Nerde o eski Almanlar? Almanya Germen köklerinden kopalı çok oldu

Almanlar zamanla ılık bir millete dönüştü ama Avrupa artık pek de öyle ılık bir yer değil. Rusya cihetinden sert rüzgârlar esiyor. Ukrayna savaşı bütün Avrupa’yı alarm durumuna getirdi. “Savaşma, seviş” diye böğüren eski tüfek liberaller bile “acaba mı ulan” demeye başladı. Yumurta kapıya dayanıp mevzu “bekâ meselesi” olunca dünün güvercin siyasetçileri bile şahin taklidi yapma derdinde.
Dünyada fatih milletlerden bahis geçse Türklerin hemen ardından Germenler de muhakkak anılır.
Türkler savaşçılıklarıyla sadece Asya’yı değil, Avrupa ve Afrika’yı da ipek bir atlas gibi boydan boya biçip geçerken, Germenler de Avrupa kıtasına silinmez bir şekilde damga vurdular. Habsburglar başta olmak üzere Avrupa soylularının ezici bir şekilde Germen kökenli olması o yüzden tesadüf değil.
Germen kabileleri bir sel gibi aktı. Frank olup Fransa’yı, Lombard olup İtalya’yı, Vizigot olup İspanya’yı, Angıl ve Sakson olup Britanya’yı, Viking olup Rusya’yı ele geçirdiler. Fatih olarak gittikleri yerde yerli halklarla karışıp yeni milletlerin ortaya çıkmasını sağladılar, Avrupa’nın sosyal ve siyâsî haritasını tamamen değiştirdiler.

Savaşa susamış bir millet
“Ölülerini, neticesi belli olmayan savaşlardan sonra bile geri götürürler. Kalkanını kaybetmek en büyük şerefsizliktir. Böyle bir duruma düşen kimse kurban âyininde yahut bir toplantıda hazır bulunamaz. Bir bozgundan sonra sağ kalanlardan birçoğunun şereflerine sürülen lekeyi temizlemek için kendilerini astıkları görülmüştür. Çoğu kez asil ailelerin çocukları doğdukları memleket uzun barış yıllarının uyuşukluğu içindeyse savaşan bir kabile ararlar. Barıştan ve sakince oturup kalmaktan hiç hoşlanmazlar. Onlara tarla sürmek, bir yılın mahsulünü beklemek, düşmana meydan okuyup ganimet kazanmaktan daha zor gelir. Başka birinin kanını dökerek ganimet almayı tercih ederler, aynı şey için alın teri dökmeyi ise uyuşukluk ve tembellik sayarlar.”

Germen iffeti diye bir şey vardı
Tacitus’u okuduğumuz zaman görüyoruz ki, bugünün çürümüş Avrupa’sında o eski Germenlerin ne savaşçılığından ne de ahlâkından bir iz kalmıştır.
“Ne erkekleri ne de kadınları gizli mektuplaşma bilmezler. Sayılarına nispetle kocasını aldatan kadın pek azdır. Böyle bir durumda kocanın hemen mukabele etmesine müsaade olunur. Koca, iffetsiz karısının saçını keser, ailesinin gözleri önünde soyup köyün ortasında kamçılar. İffetini satmış bir kadın için af yoktur. Ne güzellik ne gençlik ne de zenginlik ona bir daha koca bulamaz. Çünkü Germen diyarında kimse faziletsizliğe gülmez. Karşılıklı ahlâk bozukluğunu ‘devrin bozukluğu’ ile izah etmeye kalkmaz.”

Ne savaş kaldı ne de iffet
Nereden nereye, öyle değil mi?
Yakın zamanda Almanya’da yapılan bir ankete göre, muhtemel bir savaş durumunda ülkesini tereddütsüz savunmaya hazır olduğunu söyleyen Almanların oranı sadece yüzde 16 çıktı. “Belki savaşırım” diyerek tereddüt edenlerin oranı yüzde 22. Ülkesi işgal edilse bile kılını kıpırdatmaya niyetli olmayanlar ise yüzde 59 gibi büyük bir çoğunluğu oluşturuyor.
Tacitus’un anlattığı, düşman karşısında aldığı mağlubiyete tahammül edemeyerek kendini asan o cengâver adamlardan geriye pek fazla kimse kalmamış gibi. Günümüz Alman erkeği böyleyken, Alman kadınlarındaki iffetsizlik bahsine hiç girmeyelim.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.