117 yıl yaşadı, ne kanser ne de demans gördü! Hücreleri 23 yaş daha genç çıktı: Uzun ömrünün sırrı her gün tükettiği üç kasede saklı

2024 yılında 117 yıl 168 gün yaşayarak "dünyanın en yaşlı insanı" unvanıyla hayatını kaybeden Maria Branyas bilim dünyasını şaşırtmaya devam ediyor. İki dünya savaşı, 1918 İspanyol gribi pandemisi, İspanyol İç Savaşı ve son olarak COVID-19 gibi dönemleri atlatmayı başaran kadının DNA'sı bilim insanları tarafından detaylıca incelendi.
2024 yılında 117 yıl 168 gün yaşayarak "dünyanın en yaşlı insanı" unvanıyla hayatını kaybeden Maria Branyas’ın vücut sırları bilim dünyasını aydınlatmaya devam ediyor. İki dünya savaşı, 1918 İspanyol gribi pandemisi, İspanyol İç Savaşı ve son olarak COVID-19'u atlatmayı başaran süper asırlık kadının biyolojisi, bilim insanları tarafından tarihte eşi benzeri görülmemiş bir detayla incelendi

Josep Carreras Lösemi Araştırma Enstitüsü Kanser Epigenetiği Grubu Başkanı Dr. Manel Esteller liderliğindeki ekip, hakemli tıp dergisi Cell Reports Medicine'da yayınlanan nihai sonuçlarda, aşırı yaşlanma ile kötü sağlığın her zaman bir arada yürümek zorunda olmadığını bilimsel olarak ortaya koydu.

Hücrelerinde büyüleyici bir "kutuplaşma" tespit edildi
Araştırmacılar Branyas'tan alınan kan, tükürük, idrar ve dışkı örneklerini kullanarak onun genom, proteom, epigenom, metabolom, transkriptom ve mikrobiyomunu (tüm omik haritasını) analiz etti. Çalışmanın en önemli bulgusu, Branyas’ın yaşlanmayı tamamen durdurmuş olması değil, vücudunda iki zıt kutbun aynı anda var olmasıydı. Dr. Esteller bu durumu "büyüleyici bir dualite" olarak tanımlayarak, süper asırlık kadının hücrelerinde hem aşırı yaşlanma sinyallerinin hem de sağlıklı uzun yaşam belirtilerinin aynı anda mevcut olduğunu açıkladı.

Reklam
Analizlerde Branyas'ın kromozom uçlarındaki koruyucu kapaklar olan telomerlerinin aşırı derecede kısa olduğu, bağışıklık sisteminin iltihaba yatkın özellikler taşıdığı ve kan kök hücrelerinin lösemi veya kalp hastalığı riskini artıran mutasyonlara uğradığı görüldü. Ancak tüm bu ileri yaş göstergelerine rağmen Branyas; hayatı boyunca kanser, demans (bunama) veya ciddi bir kardiyovasküler hastalık geliştirmedi.

Sırrı her gün yediği 3 kasede saklı olabilir
Çalışmada, Branyas’ın kronik hastalıkları nasıl engellediğine dair koruyucu biyolojik ipuçlarına da ulaşıldı. Kan profilinde "iyi kolesterol" olarak bilinen HDL'nin çok yüksek, trigliserit düzeylerinin ise son derece düşük olduğu saptandı. En dikkat çekici bulgulardan biri ise bağırsak mikrobiyomunda ortaya çıktı. Branyas'ın bağırsağında, yaşlandıkça normalde azalan ancak anti-enflamatuar ve sağlıklı metabolizma üzerinde doğrudan etkisi olan Bifidobacterium seviyesi çok yüksek bulundu. Bilim insanları, Branyas’ın ömrünün son 20 yılında günde yaklaşık üç kase yoğurt yeme alışkanlığına dikkat çekerek, bu beslenme rutininin bağırsak florasını doğrudan desteklemiş olabileceğini not düştü.

Biyolojik olarak 23 yaş daha genç
Bilim dünyasını en çok şaşırtan sonuç ise gen aktivitesini düzenleyen kimyasal tabaka olan epigenom analizinden geldi. DNA metilasyon paternlerini kullanarak biyolojik yaşı ölçen "epigenetik saat" metotları uygulandığında, Branyas’ın hücrelerinin takvim yaşından çok daha genç olduğu saptandı. Yapılan hesaplamalardan biri, Branyas'ın biyolojik yaşının kronik yaşından tam 23 yıl daha genç olduğunu gösterdi. Metinde yer alan analize göre, bu yaşa ulaşmasının temel sebebi hücrelerinin gerçekte olduğundan çok daha genç bir hücre gibi "hissetmesi" ve "davranmasıydı". Bilim insanları tek bir kişinin biyolojisinin herkes için evrensel bir formül olamayacağını hatırlatsa da Branyas'ın genetik haritasının insan ömrünü uzatacak yeni stratejiler ve biyobelirteçler için eşsiz bir rehber olacağını vurguluyor.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.