Son dönemlerde Çin'de ve ardından Avrupa'da uygulanmaya başlayan ve ebeveynlerin sıklıkla tercih ettiği çocuk güvenlik kemerleri,
Türkiye'de de anne ve babaların yöneldiği bir ürün olma yolunda. Bir tarafı çocuğun bileğinde, diğer ucu ise ebeveynde bulunan bir kemerden oluşan ürün, aradaki lastik yardımıyla
iki kişiden birinin kaybolmamasının güvenliğini sağlamak üzerine kurulu bir mantık ile kullanılıyor.
Star Gazetesi Köşe Yazarı Ömer Ekinci
,
İstanbul Florya'da çocuk güvenlik kemeri kullanan bir aile ile karşılaştı ve kaydettiği görüntüyü sosyal medya hesabı üzerinden paylaştı. Söz konusu paylaşım, çok sayıda yorum alırken; tartışmalarda ebeveynleri ikiye bölen
bir tablonun varlığı dikkati çekti. Bazı anne ve babalar 'hiperaktif' çocukların ancak böyle bir ürün ile zapt edilebileceğini savunuyor. Çocuklarda plansızlık ve aşırı hareketlilik durumlarıyla açığa çıkan, dürtüsel bir bozukluktur.
Hiperaktif çocuklar, rahatsız edici davranışları kasten yapmazlar.
Ancak dürtülerin kontrolü hem çocuk hem de ailesi için güçtür.
Türkiye'de çocuk güvenlik kemeri almak mümkün mü?
Tartışmaların ardından GZT Haber Merkezi'nde
'Türkiye'de çocuk güvenlik kemeri satılıyor mu, fiyat aralığı ne kadar, varsa almak mümkün mü?'
gibi sorulara yanıt aradık. Arama motorları üzerinden basit bir 'çocuk güvenlik kemeri'
aramasıyla
birçok alışveriş platformunda satışta bulunduğu görülüyor. 1 yaş ve üzeri çocuklar için olduğu belirtilen ve 20-30 TL aralığında etiket fiyatı
bulunan çocuk güvenlik kemeri, satıcılara göre 'çocukların güvenliği için' satılıyor. Özellikleri arasında
'çocuğun sokakta ebeveynin yanından ayrılmasını engelleyeceği ve kaybolma tehlikesini önleyeceği' belirtiliyor. Satın alan aileler ürünü savunuyor
Satış sitelerinde yer alan 'tasma' eleştirilerine ürünü satın alan anne ve babalardan savunma geliyor.
Hareketli çocuklara sahip olan anne ve babalar, ürünü aldıktan sonra büyük fayda gördüklerini sıklıkla dile getiriyor. 'Kızıma yetişemiyordum ama alınca işime yaradı'
benzeri onlarca yorum var. Bazı ebeveynler ise toplumsal baskıdan şikayetçi:
"Ürün güvenlik açısından iyi görünüyor. Ama tepkilerden korktuğum için almaya çekiniyorum. Ne olursa olsun
çocuğun düşmesinin engellemesi, toplumsal baskıdan önemli." Uzmanlar GZT için ürünü inceledi
GZT, Türkiye'nin yeni tartışma maddesi olan çocuk güvenlik kemerlerini Psikolog Burcu Düzoğlu Polat
ile masaya yatırdı. Polat'ın görüşü özetle, çocukların keşfetme duygusunun yok edilmemesi
yönünde. Bebeklik döneminden çıkan çocuklarda kimlik bilinci oluşmaya başladığını ve bu dönemde keşfetme dürtülerinin kontrol edilmeyeceğini ifade eden Polat, "Çocuk ebeveyn elinden tutmak istemez, söylenenlere hemen itaat etmez, kontrolsüzce gezmek ister.Bu normal gelişim sürecinin bir parçası
ve çocuğu eğitmek zorunda olan kişi çocuğun ebeveynleri" diye belirtiyor. "Sosyal medyada gördüğümüz fotoğrafı onaylamıyorum"
Çocuğun bir güvenlik bilekliğiyle ebeveyne bağlı şekilde dolaştırılmasının psikologlar tarafından tasvip edilmeyeceğinin altını çizen Polat, "Ailelerin gelişim süreçlerini bilerek güvenlik önlemlerini almaları ve bu sürecin geçici olduğunu bilmeleri,sabırla eğitim süreci işletmeleri gerekir" çağrısı yapıyor.
Şimdi gözler Aile Bakanlığı'nda
Türkiye'de çocuk güvenlik kemeri satışları için herhangi bir yasal düzenleme bulunmuyor. Ürünü satışa çıkarmak isteyen firmalar, çocuk ürünlerindeki prosedürlerden geçerek kolaylıkla piyasaya sürebiliyor.
Burada çocukların keşfetme duygusuna ilişkin doğal sürece alışveriş öncesi işaret edilmesi için bir mekanizma kurulabilir
Bu kapsamda Psikolog Burcu Düzoğlu Polat da Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na işaret ediyor:
"Bu konuda bakanlığa çok büyük görev ve sorumluluklar düştüğünü ifade etmeliyim. Ailelerimizin bilinçlenmesi adına, sosyal medyadaki bu tarz paylaşımların
yoğunluğuna yönelik hızlı refleksler geliştirmeli, anında uyarıcı paylaşımlar ve yayınlarla aileleri, özellikle genç ebeveynleri bilinçlendirme
yoluna gitmeliler."
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.