Ahmed Şemseddin Karahisârî ve Yâkut üslûbu

Elif Kurumehmet
14:00, 22/02/2026, Pazar
CategorySkyRoad
Skyroad
Ahmed Şemseddin Karahisârî ve Yâkut üslûbu
Türk İslam Eserleri Müzesi nr. 1443, 2a Bir Karahisârî klasiği: Müselsel hat tasarımı ile, etrafı siyah mürekkeple tahrirlenmiş biçimde, altın mürekkeple yazılan “Elhamdü li-veliyyi’l hamd” ibaresi (Türk İslam Eserleri Müzesi nr. 1443, 2a)

Osmanlı Dönemi meşhur hattatları arasında, Şeyh Hamdullah’tan hemen sonra zikredilen üstatların başında Ahmed Şemseddin Karahisârî’nin adı anılır. Yaşamının bir kısmını Osmanlı hat mekteplerinin kurucusu olarak kabul edilen Şeyh Hamdullah ile aynı zaman ve mekan diliminde geçirdiği bilinmektedir. Afyonkarahisarlı olduğu imzalarında kullandığı “Karahisârî” ibaresinden anlaşılsa da, doğum tarihi, İstanbul’a ne zaman gelmiş olduğu veya aldığı eğitimlere dair kesin kayıtlar mevcut değildir. İmzalarından öğrenilen bir diğer bilgi ise hocasının Esedullah-ı Kirmânî olduğudur.

Hatt-ı hûb içre beyâza çıkaran kendözini Yazınun Karahisârî’dür ağardan yüzini

Hat eğitimi aldığı Esedullah-ı Kirmânî hakkındaki sınırlı bilgilerden, onun; Kirmanşah’ta doğduğu, Muhammed Kirmânî adlı bir hattatın tilmizlerden biri olarak muhtemelen Fatih devrinde, Osmanlı diyarına geldiği anlaşılmaktadır. Günümüze ulaşan eserlerinden, yazılarını Yâkut üslûbunu muhafaza eder biçimde metanetli ve keskin bir tarzda yazdığı ve 892/1487 tarihinde vefat ettiği tespit edilmiştir. Bu veriler, Esedullah-ı Kirmânî’nin, Karahisârî başta olmak üzere yetiştirdiği talebeleri vasıtasıyla, Yâkut’un üslûbunun, Osmanlı hattında yaklaşık bir asır daha etkisini sürdürmesindeki rolünü ortaya koymaktadır. Zamanla, Şeyh Hamdullah üslûbu karşısında sürekliliğini koruyamayan bu tesirin takip edilirliği kalmasa da, Karahisârî ve talebelerinin eserleri, Türk hat sanatında, estetik ve sanat gücü yüksek seçkin yerini daima korumuştur.

Şeyh Hamdullah’ın, Yâkut tarzından yeni bir vadi oluşturduğu ve dolayısıyla Türk hat mekteplerinin doğmasına zemin hazırlayan kurucu bir dönüşüme öncülük ettiği kabul edilirken, Karahisârî’nin, Yâkut üslûbunu bilinçli biçimde muhafaza ederek, onun tarzını sürdürdüğü bilinmektedir. Birbirine zıt gibi duran iki tercihin sonuçlarından biri olarak, Şeyh Hamdullah’ın, Yâkut tarzından, kendine has bir üslûp çıkarma teşebbüsünün açtığı çığır, kendisini, “kıbletü’l küttâb / katiplerin yöneldiği nokta” konumuna yükseltip, günümüze dek takip edilirlik vasfı kazanmasını sağlamıştır. Buna karşılık Karahisârî, Yâkut üslûbunun Osmanlı coğrafyasındaki son büyük ve yetkin temsilcilerinden biri olması sayesinde Türk hat sanatında ayrıcalıklı bir konum elde etmiş; bu konum onun “şemsü’l hat / hattın güneşi” ve “Yâkut-ı Rûm / Anadolu’nun Yâkut’u” gibi niteliklerle anılmasına yol açmıştır. Takipçisi olduğu Yâkut çizgisini geliştirmesinde, Fatih devri hattatlarından ve günümüze ulaşan kitabeleriyle celî sülüs yazıların gelişiminde önemli yerleri olduğu kaydedilen, Yahyâ Sûfî ile Ali b. Yahyâ Sûfî gibi hattatların tesirinde kalmış olduğu da ileri sürülebilir. Örnek aldığı üstatlar ve yazılarından etkilerle, kendi harf bünyelerine ve tasarımlarına yansıttığı estetik ahenk, ölçü ve denge gibi hususlar; Yâkut üslûbunun Osmanlı coğrafyasında daha da olgunlaşmasına önemli katkılar sunduğunu ortaya koyan somut göstergeler olarak değerlendirilebilir.

Türk İslam Eserleri Müzesi nr. 1443, 1b Maʻkılî hat ile “elhamdülillah” ibaresi, müselsel yazı ile Besmele ve tekrar maʻkılî hat ile İhlas Sûresi’nin yazılı olduğu, Enʻam-ı Şerif’ten bir sayfa (Türk İslam Eserleri Müzesi nr. 1443, 1b)
Türk İslam Eserleri Müzesi nr. 1443, 1b Maʻkılî hat ile “elhamdülillah” ibaresi, müselsel yazı ile Besmele ve tekrar maʻkılî hat ile İhlas Sûresi’nin yazılı olduğu, Enʻam-ı Şerif’ten bir sayfa (Türk İslam Eserleri Müzesi nr. 1443, 1b)

Hat sanatına yönelik kaynaklarda, aklam-ı sittenin her türünde mahir olduğu belirtilen Karahisâri’nin, özellikle celî yazılarda -zamanına göre- Şeyh Hamdullah vadisinden daha ileri derecede bir hüner sergilediği kaydedilmektedir. Ayrıca, adeta kendisiyle özdeşleşen tarzda yazdığı, Besmele, Kelime-i Tevhid, “Elhamdü li-veliyyi’l hamd” ibareli isitifleri kabiliyetini gösteren, gerek teknik gerek nitelik bakımından müstesna örnekler olarak değerlendirilmektedir. Eserleri arasında en önemlisi Kanûnî Sultan Süleyman için yazmış olduğu büyük boy (61,5x42,5 cm) Kur’an-ı Kerîm’dir. Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’nde Hırka-i Saadet kısmında numara 5’te bulunan ve tamamlamaya ömrünün yetmediği bu Kur’an’ı, büyük olasılıkla talebelerinden ve aynı zamanda evlatlığı da olan Hasan Çelebi’nin (ö. 1594) tamama erdirdiği düşünülmektedir. Saray sanatkârlarının kurumsal çatısı olan ehl-i hiref teşkilatının maaş defterlerinde adının geçmesi, bir süre saray katibi olarak görev yaptığını da göstermektedir. Bahsi geçen meşhur Mushaf’ı dışında başlıca Topkapı Sarayı, Türk İslam Esreleri Müzesi ve Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi olmak üzere birçok müze ve koleksiyonda Kur’an-ı Kerîm, Enʻam-ı Şerif, Dua-i Usbuiyye, murakkaa ve kıtaları bulunmaktadır. Bunlar arasında Türk İslam Eserleri Müzesi’nde 1443 numarada kayıtlı Enʻam-ı Şerif, üst düzey sanatkarlık mahsulü sayfa tasarımlarıyla şaheser denebilecek bir niteliktedir. Bir hattatın yetiştirdiği talebelerinin, onun canlı eserleri olduğu düşünüldüğünde, zikredilebilecek en meşhur talebelerinin başında, yazma eser türündeki velûdluğu yanı sıra Süleymaniye ve Selimiye Camii başta olmak üzere birçok mimari yapıda kitabeleri bulunan evlatlığı Hasan Çelebi ile, Ferhat Paşa (ö. 1596), Derviş Mehmed Efendi (ö. 1592) ve Demircikulu Yusuf (ö. 1611) gelir. Bu bağlamda, Demircikulu’nun, Tophane Kılıç Ali Paşa Camii’ndeki celî yazılarının, sanatsal tasarım bakımdan oldukça dikkat çekici bir nitelikte olduğu hatırlanabilir.

M. Uğur Derman, Türk Hat San’atından Seçmeler, s. 109 Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi HS nr.5 te bulunan Mushaf’ının serlevhasında Fatiha Sûresi (M. Uğur Derman, Türk Hat San’atından Seçmeler, s. 109)
M. Uğur Derman, Türk Hat San’atından Seçmeler, s. 109 Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi HS nr.5 te bulunan Mushaf’ının serlevhasında Fatiha Sûresi (M. Uğur Derman, Türk Hat San’atından Seçmeler, s. 109)

Doksan yaşlarında vefat eden Ahmed Şemseddin Karahisârî, mensubu olduğu Cemaleddin İshak Karamânî’nin Sütlüce’deki tekkesinin haziresine defnedilmiştir ancak mezar taşı kayıptır. Vefatına düşürülen tarih ise şöyledir: “Geçdi hayfâ Karahisârî-i Pîr”

*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026