Yapay zekâda kurumsal dönüşüm hız kazanıyor
11:18, 05/02/2026, Perşembe

Yapay zekâda kurumsal dönüşüm hız kazanıyor
Resmen yağıyor… Adeta bombardıman altındayız… Yeni gelişmeler, endişeler, haberler, araştırmalar, örnekler, reklamlar… Fail belli; yapay zekâ (YZ)…
Müşteri deneyimi ve dijital iş hizmetleri sağlayıcısı TP Türkiye, yüzde 40’ın üzerinde ciro artışı açıklamış, bunda yapay zekâ destekli müşteri deneyimi çalışmalarının etkisini vurgulamış… “Yapay Zekâ Çağında Kadın Liderliği” projesinin açılış töreni, İstanbul Gedik Üniversitesi’nde düzenlenmiş.
Veri ve yapay zekâ alanında faaliyet gösteren SAS’ın desteğiyle hazırlanan “IDC Veri ve Yapay Zekâ Etki” raporu, kuruluşların yüzde 78’inin yapay zekâya “tam güven” duyduğunu, ancak sadece yüzde 40’ının bu altyapıya yatırım yaptığını ortaya koymuş. Güvenilir YZ’ye yatırım yapanların getirilerini ikiye katlama olasılığı yüzde 60 daha yüksekmiş.
Aynı çalışmaya göre; META (Orta Doğu, Türkiye ve Afrika) bölgesinde Türkiye olumlu bir ayrışma göstermiş. Güvenilirlik endeksinde en yüksek skora sahip ülke olan Türkiye, etki skorunda (3.30) küresel ortalamanın üzerinde bir performans sergilemiş. Ayrıca “güven ikilemi” oranının yüzde 45 seviyesinde olması sayesinde ülkemiz, küresel ortalamanın (yüzde 46) biraz altında kalarak bu alanda daha dengeli bir tablo çizmiş.
Yani YZ aşağı, YZ yukarı… Artık hiçbir şey anlamadıysak dahi şunu iyice bellemişizdir: Bu işi iyice öğrenmek, işlerimizi, sistemlerimizi uyumlu hâle getirmek şart!...
Türkiye Yapay Zekâ İnisiyatifi (TRAI) bu konuyu biraz daha derin kazmış… Türkiye’de kurumların “YZ devrimine” ne kadar hazır olduğu, kimlerin strateji belirlediğini, denemelere başladığını ya da hâlâ beklemede olduğunu 126 kurumun katılımıyla araştırmış…
TRAI Kurucusu Halil Aksu, sonuçların şaşırtıcı ve ilham verici olduğunu söylüyor. YZ artık her kurumun radarında olsa da çoğunluk henüz işin başındaymış… Bir yandan büyük bir merak ve yatırım isteği tespit edilmiş, ancak yönetişim, strateji ve kullanım alanlarındaki belirsizlikler dönüşümü zorlaştırıyormuş…
Raporda şunlar yer almış: Türkiye’de her 6 şirketten biri yapay zekâyı aktif olarak kullanıyormuş. Beş veya daha fazla yapay zekâ projesi yürüten kurumların oranı ise yüzde 32,8’e ulaşmış.

Araştırma verileri, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 37,6’sının yapay zekâyı yönetim kurulu düzeyinde tanımlanmış bir ‘strateji’ile ele aldığını ortaya koymuş. Yapay zekâ stratejilerinin merkezinde ise operasyonel verimlilik, maliyet optimizasyonu ve karar destek sistemlerinin güçlendirilmesi yer almış.
Bir başka deyişle veriler, ülkemizdeki dijital dönüşümün ‘deneme’ aşamasından ‘stratejik yapılanma’ evresine geçtiğini ancak hâlâ aşılması gereken kritik eşikler olduğu gösteriyor…
YZ’nin bizce en büyük sorunu; internete açık her uygulamada olduğu gibi ‘bilgi çöplüğü’nün içinde kaybolup gidebilmesi, daha beteri bunları veri olarak kabul ederek bu çöplere dayanan yorumlar yapması, kullanıcısını yanıltması…
Bunu engellemenin en güzel örneğini İstanbul Erkek Lisesi İş İnsanları ve Yöneticiler Platformu’nun (İELYİP) son toplantısındaki konuk konuşmacı Prof. Dr. Acar Baltaş kardeşimizin geniş bir ekiple birlikte hayata geçirdiği muhteşem uygulamada gördük…
Baltaş ne yapmış? Fikriyatının bütün müktesebatını, videoları, kitapları, makaleleri, notları, TV konuşmalarını, derslerini 6-7 ay süren titiz bir çalışmayla YZ’ye yükletmiş. Deneme sürümünü de bize gösterdi… Uygulamaya dilediğiniz soruyu yöneltebiliyorsunuz; uygulama da Baltaş’ın sesiyle, üstadın bile bir çırpıda toparlayamayabileceği derinlik ve kapsamda mükemmel bir cevapla size dönüyor… İnternete açık olmadığı için de herhangi bir gerçek dışı, müphemiyet içeren ya da çöp dediğimiz türden bilimsel hata, sapma da taşımıyor… Baltaş Grubu, bu YZ uygulamasını Şubat ayından sonra şirketlerin ve kurumların kullanımına sunacakmış…
TRAI raporuna dönersek… YZ’yi Yönetim Kurulu düzeyinde ele alan yüzde 37,6’lık kesimin, bu işin‘yeni bir heves’ değil, ‘beka meselesi’ olduğunu kavradığı anlaşılıyor... Bu sevindirici olsa da geriye kalan şirketler için ‘stratejik yapılanma’ evresinin sadece kâğıt üzerinde kalmaması, liderlik iradesinin ortaya konulması elzem…
Çünkü yapay zekâ dönüşümü, sadece Bilgi Teknolojileri departmanları ya da uzmanları tarafından çözülebilecek bir mesele değil… Bütçeden insan kıymetlerine, kurum kültüründen etik değerlere kadar pek çok şeyin -deyim yerindeyse- yeniden inşa edilmesi gerekiyor…
İşte tam burada üst yönetimin liderlik sergilemesine, gözlemci konumundan çıkıp sürece yön vermesine ihtiyaç var gibi… Ülkemizin, SAS’ın “IDC Veri ve Yapay Zekâ Etki” raporundaki yüzde 78’lik gayet yüksek güven skoru ve potansiyeli ancak bu şekilde bir anlam kazanabilir ve sonuç verebilir...
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.