında bulunan binada müze de yer alıyor.
Ayrıca malzemesi, süsleme dekorasyonu ve giriş kapısıyla dikkati çeken yapının yansımaları Konya Mevlana ve Akşehir Seyyid Mahmud Hayrani Türbelerinin dilimli kasnak kısımlarında görülüyor.

"Türbenin üzerinde 200'den fazla ayet bulunuyor"
Karabağlar Türbesi'nde görevli rehber Şehriyar Qasımov, tarihî açıdan önemli özellikleri olan türbenin turistlerin yoğun ilgisini çektiğini söyledi.
Mimarî yapısıyla dikkati çeken türbenin 12 yarım daireden oluştuğunu belirten Qasımov, Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD, Kanada, Japonya, Çin ve Rusya'dan da bölgeye turistik turlar düzenlendiğini kaydetti.

"Türbenin 14. asırda, minarelerin ise 12. yüzyılda yapıldığı bilinmekte. Türbenin üzerinde Kur'ân-ı Kerîm'de yer alan 'Güç ve kudret sahibi sadece Allah'tır' ayeti bulunuyor. Ayrıca yarım silindirlerin üzerinde 'La İlahe İllallah Muhammeden Resulullah.' sözü vardır. Türbenin üzerinde 200'den fazla ayet bulunuyor. Minarelerin üzerinde ise Kâbe'nin tavaf edilmesi ve kurban kesilmesine yönelik ayetler yer alıyor."
Qasımov, Karabağlar'ın 12. asırda İpek Yolu üzerine inşa edilmesi nedeniyle kervanların geçiş noktası olduğunu anlattı.

Kentin bu yönüyle gelişim gösterdiğini vurgulayan Qasımov, Osmanlı hükümdarlarından Kanuni Sultan Süleyman'ın da burada bir kışlığının olduğunu, yılın belli dönemlerinde burada kaldığını ifade etti.
Türk kadınına verilen değerin göstergesi: Mümine Hatun Türbesi
Nahçıvan'ın gözde mimari yapılarından Mümine Hatun Türbesi de Türk kadını için İldenizliler döneminde yapılan anıtsal mezar olarak günümüze ulaşan eserlerden biri.
Geniş platform üzerinde bulunan türbe, Atabekliğin kurucusu Şemseddin İldeniz'in eşi Mümine Hatun için oğlu Kızıl Arslan tarafından 1186'da yaptırıldı. Türbenin mimarı Acemi Bin Ebubekir, içten silindir dıştan 10 köşeli kümbet şeklindeki yapıyı tamamen tuğladan olmak üzere 12 yılda inşa etti.

Taçkapısı ve camisi günümüze ulaşmayan külliye, 19. yüzyılın sonunda çekilen fotoğraflardan anlaşıldığına göre kümbetle önündeki çifte minareli taçkapı ve yakınındaki cuma caminden ibaret olup İldenizliler saray manzumesinin bir parçasını meydana getirmekteydi.
Yerel siyasette etkili bir kadın olan Mümine Hatun için yapılan türbe, önemi bakımından, 12. yüzyılda kadına verilen değerin göstergesi olarak da kabul ediliyor.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.