Baibars Havacılık küresel İHA üreticisine dönüştü

Celal Çağlayan Erguvan, mezun olduktan sonra iş bulamaz. Ailesinden gelen bir ticaret deneyimi de yoktur. Büyük umutlarla gittiği ABD'den de hayal kırıklığıyla dönünce en büyük tutkusu olan havacılık teknolojisine dört elle sarılır. Kurduğu Baibars Mekatronik Havacılık şirketi, bugün yeni nesil havadan müdahale teknolojisinin küresel aktörlerinden biri.
Celal Çağlayan Erguvan, 1994 yılında Aydın’da dünyaya gelir. Çocukluktan yetişkinliğine kadar ise Çukurova’da yaşar. Bürokrat bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Bu yüzden ticaretle alakalı herhangi bir uğraşı olmaz; olacağını da düşünmez bir bakıma. Ailesi, onu küçük yaştan itibaren çalışması için cesaretlendirir. Yazları onu, teyzesinin yanına Hollanda’ya çalışmaya gönderirler. Ailenin küçük bir işletmesinde onlara yardım eder.
İlkokul ve liseyi Tarsus Amerikan Kolejinde tamamlar. Teknik üniversitede lisans okumak için Almanya’ya gider, fakat lisansını tamamlayamaz. Üniversite hayatında çok da başarılı olmadığını söyleyen Erguvan, Türkiye’ye döndüğünde ise Sabancı Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği Bölümüne devam eder.
Havacılığa ve gökyüzüne ilgisi, aslında çocukluğundan beri vardır. Havacılıkla alakalı ilk büyüleyici anı, üniversitenin birinci yılında yaşar ve dronlarla tam da bu zamanda tanışır. Bir döner kanat görür. Bu kadar küçük bir sistemin böylesi kararlı uçabiliyor olması, ona çok gizemli gelir ve bu işi yapmaya, o hayranlık ve hayret anında karar verir.
Üniversite bittikten sonra bir süre iş bulamaz ve Amerika’da okuyan kardeşinin yanına gider. Pandemiye kadar, restoran mutfağı, züccaciye gibi çeşitli yerlerde çalışır. Pandemi sonrası New York’ta kalmak giderek zorlaşır. İş bulmak ve ayakta kalmak imkânsızlaşınca Türkiye’ye geri döner. Döndüğünde yapmak istediği şey, aslında bir havacılık şirketi kurmaktır. Döner kanat İHA (insansız hava aracı) sistemlerini araştırmaya başlar. O dönemki önceliği, yangın müdahale dronları üretmektir. Hem yangın müdahale hem de tarımsal ilaçlama dronlarının Ar-Ge çalışmalarına başlar. TUSAŞ’a iş başvurusu yapar, fakat reddedilir.
Havacılık teknolojilerine karşı içindeki tutkunun hiç sönmediğini ifade eden Erguvan, 2021 yılında Amerika’daki birikiminden aldığı cesaretle ve erkek kardeşinin arabasını satarak elde ettiği 20 bin dolar sermayeyle Baibars Mekatronik Havacılık Tarım Sanayi ve Teknoloji Limited Şirketini kurarlar. Erguvan, şirketi kurduklarında çok az sermayelerinin ve yalnızca iki kişilik bir ekiplerinin olduğunu söylüyor. Şirketi kurdukları yer ise Mersin’de 400 metrekarelik bir hangardır. Hemen tarım dronlarını üretmeye başlarlar. O zamanlar bu sistemlerin Uzak Doğu’dan ithal edilip çiftçiyle buluşturulduğu bir ticaret mekanizması vardır. Fakat Baibars ekibi hem bu işe tüccar olarak yaklaşmıyordur hem de yerli üretim yapma motivasyonuna sahiptir.
İlk uçtukları anı, “mucizevi” olarak tanımlıyor, Erguvan. Adını Nuri Demirağ’ın uçağının kuyruk numarasından alan 10 litrelik yarı otonom KVI denen tarım dronunu yapmayı başarmışlardır. İlk uçuş deneyimi çok uzun sürmez, sadece beş saniye havada kalabilmiştir. Yaşadıkları hayal kırıklığından sonra vazgeçmeyip cihazı tamir ederek iki gün sonra yeniden uçururlar. Bu sefer 20 saniye havada kalabilmiştir. 150’nin üstünde kırım yaşasalar da vazgeçmezler, bu denemeler onlara tarım dronunu öğretmiştir.
Bugün, geliştirip üreticiyle buluşturdukları tarım dronu, 50 litre tank kapasitesine, 70 litre sıvı kapasitesine, üstelik yüzde 65’in üzerinde de yerlilik oranına sahiptir. Bu, saatte 200 dekara kadar ilaçlama yapabilen tam otonom bir drondur. Bu tarım dronları; ağırlıklı olarak buğday, çeltik, pamuk gibi tarla bitkilerini ilaçlama ve gübreleme faaliyetlerinde kullanılıyor. Bu dronların iddiası ve test edilmiş çıktıları arasında, yüzde 50’ye varan ilaç tasarrufu sağlaması ve yüzde 95’in üzerinde sudan tasarruf edebilmesi de yer alıyor. Havadan ilaçlama yaptığı için de toprağı ve bitkiyi ezmiyor. Böylece traktör uzantı parçalarından ve lastiklerinden kaynaklanan ürün zaiyatının (yüzde 4 ila 8’i aşan) da önüne geçilebilmiş oluyor. Baibars şirketi, çiftçilere sadece bir dron değil; bir sistem sunduğunu iddia ediyor. İlaçlamanın doğru dozajda, doğru parametrede, doğru irtifada nasıl uygulanabileceğini çiftçiye öğretiyor.
Çağlayan Erguvan, akıllı telefon kullanabilen her çiftçinin bu dronlardan faydalanabileceğini söylüyor. Çiftçi, dronu satın aldığında, teorik ve uygulama eğitimlerini, dronu kullanabilmek için ihtiyaç duyulan lisansları Çukurova Havacılık olarak verdiklerini söylüyor. Ciddi miktarda ilaç ve su tasarrufu sağlayan bu teknoloji sayesinde çiftçinin, iki yıl gibi bir sürede dron yatırımını amorti edebileceği vadediyorlar.
Alçak irtifada uçmak zorunda olan tarım dronlarının hassas döner kanat sistemlerine sahip olduğunu ifade eden Erguvan, şunları söylüyor: “Son kullanıcı olan çiftçinin sistemi kavraması, riskten uzak uçuşu öğrenmesi gerekiyor. Bunlar, gün boyu üstüne zirai ilaç gelen, yoğun sıcak atında çalışan, sabah başlayıp günün geç saatlerine kadar mesai yapan, yani zor koşullarda çalışan sistemlerdir. O yüzden ilk yıllarda oldukça zorlanmışlardır.”
Gece gündüz demeden verilen hizmet ve çiftçiden alınan olumlu geri bildirim, Baibars şirketine itibar kazandırmıştır. İlk zamanlarda güçlü bir ithal rakiple mücadele etmişlerdir. Karşılarında, yıllık Ar-Ge bütçesi 300 milyon doların üstünde olan, 7 bin kişinin çalıştığı, “bu işin piri” olarak bilinen DJI adlı bir şirket vardır. Çiftçiler, DJI'ı Porsche; Baibars’ı ise Toros olarak görmekteydi. Fakat kısa sürede işler değişti. Baibars, sadece sekiz kişilik ekibiyle bu global markanın karşısında dişli bir rakip olarak çıkmayı başardı.
Bugün bu girişimin, yani Baibars Havacılık şirketinin globalde de önemli bir etki alanı var. 2023 yılı başında gelen bir telefon, âdeta kaderlerini değiştirir. Japonya’nın büyük üreticilerinden bir tanesi, alternatif sistemler üzerinde çalışmaktadır ve Türkiye’den Baibars şirketi ile görüşmek isterler. İstanbul’da yaptıkları görüşmede Çağlayan Erguvan, Japon şirkete yatırım teklifinde bulunur. Exedy Corparation ile iş birliği böylece başlamış olur. Yatırım görüşmeleri bir yıl kadar sürer. 2023 yılı sonunda, 15 milyon dolar değerlemeli bir yatırım almayı başarırlar. Erguvan’ın söylediğine göre bu, havacılık sektöründe Cumhuriyet tarihinin en yüksek doğrudan yatırımıdır. Bu gelişme, Baibars’ın dönüm noktalarından biri olur.
2025 yılında, şu anki üretim tesisine taşınırlar. Beş sene önce bir hangarda, iki kişi ile başladıkları iş; bugün 70’in üstünde çalışanı olan, 12 ülkeye ihracat yapan, Avrupa’nın en tecrübeli ekiplerinden birine dönüşür. Artık tarımdan geri hizmetlere, taktiksel ikmalden ağır kargolamaya kadar pek çok sektör için çeşitli döner kanat sistemleri üreten bir şirket konumundadırlar. Günde beş, ayda 150 İHA üretme kapasitesine sahiptirler.
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.