Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi’nde gıda güvenliği vurgusu

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Albayrak Medya iş birliğinde hayata geçirilen “Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi”, sektörün en güçlü paydaşlarını İstanbul’da bir araya getirdi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla gerçekleşen zirvede; modernizasyon, sürdürülebilirlik, gıda arz güvenliği ve tarımsal üretimin geleceğine ilişkin kritik başlıklar ele alınırken, Türkiye’nin üretim gücünü artırmaya yönelik stratejik yol haritası da yeniden şekillendi. Küresel belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde düzenlenen organizasyon, tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı değil, aynı zamanda millî güvenlik ve sürdürülebilir kalkınma açısından stratejik bir güç unsuru olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
27 Mart’ta İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen “Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi”, Albayrak Medya ile Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğinde sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla gerçekleşen zirvede; tarımda verimlilik, sürdürülebilirlik, gıda arz güvenliği ve üretim planlaması gibi kritik başlıklar ele alındı.
Tarsim, Trendyol, Türk Hava Yolları, Türk Telekom, VakıfBank ve Ziraat Bankası sponsorluğunda gerçekleşen organizasyon, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde tarımın stratejik önemini yeniden gündeme taşırken, Türkiye’nin tarımsal üretim gücünü artırmaya yönelik yol haritasının da tartışıldığı önemli bir buluşma oldu.
Zirve, Albayrak Medya Genel Müdürü Abdullah Hanönü’nün açılış konuşmasıyla başladı. Hanönü, Albayrak Medya’nın yaklaşık 30 yıldır Türkiye’nin hem içerde hem dışarda verdiği mücadelelere tanıklık ettiğini vurgulayarak, ülkenin kalkınmasına katkı sağlayan girişimcileri desteklemeyi bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti.
Reklam

Albayrak Medya’nın yerli ve millî bir duruşla faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Hanönü, “Bu ülkenin aydınlık yarınları için gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz. Üreten, istihdam oluşturan ve bu ülke için taş üstünde taş koyan girişimcilerimizi her zaman başımızın üstünde taşıdık” dedi. Hanönü, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bakanların yoğun çalışma temposuna da dikkat çekerek, kamu yönetiminin ortaya koyduğu çabanın sahada yakından gözlemlendiğini ifade etti. Albayrak Medya olarak düzenledikleri zirvelerle kamu ve özel sektör arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi amaçladıklarını belirten Hanönü, organizasyonların kamuoyu ve medya nezdinde gördüğü karşılıktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Yumaklı: Gıda Arzında Kriz Beklentisi Yok
Zirvenin en dikkat çeken bölümlerinden biri, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla gerçekleştirilen özel oturum oldu. Hüseyin Likoğlu, Semra Karabaş ve Serhat İbrahimoğlu moderasyonunda düzenlenen oturumda; tarım verimliliği, gıda arz güvenliği ve sürdürülebilirlik politikaları ele alındı.

Yumaklı, devam eden savaşın Türkiye’de tarım ve gıda üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, kamuoyundaki tartışmalara net bir çerçeve çizdi. Türkiye’nin sürecin bir parçası olmadığını özellikle vurgulayan Yumaklı, gıda arzına ilişkin endişelere şu sözlerle yanıt verdi: “Türkiye’nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği sorunu yoktur. Herhangi bir vatandaşımızın herhangi bir gıda ürününe ulaşmakla ilgili bir problemi yoktur.”
Savaşın enerji ve tarımsal üretim üzerindeki olası etkilerine karşı erken dönemde hazırlık yapıldığını belirten Yumaklı, “Biz haziran ayında 12 gün savaşında bunun nelere mal olacağını düşünüp bunun üzerinden tedbirlerimizi gözden geçirmiştik. İlk günden itibaren bunun da aksiyonunu aldık” ifadelerini kullandı.
Reklam
Enerji ve gübre tedarikinin küresel ölçekte kritik bir başlık olduğuna dikkat çeken İbrahim Yumaklı, alınan önlemleri detaylandırdı. Gübrede gümrük vergilerinin sıfırlandığını, antrepolardaki ürünlerin iç piyasaya yönlendirildiğini ve bazı üretim kısıtlarının kaldırıldığını belirten Yumaklı, bu adımların üreticiye kesintisiz erişim sağladığını ifade etti. Piyasaya yönelik spekülatif söylemlere de sert tepki gösteren Yumaklı, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algıya dikkat çekerek, “Bu tür gerçek olmayan söylemler için de gerekli işlemleri ilgili birimler yapacaktır” dedi.
Türkiye Gıda Arzında Güçlü, Küresel Rol İçin Hazır
Hürmüz Boğazı kaynaklı olası riskler ve Türkiye’nin bu süreçte üstlenebileceği role ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, geçmişte hayata geçirilen tahıl koridoru örneğini hatırlatarak Türkiye’nin benzer durumlarda sorumluluk almaya hazır olduğunu vurguladı. “Sayın Cumhurbaşkanımızın girişimleriyle hayata geçirilen tahıl koridoru Türkiye için değildi. Gıdaya ulaşması zor olan Afrika ülkeleri başta olmak üzere dezavantajlı ülkeler içindi. Bu hamleyle dünya genelinde çok ciddi bir gıda krizinin önüne geçildi” diyen Yumaklı, benzer bir tablo oluşması hâlinde Türkiye’nin yeniden devreye girebileceğini ifade etti. Türkiye’nin uluslararası kuruluşlar nezdinde bir gıda merkezi olmasına yönelik hazırlıklarının bulunduğunu belirten Yumaklı, “Böyle bir durum olduğunda elbette biz de üzerimize düşeni yaparız. Gerektiği zamanda aksiyon alabilecek hazırlıktayız” dedi.
Bu yılki üretim görünümüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, yağışlardaki artışın tarımsal üretim açısından olumlu bir tablo ortaya koyduğunu belirtti. “Bu yıl için hakikaten yağışların çok iyi gitmesi bizi çok mutlu etti” diyen Yumaklı, geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklığa rağmen üretimin güçlü altyapı sayesinde sürdürülebildiğini ifade etti.

Geçtiğimiz yılın son 50 yılın en kurak dönemlerinden biri olduğuna dikkat çeken Yumaklı, “Bütün bunların hepsi tarımsal üretimi ciddi şekilde etkiledi. Ancak güçlü üretim altyapısı sayesinde herhangi bir problem olmadan bu süreci geçirdik” dedi. Yağış verilerine de değinen Yumaklı, “Bu yıl yağışlar geçtiğimiz yıla göre yüzde 85, uzun yıllar ortalamasına göre ise yüzde 20 arttı” bilgisini paylaşarak sulama maliyetlerinde de düşüş yaşandığını ifade etti. Rekolte beklentisi için ise “henüz erken” değerlendirmesinde bulundu.
Güvenilir gıda konusunun “kırmızı çizgi” olduğunu vurgulayan Yumaklı, denetim süreçlerine ilişkin kapsamlı veriler paylaştı. “Vatandaşımızın hak ettiği ürünü sağlıklı ve güvenli şekilde tüketmesi bizim için vazgeçilmezdir” diyen Yumaklı, 2025 yılında yaklaşık 1 milyon 300 bin denetim ve 29 milyon analiz gerçekleştirildiğini belirtti.
Reklam
Geçtiğimiz yıl yaklaşık 20 milyon lira idari para cezası uygulandığını ifade eden Yumaklı, bu yıl ise 593 suç duyurusu yapıldığını ve 2,7 milyar liralık cezai işlem uygulandığını söyledi. Ramazan ayında ise yalnızca bir ayda 95 bin denetim gerçekleştirildiğini aktardı. Tarım sigortalarına da değinen Yumaklı, TARSİM’in kapsamına dikkat çekerek, “Devlet olarak primlerin yüzde 70’ini biz ödüyoruz. Kadın ve genç üreticilere ilave destekler sağlıyoruz” dedi.
Zirvede söz alan diğer isimler de tarımın stratejik önemine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Fındık İhracatında 20 Milyar Dolarlık Yerli ve Millî Başarı
Zirvede söz alan isimlerden Nurettin Canikli, tarımın stratejik önemine dikkat çekerek Türkiye’nin fındık üretimi ve ihracatındaki gücünü rakamlarla ortaya koydu. Tarımın doğrudan insan hayatıyla ilişkili en kritik alanlardan biri olduğunu vurgulayan Canikli, geçmişte sektörün yeterince önceliklendirilmediğini belirtti. Türkiye’nin fındık üretimindeki küresel hâkimiyetine işaret eden Canikli, “Dünya fındık üretiminin yüzde 75’ini Türkiye gerçekleştiriyor, ürettiğimiz fındığın yüzde 80’ini ihraç ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Fiyatlama gücünün bu ölçekte bir üretim yapısında belirleyici olması gerektiğini vurgulayan Canikli, yıllık 220-230 bin ton iç fındık ihracatına karşılık elde edilen gelirin yıllar içinde ciddi şekilde arttığını dile getirdi. “2003 yılına kadar bu miktar fındığın ihracatından elde ettiğimiz gelir ortalama 650 milyon dolardı. 2003’ten bugüne kadar ise aynı miktar fındık ihracatından elde edilen ortalama gelir 1 milyar 850 milyon dolara ulaştı” diyen Canikli, bu artışın toplamda 20 milyar doların üzerinde reel gelir anlamına geldiğini ifade etti. Bu tabloyu “yerli ve millî” kavramının somut bir örneği olarak değerlendiren Canikli, Türkiye’nin üretim gücünü doğru politikalarla ekonomik değere dönüştürebildiğine dikkat çekti.
Tütüncü: Dünya Ticaretinde Yeni Dengeler Kuruluyor
Küresel ticarette yaşanan dönüşüme dikkat çeken Mehmet Tütüncü, tarım ve gıda sektörünün yeni dönemde stratejik bir konuma yerleştiğini vurguladı. Tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı olmadığını belirten Tütüncü, “Türkiye Yüzyılı vizyonunda tarım ve gıda endüstrisi ayrılmaz bir bütünün parçalarıdır. Yalnızca bir sektör değil, stratejik güç alanlarıdır” ifadelerini kullandı.
Bu alanın artık ekonomik olduğu kadar millî bir sorumluluk taşıdığını dile getiren Tütüncü, üretimi merkeze alan, üreticiyi güçlendiren ve gıda arz güvenliğini garanti altına alan bir yapının önemine işaret etti. Küresel ölçekte önemli bir dönüşüm yaşandığını vurgulayan Tütüncü, “Dünya ticaretinde yeni dengelerin kurulduğu, tarım ve gıdanın geleceğine dair stratejilerin yeniden belirlendiği bir dönemdeyiz” dedi.
“1 Milyondan Fazla Müşteri Tarımsal Kredi Kullandı”
Finansal perspektiften tarım sektörünü değerlendiren Alpaslan Çakar, küresel ekonomide artan kırılganlıklara dikkat çekti. Küresel ölçekte jeopolitik gerilimlerin “yeni normal” hâline geldiğini belirten Çakar, “Fiyat istikrarı ve arz güvenliği ekonomiyi zorlar hâle geldi. Üretim gücünü koruyan ülkeler bu tür dalgalanmalara karşı güçlü durabiliyor” ifadelerini kullandı.
Reklam
Tarımın kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunun altını çizen Çakar, sektörün yalnızca ekonomik değil, stratejik bir değer taşıdığını vurguladı. “Savunma sanayi kadar kritik bir alan olan tarım sektörünün stratejik önemi giderek artıyor” diyen Çakar, Ziraat Bankası’nın bu doğrultuda üreticiyi desteklemeyi bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti. Tarımda sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi için çalışmalar yürüttüklerini belirten Çakar, “1 milyondan fazla müşterimize tarımsal kredi kullandırmış bulunmaktayız” dedi.
Zirvede yapılan değerlendirmeler, tarımın Türkiye açısından stratejik öneminin önümüzdeki dönemde daha da artacağını ortaya koydu.
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.