270 kitap yazan yazarın kütüphanesi büyümeye devam ediyor

Okumadığım sayfalara da muhtemelen gözüm değmiştir.
İlkokulu köyümde tamamladım; Ordu ili Ulubey ilçesine bağlı Kumanlar köyü. O yıllarda köye araba yolu hatta radyo bile yoktu. Kitaplarla, Ordu’ya Ortaokulu okumak için geldiğimde tanıştım. Kütüphanemi ortaokul ikinci sınıftan itibaren oluşturmaya başladım. Babam bana bir masal kitabı almıştı: Bir Küçücük Aslancık Varmış. Demek ki masal için geç değilmiş. Hepsini okudum. İkinci kitabım da Ali Fuat Başgil’in Gençlerle Baş Başa idi. Üçüncüsü Köroğlu Destanı… Kitaplığım oluşmaya böyle başladı.
Kitaplar, yaşama kaynağım. Elbette hâlâ kitap alıyorum. Hem de her hafta bir koli… Haftada 10-20 arası kitap alıyorum ve bunları okuyorum. Son yıllarda ilgim tamamıyla dünya tarihine yöneldi. Birkaç yıldır dünya tarihi okuyorum. Hatta bir dünya tarihi kitabı yazmayı bile düşünüyorum. Kitaplarda bir ayrımım var. Dil, tarih ve kültür kitapları önceliğim. Kütüphanenin büyümesi konusu ise başka… Bir yazar olarak kendi yazdığım yaklaşık 270 kitabım var. Bunların her birinden 5-10 sakladığınızda zaten yaklaşık 2 bin kitaplık bir alana sahip olmanız gerekiyor.
Yukarıda da bahsettiğim gibi kitaplığımı çok erken tarihlerde kurmaya başladım. Üniversitede okurken köydeki evimizde bir duvarı kaplayan kitaplığım vardı. Sonra öğretmenlik… Taşındığım eve önce kitaplarımı götürüp yerleştirir, daha sonra diğer eşyaları taşırdım. Kitaplığımı her gören, sizinle aynı soruyu sorardı. Evet, kitaplarımın çok büyük bir kısmını okudum. Geri kalanların da tamamını bölüm bölüm okudum. Okumadığım ya da nasibimi almadığım kitabı zaten kitaplığıma yerleştirmiyorum. Sonuç olarak çok büyük bir kısmını okudum. Geri kalanların da okunması gereken yerlerini okudum. Okumadığım sayfalara da muhtemelen gözüm değmiştir.
Evet. Her kütüphanenin bir iskeleti vardır. Benim kütüphanem de öyle… Hemen başucumda diğer kitaplardan ayrı olarak Köktürk, Uygur, Karahanlı, Türgiş, Oğuz Yabgu Devleti, Selçuklu Devleti döneminde yazılmış bütün eserler dururlar. Onlara tek hamlede ulaşıyorum. Sağ tarafımda Arapça, Farsça, İngilizce, Almanca ve Fransızca sözlükler… “Türkçe Sözlük”, “Raeama Sözlüğü”, “Derleme Sözlüğü”. Hemen kenarlarında da kendi yazdığım yaklaşık 270 kitabın her birinden bir tane… Günde ortalama 10 saat bu saydığım kitapların arasında yaşarım.
Bu soru biraz düşündürdü… Hırsız, kitap çalmaz. Kitap okuyan adam da kitap çalmaz. Kitabı kimse çalmaz aslında. Benim saydığım kitaplar kimsenin işinde de yaramaz. Bizimki aşktan… Ama yine de söyleyeyim. Tarama Sözlükleri ve Derleme Sözlükleri. Bu ikisinin hazine olduğunu kimse bilmez…
Kütüphanemin bizden sonrası olmayacağı belli. İki oğlumdan biri diş hekimi, diğeri de hukukçu… Her ikisine de alanlarında akademisyenlik teklifinde bulundum. İlgilerini çekmedi. Belki de benim esir gibi çalışmamı sevmediler. Kitaplarımı büyük ihtimalle çalıştığım, mensubu bulunmaktan onur duyduğum Gazi Üniversitesi hediye ederim diye düşünüyorum.
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.