Çok babalı çocuklar

Gelelim yazımızın başlığına sebep olan iğrenç hâdiseye… Medyadaki haberin başlığı şöyleydi: “Aynı anda iki erkekten hamile kalan kadının hikâyesi bilim adamlarını şaşırttı.” Aslında şaşacak bir durum yok ama şaşıyorlar işte. Aşağıdaki hâdise bir babalık testi ile ortaya çıkmış. Kim bilir babalık testi yapılmadığı için başka kaç yüz bin veya milyon benzer rezalet vardır.
Bu bahse döneceğiz ama gelin önce İslam’ın iddet hususundaki emirlerine bir bakalım. İddet lügatte saymak, sayılan şeyin miktarı, adet mânâlarına gelirken, fıkıhta ise evliliğin herhangi bir sebeple sona ermesi durumunda kadının yeni bir evlilik yapabilmek için beklemek zorunda olduğu süreyi ifade eder.
İddet yani bekleme süresi, Kur’an-ı Kerim ve Hadisi Şeriflerde detaylıca ele alınır. Çünkü yukarıda da zikredildiği üzere mesele tahmin edilenden çok daha mühimdir. Yani nesebin karışması ve maazallah “çok babalı çocuklar” gibi tehlikeli bir durum ortaya çıkarır.
Tarla mühim fakat tohum daha mühim
Bir tarla düşünün, o tarlaya sadece siyez buğdayı ekmek varken birden çok çeşit buğday ekerseniz biyoloji bilimine göre tabii melezleşme meydana getirirsiniz. Gebe bir kadının gebelik sırasında başka erkeklerle birlikte olması da buna benzer bir durum meydana getirir. Zira tarla/toprak mühimdir ancak tohum ondan daha da mühimdir.
Buğday ekilen topraktan pirinç hasat edilmezse gayri meşruluktan da meşru yavru meydana gelmez. Bu gayri insânî ahlâksız durum sadece zîna günahına sebep olmaz aynı zamanda nesebi bozar ve nesep hukukunu zedeler.
Bu hususta Yazı İşleri Müdürümüz Süleyman Şahin’in “Senin sandığın çocuk başkasının olabilir...”, Genel Yayın Müdürümüz Kemal Özer’in ise “Çocuğunuz, organını aldığınız kişiden olabilir” başlıklı 2019’da yayınlanan iki yazısını QR kodları okutarak mutlaka okumanızı tavsiye ederiz.
İslam bir şeyi emretmiş veya nehyetmişse bunda insanın mutlak bir menfaati vardır. Ancak bunu insanların çoğu idrakten mahrumdur. Boşanmış kadının iddet beklemesinin hikmeti sadece gebe olup olmadığının anlaşılması değil aynı zamanda nesebin korunması gibi pek çok hikmeti de barındırır.


Yaş ne olursa olsun iddet
Evlilik sona erdiğinde iddet beklemesi yani belirli bir süre evlilik yasağının hem erkek hem de kadın tarafı için mesken, nafaka, nesep, mirasçılık gibi hak ve yükümlülükleri meydana getirir. Yaşı ne olursa olsun yani âdet görsün veya görmesin boşanan kadının iddet beklemesi şarttır. Bu süre üç hayız müddetidir. Bu da kabaca üç aydan biraz fazla bir zamana tekabül eder.
‘İyi ama artık hayız görmeyen kadın neden iddet bekler’ denilebilir. Kadının âdet görmekten kesilmesi gebe kalmayacağı mânâsına gelmez. Hatta çok ileri yaşlarda bile az görülse de gebelik gerçekleşebilir. Mesela Çin'de 67 yaşındaki âdetten kesilmiş bir kadın doğal yolla gebe kalmakla kalmayıp bir kız çocuğu dünyaya getirmişti. Hindistan'da 70 yaşındaki bir kadın ilk bebeğini dünyaya getirdi.
Avusturya'da ise 60 yaşında bir kadın sağlıklı bir bebek doğurdu. Yine Hindistan'da 74 yaşında bir kadın, ikiz bebekler doğurarak dünyadaki en yaşlı anne olarak kayıtlara geçti ve bunların hepsi yakın yıllarda meydana geldi. Demek ki âdetten kesilmek gebe kalmaya mânî değil.
Aynı anda iki erkekten hamile
Gelelim yazımızın başlığına sebep olan iğrenç hâdiseye… Medyadaki haberin başlığı şöyleydi: “Aynı anda iki erkekten hamile kalan kadının hikâyesi bilim adamlarını şaşırttı.” Aslında şaşacak bir durum yok ama şaşıyorlar işte.
Aşağıdaki hâdise bir babalık testi ile ortaya çıkmış. Kim bilir babalık testi yapılmadığı için başka kaç yüz bin veya milyon benzer rezalet vardır.
Gelin BBC’deki haberi okuyalım: “2018 yılında bir kadın, iki yaşındaki ikiz oğulları için Kolombiya Ulusal Üniversitesi'ndeki Nüfus Genetiği ve Tanımlama Laboratuvarı'na giderek babalık testi yaptırdı. Netice o kadar şaşırtıcıydı ki, tamamen emin olmak istedikleri için testi tekrarladılar. Netice aynıydı: İkizlerin annesi aynıydı, ancak babaları farklı çıktı. Teoride mümkün olduğunu bilseler de daha önce ilk elden böyle bir vakayla hiç karşılaşmamış olan bu kurumdaki uzmanlar, bilimsel olarak bu olayı inceleme altına aldı.
Bu duruma tıpta ‘heteropaternal süperfekondasyon’ adı veriliyor. ABD'nin Baltimore şehrindeki bir laboratuvarda bilim insanları tarafından 2014 yılında yayımlanan bir makalede, 39 bin babalık testinden oluşan bir veritabanında yalnızca üç heteropaternal süperfekondasyon vakasının tespit edildiği bildirildi.
Usaquén, bu biyolojik olayın neden bu kadar nadir gerçekleştiğini şöyle açıklıyor:
‘Birincisi, kadının iki cinsel partneri olmalı. İkincisi, her iki erkekle de çok kısa bir zaman dilimi içinde ilişkiye girmiş olmalı. Ayrıca poliovulasyon olması gerekiyor’ diyor.
Poliovulasyon, tek bir adet döngüsünde iki ya da daha fazla yumurtanın salınmasıdır. "Ve son olarak, her iki yumurtanın da döllenmesi gerekir" diyor Usaquén. ‘Bu, nadir bir olayın üzerine bir başka nadir olayın, bir başka nadir olayın ve bir başka nadir olayın daha eklenmesidir. Ne yazık ki piyango oynamıyoruz’ diye ekliyor.
Ayrıca farklı babalara sahip ikizlerin asla tek yumurta ikizi olamayacağını da belirtmek gerekiyor; çünkü tek yumurta ikizleri tek bir yumurta ve spermden gelişiyor.”
Ahlaksızlık diz boyu
Kolombiya’daki 2 babalı 2 erkek çocuk doğuran kadın ise hâdiseyi şöyle itiraf etmiş: “Kocamla birlikte olduktan birkaç gün sonra kocamın bir arkadaşı ile de birlikte olmuştum.”
Bu hâl bize birden çok erkekle birlikte olan kadın veya erkeklerin zîna günahının yanısıra hangi rezil hâllere sebebiyet verebileceklerini de gözler önüne seriyor. Şimdi Prof. Dr. Oytun Erbaş'ın “Bir kadının kaç kişiyle beraber olduğunu DNA'nızdan bulabilir” cümlesini bir kez daha hatıra getirelim.
Ayrıca gebe bir kadının kocası dışında bir veya daha fazla kişiyle birlikte olması durumunda birden çok kişinin genetiğini taşıyan bir bebek ortaya çıkar… Yukarıda geçen “farklı babalara sahip ikizlerin asla tek yumurta ikizi olamayacağı” ifadesi sakın kafanızı karıştırmasın. Buradaki tek yumurta ikizinden söz ediyor. Gebe kadının rahmine dökülen farklı erkek menilerinin büyümekte olan çocuğa etkisinden değil.

Aman Allah’ım nelerden söz ediyoruz. Ama ahlâksızların yaptıkları ve ahlâkın yerlerde süründürüldüğü bir zamanda bunları yazıp çizmek de bizim görevimiz.
Allah-ü Teâlâ bütün insanlığı ahlâksızlıktan, hayasızlıktan, teşhircilikten, iffetsizlikten ve zînanın her nev’inden muhafaza buyursun!
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.