ABD ve Suudi Arabistan arasında tarihi nükleer anlaşma imzalandı
17:55, 23/07/2026, PerşembeG: Güncelleme: 17:56, 23/07/2026, Perşembe

ABD ve Suudi Arabistan arasında tarihi nükleer anlaşma imzalandı
Orta Doğu'daki güç dengelerini kökünden etkileyecek bir adım atan ABD, Suudi Arabistan'ın sivil nükleer programına onay verdi. ABD Başkanı Donald Trump tarafından onaylanan 30 yıllık mutabakat, Riyad yönetiminin kendi ülkesinde uranyum zenginleştirmesine olanak tanıyor. Washington'ın daha önce şart koştuğu İsrail'i tanıma kriterinden vazgeçtiği iddia edilen bu hamle, bölgede yeni bir rekabeti tetikleme ihtimali nedeniyle yakından takip ediliyor.
Washington ile Riyad yönetimi, Orta Doğu sahnesinde dengeleri değiştirebilecek kapsamlı bir iş birliğine imza attı. ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Krallığı’nın sivil reaktörler kurmasına ve kendi topraklarında uranyum zenginleştirmesine imkan tanıyan 30 yıl süreli mutabakatı resmi olarak onayladı. Milyarlarca dolarlık hacme sahip bu projede Amerikalı şirketler, Suudi Arabistan’ın sivil nükleer altyapısını inşa etmek için gerekli teknoloji ve uzmanlık desteğini doğrudan sağlayacak.
Tavizsiz görülen şart geri mi çekildi?
Söz konusu hamle ilk bakışta yalnızca teknik ve ticari bir ortaklık gibi görünse de diplomatik açıdan büyük bir kırılmaya işaret ediyor. Washington yönetimi tarihsel olarak hiçbir ülkenin denetimsiz uranyum zenginleştirmesine vize vermemişti. Dahası, Suudi Arabistan’a bu imkanın sunulması için uzun süredir masada tutulan İsrail’i resmi olarak tanıma şartından Trump’ın vazgeçtiği öne sürülüyor.
Bölgesel silahlanma yarışı endişesi
Zenginleştirilmiş uranyum maddesinin askeri nükleer teknoloji üretiminde de kullanılabilmesi, sürecin en hassas noktasını oluşturuyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio yapılan anlaşmanın güvenli olduğunu savunsa da konunun uzmanları Orta Doğu’da kontrolsüz bir silahlanma dalgasının başlayabileceği uyarısında bulunuyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio
İran dengesi ve Riyad’ın tutumu
Atılan adım, Washington’ın bölgesel politikalarındaki çelişkiyi de gündeme getiriyor. Nitekim ABD ve İsrail, henüz Şubat 2026’da nükleer silah geliştirmesini engellemek gerekçesiyle İran’a yönelik operasyonel adımlar atmıştı. Tahran’a yönelik bu baskıya karşın Riyad’a nükleer kapının açılması dikkat çekiyor. Veliaht Prens Muhammed bin Selman da geçmiş yıllarda konuya dair net duruşunu "İran nükleer bomba yaparsa, hiç şüphesiz biz de aynı yolu izleriz" ifadeleriyle dile getirmişti.

Jurnal.ist
Dünyada bir ilk: Türkiye'den KKTC'ye dev su temini projesi
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.