Deprem bilimcilerinin usandıran kavgaları
13:00, 07/04/2023, CumaG: Güncelleme: 16:12, 07/04/2023, Cuma

Deprem bilimcilerinin usandıran kavgaları.
Her depremde olduğu gibi bu depremde de yeni, eski bir sürü profesör gördük, izledik. Sonra ortaya çıktı ki bu profesörlerin hepsi birbiriyle kavgalı. Şahsî egoları ve hırsları yüzünden birbirlerinin önüne ket vurduklarını öğrendik, her fırsatta birbirlerini kötülediklerine şahit olduk.
Cenk Yaltırak, bu depreme kadar çok fazla tanımadığımız bir deprem profesörü. Üslubu ve tavrıyla haber kanallarının gözdesi oldu. İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nde Profesör olan Cenk Yaltırak, depremle ilgili çarpıcı iddialarda bulunmakla kalmadı, Türkiye’deki deprem uzmanı lobisinin kirli çamaşırlarını da ortaya döktü. Yaltırak, milyonlarca insanın hayatını etkileyecek olan İstanbul depremiyle ilgili bazı çok önemli bilgilerin Celal Şengör’ün başını çektiği bir ekip tarafından ‘tükürdüğünü yalamamak’ için hasıraltı edildiğini söyledi. Yaltırak, ayrıca ekibinin hazırladığı yazılım sayesinde Türkiye’nin yeni fay haritasını çıkardığını, buna göre bilinenin aksine İstanbul’u etkileyecek tek bir fayın olmadığını, 4 fayın olduğunu öne sürdü. Yaltırak, İstanbul’un tehlike haritasının yanlış olduğunu ve bunun değişmesi gerektiğini, yoksa bedelinin ağır olacağını belirtti. Yaltırak, bu konuyla ilgili depremden önce hükümet yetkilileriyle yaptığı görüşmede, aralarında geçen diyaloğu da şöyle anlattı:
"Bizim verileri Düzce'de AFAD Başkanı'na anlattım"
“Prof. Dr. Orhan Tatar, geçen senenin sonuna doğru AFAD içinde Deprem Risk Azaltma Departmanının başına atandı. Orhan Tatar benim yaptığımı takip eden bir arkadaşımız. Bana dedi ki; "Cenk, mevcut tehlike haritasıyla bir yere varamıyoruz, çünkü çok geniş bir alanın değiştirilmesi gerekiyor. Oysa sen diyorsun ki bu işler nokta atışı olmak zorunda. Nokta atışıyla yeni harita yapabilir miyiz?" Ben de bunun yapılabileceğini örneklerle anlattım. Düzce'deki deprem oldu. Orhan beni Düzce'ye davet etti. "Seni AFAD Başkanı ile tanıştıracağım" dedi. O sırada sahada AFAD Başkanı Yunus Sezer de var. Üç boyutlu sistemleri gösterdim. Bu tehlike haritasının kendisi tehlike dedim.

"Hocam siz herkese 'din değiştir' diyorsunuz"
Yunus Sezer dinledi, dinledi. Sonra dedi ki; "Hocam siz diyorsunuz ki bütün herkese din değiştirin. Herkes bugüne kadar yaptığı işi inanılmaz savunuyor. Siz de bu din yanlış diyorsunuz."
Ben de dedim ki "Çok doğru söylüyorsunuz. Hazreti Nuh da her yeri sel kaplayacak dediğinde statükocuların hiçbiri ona inanmadı, sele kapıldı gitti. Nuh ve taraftarları kurtuldu. Bu çağda böyle bir durum yok. Ama yeni bir yol izlemez isek tufan hepimizi süpürecek.
Onun için sizin bu tehlike haritasıyla bir büyük deprem olursa, Türkiye'nin herhangi bir yerinde bütün bu hesaplamaların yanlışlığı ortaya çıkacak. Çünkü mevcut haritalarınızın mantığını jeologlar, jeofizikçiler değil inşaat mühendisleri kurguladı. Onlar yerküreyi homojen, sürekli aynı şekilde davranan bir basitlikte zannediyorlar. Onlar betonarmedeki statik kuralları burada var zannediyorlar. Böyle bir dünya yok. Sizin bu haritada 0.5 denilen yer, yarın 1G olabilir depremin doğasına bağlı olarak. Ve yeni bina bile yıkılabilir."Bütün bu anlattıklarım üzerine Yunus Bey dedi ki; "Şu depremin hengâmesi bitsin, sizi Ankara'ya davet edeceğiz." Üç hafta önce beni Ankara'ya çağırdı. O toplantıda birkaç arkadaş dışında birkaç kişi de şu anki haritayı savundu. Ama bu değişirse deprem yönetmeliği nasıl değişecek? Efendim şu nasıl değişecek? O toplantıda AFAD Başkanı açıkça oradaki statükoculara "Cenk Hoca'nın dediğini yapacağız" dedi. Sonra işte bu deprem oldu. Bu deprem olmasa, Yunus Bey İTÜ'ye gelecekti.”
Papyon polemiği
Bu arada Celal Şengör’le kavgalı olan tek profesörün Yaltırak olmadığını öğrendik. 1999 depreminden sonra en meşhur “deprem uzmanı” olarak öne çıkan Ahmet Ercan’ın da Şengör’le kavgalı olduğu ortaya çıktı. Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Şengör’ün kendisine Marmara’da beklenen deprem konusunda,
“Ya Ahmet abi, İstanbul’da şöyle yakışıklı bir deprem olsun, her tarafı bir yıksın geçirsin. Bu şehri biz yeniden kuralım’
dediğini aktardı. Şengör’ün depremle ilgili devamlı halüsinasyon gördüğünü belirten Ercan, aralarındaki diyaloğun şöyle devam ettiğini anlattı:“Dedim ki, ‘Ya Celal böyle bir şey olabilir mi? Bütün insanlar ölecek.’
‘Temizlensin ya’ dedi.
Şengör, bu dehşet iddiayı hemen yalanladı tabii…
“Tövbe böyle bir şey demedim. Zaten ben o herifle yıllardır konuşmadım ki, herhangi bir şey söyleyeyim”
dedi. Her fırsatta ateist olduğunu hatırlatan Şengör’ün bu tövbesinin ağız alışkanlığı olduğunu da not düşelim.Yangına körükle giden Fatih Altaylı da dostu Şengör’ü koruyup, Ercan’a yüklendi;
“Benim de Ahmet Ercan’a tavsiyem şu. Celal’i taklit edecekse bunu papyon takmaya başlayarak değil, bilim yaparak, makale yazarak yapsın. Daha fazlasını da söyletmesin.”
İBB deprem kurulunda ahbap-çavuş iddiası
Ahmet Ercan’ın tek kavgalısının Şengör olmadığını da kısa sürede öğrendik. Elazığ’daki depremden sonra Kahramanmaraş depremini işaret ettiği için şöhretin zirvesine çıkan Naci Görür’ün de Ahmet Ercan’dan hazzetmediği ortaya çıktı. Profesör Naci Görür,
“İstanbul’da deprem ihtimali yüzde 80’in üstüne çıktı”
deyince, hemen İstanbul Büyükşehir Belediyesi deprem kurulunun başına getirildi. Milyonlarca kişiyi etkileyecek deprem için toplanan kurula kendisine yakın isimleri davet etti. Buna kızan Ahmet Ercan, “Bu kişi deprem uzmanı değildir, bir saat bile deprem dersi almamıştır”
dedi.
‘İstanbul’da büyük deprem olmaz’
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un ise bu isimlerle hiç ortak bir yanının olmadığı ortaya çıktı. Üşümezsoy,
“İstanbul’da büyük deprem olmaz”
dedi. “Olsa olsa 6.5 büyüklüğünde olur” diye ekledi. Buna en yakın görüş ise Ahmet Ercan’dan geldi. O da “yakın zamanda İstanbul’da deprem olmaz” görüşündeydi. Cumhuriyet tarihinin en büyük depreminin enkazı kaldırılırken, ekran ekran dolaşan sözde uzmanların kavgaları asıl depremin üniversitelerde olduğunu ifşa etti.
Biri İstanbul yerle bir olacak derken, diğeri olmayacak diyor. Artık bunların çoğunun, Batılıların makalelerini okuyup ahkâm kesmekten öte pek bir bilgiye sahip olmadıkları konuşuluyor. Bunları dinleyen bürokrasi ve millete Allah güç kuvvet versin. İşimiz gerçekten çok zor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.