Suudi Arabistan ve İran: Nükleer müzakereler üzerinden bölgesel dönüşümü okumak

Bundan on yıl önce İran ile imzalanan nükleer anlaşma, Körfez ülkeleri arasında derin bir huzursuz-luk yaratmıştı. Özellikle Suudi Arabistan, dönemin ABD Başkanı Barack Obama liderliğinde sağla-nan anlaşmayı ‘zayıf’ bir adım olarak nitelendirmiş, söz konusu anlaşmanın İran'ın bölgedeki nüfu-zunu daha da artıracağından endişe etmişti. Bu nedenle Başkan Trump’ın yıllar sonra anlaşmadan çekilmesini memnuniyetle karşılamıştı.
Yıllar sonra ne değişti?
2016’dan 2023’e kadar diplomatik ilişki bile kurmayan, Yemen savaşında karşıt tarafları destekleyen ve birbirine düşmanca yaklaşan iki ülke, artık açık bir diplomatik diyaloğun içinde. Bu değişimin temelinde Suudi Arabistan’ın öncülüğünü yaptığı ekonomik dönüşüm planı bulunuyor. Krallık, pet-rol bağımlılığından kurtulup teknoloji, turizm ve ticaret merkezine dönüşmeyi hedefliyor. Ancak bu vizyonun gerçekleşmesi, bölgedeki güvenlik ortamının istikrarlı olmasına bağlı.
Reklam
Geçmişte ABD ile İran yakınlaşmasının kendilerini yalnız bırakmasından çekinen Körfez ülkeleri, Trump döneminde İran’la artan gerilimin doğrudan kendilerini hedef haline getirmesinden endişe ediyor.
Nükleer müzâkerelere bölge desteği

Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Bahreyn ve Katar gibi Arap ülkeleri ise bu görüşmeleri olumlu karşı-lıyor. Diplomasi, bölgedeki çatışma olasılığına göre daha tercih edilebilir bir yol olarak görülüyor. Umman Dışişleri Bakanı Badr Al Busaidi, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Bu görüşmeler ivme kazandı, artık olasılık dışı görülen ihtimaller bile mümkün hale geliyor” diye yazdı.
Öte yandan İsrail’in İran’ın nükleer tesislerini hedef alacağı yönünde planları olduğu biliniyordu. Ancak ABD Başkanı Trump, bu saldırıyı erteleyerek Tahran’la bir anlaşma zeminine öncelik verilme-sini istedi. Bu gelişme de Körfez ülkeleri için bölgesel çatışma riskinin bir süreliğine azaldığına işaret ediyor.
Güç dengelerinde yeni sayfa
Değişen konjonktüre paralel ve geçmiştekinden farklı olarak bu kez müzakerelerden sonra İranlı yet-kililer bölge ülkeleriyle doğrudan temas kurarak destek arayışına girdi. Bundan on yıl önce Körfez ülkeleri tamamen dışlanmış hissediyordu. Şimdi ise İran, Bahreyn dâhil olmak üzere bölgedeki mu-hataplarına bizzat ulaşıyor. Bu, aynı zamanda İran’ın müzakerelere bölgesel meşruiyet kazandırmak istediğini gösteriyor.
Bu yaklaşım değişiminin ardında hem İran’ın hem de Suudi Arabistan’ın temel bir güvenlik kaygısı var: Doğrudan çatışma riskinin yüksek maliyeti. Suudi Arabistan’ın İran’ın nükleer silah edinmesi durumunda aynı silaha sahip olma kararlılığı sürerken, eş zamanlı olarak ABD ile nükleer teknoloji transferine dair müzakereler de yeniden başladı. Bu, Suudi Arabistan’ın bölgesel caydırıcılığını artırma çabasını da gözler önüne seriyor.
Reklam
Bu durum, Körfez siyasetinde sadece taktiksel değil yapısal bir değişimin işareti. Zamanında açık açık Hitler’le mukayese edilen liderlere bugün mektuplar gönderiliyor. Belki de günün sonunda gü-venlikle doğrudan ilintili ekonomik menfaatler, ideolojik husumetlerden daha ağır basıyor…
Bu ay Ortadoğu’da neler oldu?
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2025/05/29/03/00/resized_3d46e-53e82833afp_434h962.jpg12 Nisan: İran ile ABD arasındaki dolaylı müzakereler Umman'da başladı
- İran ile ABD arasındaki dolaylı müzakereler, Körfez ülkesi Umman’da başladı.
- İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, "Dı-şişleri Bakanı Abbas Erakçi ile ABD Başkanı'nın (Donald Trump) Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff arasındaki dolaylı görüşmeler, Umman Dışişleri Bakanı Bedr el Busaidi'nin arabuluculu-ğunda başladı." ifadelerini kullandı.
- İran ile nükleer anlaşmadan 2018'de tek taraflı ülkesini çeken ABD Başkanı Donald Trump, İran ile doğrudan nükleer müzakere çağrısında bulunan bir mektubu önceki ay İran lideri Ayetullah Ali Ha-maney'e göndermişti.
- Tehditler de içeren mektuba İran, Umman üzerinden yanıt vererek tehdit ve baskı altında doğrudan müzakere etmeyeceklerini, yalnızca dolaylı görüşmelere hazır olduklarını duyurmuştu.
- ABD Başkanı Trump ise insanlığa karşı işlenen suçlardan Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında tutuklama kararı çıkarılan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile 7 Nisan'da Beyaz Sa-ray'daki görüşmesinde, İran ile ABD arasında "doğrudan" görüşme yapılacağını açıklamıştı.
- Trump, "anlaşmaya varılamazsa İran'ın büyük tehlikeye gireceğini" savunmuştu.
17 Nisan: Suudi Arabistan Savunma Bakanı yıllar sonra ilk kez İran'a gitti
- Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid Bin Selman, üst düzey yetkililerle görüşmek amacıyla Tah-ran'a ziyaret gerçekleştirdi.
- Beraberindeki heyetle Tahran'a giden Suudi Arabistan Savunma Bakanı Bin Selman, İran Genel-kurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri tarafından karşılandı.
- Suudi Arabistan Savunma Bakanı'nın ziyareti, uzun yıllar sonra bu ülkeden savunma yetkilerinin İran'a yaptığı en üst düzey ziyaret oldu.
18 Nisan: Katar Emiri Şeyh Temim Moskova’ya gitti
- Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesini ziyaret eden Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad el Sani ile Moskova’da bir araya geldi.
- Şeyh Temim, Putin ile yaptığı görüşmede Suriye’nin yeni liderinin Moskova ile ilişkiler kurmaya istekli olduğunu belirtti.
- Katar Emiri, Kremlin’deki görüşmede Putin’e hitaben, “Suriye konusuna gelince, birkaç gün önce Devlet Başkanı Ahmed el Şara, Katar’daydı ve kendisiyle Suriye ile Rusya arasındaki tarihi ve stra-tejik ilişki hakkında konuştuk. İki ülke arasında karşılıklı saygıya dayalı bir ilişki kurmaya istekli” ifadelerini kullandı.
- Putin, Katar Emiri’ne, “Suriye’nin öncelikle egemen, bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip bir dev-let olarak kalmasını sağlamak için her şeyi yapmak istiyoruz. Sizinle Suriye halkına insani yardım da dâhil olmak üzere yardım sağlama olasılığını görüşmek istiyoruz” dedi.
- Putin sözlerine, “Orada siyasi, güvenlik ve tamamen ekonomik olmak üzere pek çok sorun var” diye-rek devam etti.
- Görüşmede, Gazze’deki durum ve Ukrayna konusu da ele alındı.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.