Savaşın görünmez cephesi: Savaşın bedelini Avrupa ve Asya mı ödeyecek? Financial Times uyardı

ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkileri büyüyor. Financial Times tarafından yayımlanan analizde, yükselen enerji fiyatlarının özellikle Avrupa ve Asya ekonomilerini ağır şekilde etkileyebileceği belirtilirken, petrol fiyatlarındaki sert artışın enflasyon ve merkez bankası politikalarını yeniden şekillendirdiği vurgulandı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonların ardından Orta Doğu’da tırmanan gerilim, küresel ekonomi üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Uluslararası piyasalarda enerji fiyatları hızla yükselirken, ekonomistler krizin özellikle enerji ithalatına bağımlı bölgelerde daha ağır sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.

Enerji fiyatları hızla yükseldi
Financial Times analizine göre savaşın ardından küresel enerji piyasalarında sert dalgalanmalar yaşandı. Brent petrol fiyatı 116 doların üzerine çıkarken, Avrupa’da doğal gaz fiyatları yalnızca bir hafta içinde yaklaşık yüzde 66 yükseldi. Artan enerji maliyetleri, özellikle enerji ithalatına bağımlı olan Avrupa ve Asya ekonomileri için ciddi bir baskı oluşturuyor.

Avrupa ekonomileri en kırılgan bölgeler arasında
Analizde, doğal gaz ithalatına büyük ölçüde bağımlı olan Avrupa ülkelerinin krizden en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer aldığı ifade edildi. İtalya, Almanya ve İngiltere gibi büyük ekonomilerde enerji fiyatlarındaki artışın üretim maliyetlerini ve enflasyonu yükseltmesi bekleniyor. Oxford Economics tarafından yapılan değerlendirmeye göre, artan enerji maliyetleri İtalya’da yılın son çeyreğinde enflasyonu en az 1 puan artırabilir. Euro Bölgesi ve İngiltere genelinde ise yaklaşık yarım puanlık bir artış öngörülüyor.

Asya’da enerji arzı endişesi büyüyor
Körfez petrolünün en büyük alıcıları arasında yer alan Asya ülkeleri de gelişmeleri yakından takip ediyor. Çin, Hindistan ve Güney Kore gibi ekonomiler, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol akışında yaşanabilecek kesintilere karşı kırılgan durumda bulunuyor. Petrol ihtiyacının büyük bölümünü ithalatla karşılayan Çin’in, stratejik rezervlerini kullanarak ve alternatif kaynaklara yönelerek bu süreci yönetmeye çalışabileceği değerlendiriliyor.

ABD enerji piyasasında farklı bir konumda
Analizde dikkat çeken bir diğer unsur ise ABD’nin enerji piyasalarındaki göreli avantajı oldu. Son yirmi yılda hızla büyüyen kaya gazı üretimi sayesinde ABD, petrol ve doğal gazda net ihracatçı konumuna geldi. Capital Economics analisti David Oxley, bu nedenle ABD’yi küresel enerji krizine karşı görece korunaklı bir “gaz adası” olarak tanımlıyor.

Petrol fiyatları ABD’de de siyasi baskı yaratıyor
Buna rağmen petrol fiyatlarındaki küresel artış ABD’yi de etkiliyor. Brent petrol yüzde 25 artışla 116 doların üzerine çıkarken, ABD ham petrolü de benzer seviyelere ulaştı. Ülkede benzin fiyatları galon başına 3,32 dolara yükselerek son yılların en yüksek seviyelerinden birini gördü. Goldman Sachs, krizin uzaması durumunda petrol fiyatlarının 2008’de görülen 147 dolarlık tarihi rekoru aşabileceği uyarısında bulundu.

Merkez bankaları için yeni bir sınav
Enerji fiyatlarındaki artış, küresel para politikalarını da doğrudan etkiliyor. Avrupa Merkez Bankası için öngörülen faiz indirimlerinin yerini yeniden faiz artışı ihtimali alırken, İngiltere Merkez Bankası tarafında da indirim beklentileri zayıfladı. ABD’de ise ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimi planlarının ertelenebileceği değerlendiriliyor. Artan enflasyon endişeleri, küresel piyasaların önümüzdeki dönemde daha dalgalı bir seyir izleyebileceğine işaret ediyor.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.