Riyad, Ukrayna savaşında nasıl arabulucu olarak öne çıktı?

Petrol zenginliği, ekonomik büyüklüğü ve Ortadoğu’daki stratejik konumuyla Riyad, barış görüşmelerine ev sahipliği yaparak küresel diplomasinin önemli bir aktörü, aynı zamanda Rusya ile Batı arasında bir nevi köprü olma arzusunda. Suudi Arabistan’ın Rusya ile yakın ilişkileri ve Batı ile olan ekonomik bağları, ülkenin ne kadar ‘tarafsız’ bir arabulucu olduğu konusunda bazı soru işaretleri yaratsa da Riyad’ın uluslararası arenada kendisini etkili bir arabulucu olarak konumlandırabilmesini kolaylaştıran bazı etkenler var.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle başlayan savaş Şubat ayında üç yılı geride bırakırken, dördüncü yı-lında ABD’de Trump’ın başkanlığının fırtınalı bir şekilde başlamasıyla farklı bir yön kazandı. Rusya-Ukrayna savaşının çözümüne yönelik adımlar Trump’la birlikte hız kazanırken, arabulucu aktör ola-rak son dönemde Suudi Arabistan’ın adı da giderek daha fazla ön plana çıkmaya başladı.
Moskova’da halen değerlendirme aşamasında olan geçici ateşkes taslağı, Zelenski ile ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında Oval Ofis’te yaşanan gergin diplomatik krizden sadece birkaç hafta sonra geldi. Bu nedenle 30 günlük geçici ateşkesin teklifi daha da fazla dikkat çekti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 14 Mart’ta teklife prensipte olumlu yaklaştığı-nı açıklaması, görüşmelerin ciddiyetini ortaya koydu. Anlaşmaya varılması hâlinde imzaların yine Riyad’da atılması bekleniyor.

Petrol zenginliği, ekonomik büyüklüğü ve Ortadoğu’daki stratejik konumuyla Riyad, barış görüşme-lerine ev sahipliği yaparak küresel diplomasinin önemli bir aktörü, aynı zamanda Rusya ile Batı ara-sında bir nevi köprü olma arzusunda. Suudi Arabistan’ın Rusya ile yakın ilişkileri ve Batı ile olan ekonomik bağları, ülkenin ne kadar ‘tarafsız’ bir arabulucu olduğu konusunda bazı soru işaretleri yaratsa da Riyad’ın uluslararası arenada kendisini etkili bir arabulucu olarak konumlandırabilmesini kolaylaştıran bazı etkenler var.
Reklam
Petrol diplomasisi
Son dönemde Suudi Arabistan, OPEC+ ülkeleriyle birlikte 2025 Nisan ayından itibaren petrol üre-timini artırma kararı aldı. Bu hamle petrol fiyatlarını düşürerek Ukrayna savaşının ekonomik dina-miklerini değiştirebilecek bir adım olarak görülüyor. Söz konusu karar, Trump’ın Davos’ta yaptığı ve ‘petrol fiyatlarının düşmesinin savaşın sona ermesine yardımcı olabileceğini’ savunan açıklamalarına bir yanıt olarak yorumlandı. Ancak OPEC+ içinde Rusya’nın da bulunması, bu kararın Moskova’nın çıkarlarına zarar vermeyecek şekilde alındığını gösteriyor.
Bu yeni dönemde Suudi Arabistan, “pozitif tarafsızlık” ilkesine dayalı dış politikasını öne çıkarıyor. Ukrayna savaşında BM’de Rusya aleyhine oy kullanmasına rağmen Moskova’ya yaptırım uygula-madı. Aynı zamanda Ukrayna’ya insânî yardım göndererek Batı ile bağlarını da korudu. OPEC+ içindeki iş birliği sayesinde Rusya ile enerji ilişkilerini sürdürürken, Zelenski’yi Cidde’deki Arap Ligi zirvesine davet ederek önemli bir diplomatik jest yaptı.
Reklam
Askeri güç ve bölgesel etki
Suudi yönetimi yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda askerî açıdan da bölgenin en güçlü ülkele-rinden biri konumunda. Riyad, 2024 yılında savunma harcamalarını 75 milyar euroya çıkararak, as-keri gücünü artırma yolunda büyük bir adım attı. Söz konusu harcama, Gayri Safi Yurtiçi Hası-la’sının (GSYİH) yüzde 7,1’ine denk geliyor ve Suudi Arabistan’ı dünyanın en büyük savunma büt-çesine sahip ülkelerinden biri yapıyor.
Küresel arabuluculuğa soyunmak

Riyad’ın bu arabuluculuk rolündeki yükselişi aslında bir tesadüf değil. Veliaht Prens Bin Selman’ın 2022’den itibaren benimsediği yeni dış politika vizyonunun bir yansıması. Önceki yıllarda Yemen savaşı, Katar ablukası ve gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın vahşice öldürülmesi gibi hamlelerle anılan Suu-di Arabistan, son yıllarda imajını düzeltmeye yönelik daha pozitif bir diplomatik çizgiye yöneldi. Gazze, Sudan, Yemen gibi kriz bölgelerinde arabuluculuk yapma hedefiyle öne çıkan Riyad aynı zamanda İran’la da diplomatik normalleşme süreci başlattı.
Arabistan'ın dış politikasını içeride rejim güvenliği ve istikrarını sağlamanın yanı sıra bölgesel liderlik, enerji piyasalarındaki hakimiyetini korumak için Rusya ile OPEC+ üzerinden yakın işbirliği içinde kalmayı gerektiren ekonomik çıkarlar ve ABD ile güvenlik bağlarını sürdürürken Rusya ve Çin gibi küresel güçlerle de ekonomik ve siyasi ilişkilerini güçlendirmeyi zorunlu kılan çok yönlü diplomasi olarak dört temel sütuna oturttuğumuzda, ülkenin attığı adımları daha iyi anlayabiliriz.
Bir yandan Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunan BM kararlarını desteklerken, diğer yandan Rusya ile ekonomik ve enerji alanında güçlü iş birlikleri yürüten, iki tarafla da ilişkilere önem veren Riyad’ın bu yönüyle kendisini Türkiye’ye benzer, hatta ona rakip bir pozisyonda konumlandırdığını da söylemek mümkün.
Reklam
Tüm bunların yanı sıra Suudi yönetimi, Trump yönetimi için de oldukça rahat ve ‘güvenilir’ bir bu-luşma noktası. Trump’ın önceki başkanlık döneminde ilk yurtdışı ziyaretini Suudi Arabistan’a yaptı-ğını hatırlatmakta fayda var. Bilhassa 2018’de gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın canice öldürülmesiyle insan hakları sicili tartışma konusu olan ve Biden döneminde ciddi sıkıntılar yaşayan ülke, insan hak-ları konusunda kırmızı çizgileri esnek olan, sağlam diplomatik ve ticâri bağlarının bulunduğu Trump’ın gelmesiyle rahat bir nefes alarak kendisini küresel bir diplomasi merkezi haline getirme konusunda önemli bir fırsat kazanmış oldu.
Netice olarak, Suudi Arabistan’ın Ukrayna savaşındaki arabuluculuk çabaları, ülkenin küresel sis-temde yeni bir rol üstlenme arzusunun dışa vurumu olarak okunmalı. Riyad yalnızca savaşın seyrine değil, uluslararası güç dengelerine de yön verecek bir aktör olma yolunda ilerliyor. Bu süreçte karşı-laşacağı riskler ve sınamalar olsa da Suudi Arabistan artık sadece bir bölge ülkesi değil; küresel dip-lomasi sahnesinde söz sahibi olmaya çalışan bir güç.

Mart ayında Ortadoğu’da neler oldu?
10 Mart:
- Zelenskiy Suudi Arabistan’da MbS ile görüştü. Veliaht Prensi Bin Selman, ülkesini ziyaret eden Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüştü. Görüşmeye Suudi Arabistanlı ve Ukray-nalı çok sayıda yetkili de katıldı.
15 Mart:
- ABD, Yemen’de yeni bir askeri operasyon başlattı. Trump, sanal medya paylaşımında ABD ordusu-na Yemen'deki Husilere karşı operasyon emri verdiğini duyurdu.
18 Mart:
- Terör oluşumu israil savaş uçakları, Ocak ayında yürürlüğe giren kırılgan ateşkesi ihlal ederek 18 Mart gecesi boyunca Gazze Şeridi’ni yeniden bombardımana tuttu.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.