Kendini ölü zanneden adam: Graham Harrison

Dünyanın en sıra dışı psikiyatrik rahatsızlıklarından biri olan Cotard Sendromu'na yakalanan ve yıllarca kendini bir ceset zannederek mezarlıklarda yaşayan Graham Harrison, tıp tarihine geçen yoğun tedavilerin ardından karanlık yanılsamayı aşarak hayata yeniden tutundu.
İngiltere’de yaşayan Graham Harrison, geçirdiği ağır bir depresyon sarmalının ardından hayatını tamamen değiştirecek korkunç bir yanılsamanın içine düştü. Banyoda intihar girişiminde bulunan ve ölümden dönen Harrison, uyandığında artık aynı insan değildi. Kendisine "yürüyen ceset sendromu" olarak da bilinen nadir psikiyatrik rahatsızlık Cotard Sendromu teşhisi konulmuştu. Harrison, beyninin banyoda öldüğünü, organlarının çürüdüğünü ve artık yaşayan bir insan olmadığını iddia ediyordu. Ne yemek yemeye ne de uyumaya ihtiyaç duyuyordu; çünkü ona göre ölülerin bunlara ihtiyacı yoktu.
Mezarlıkta huzur aramak
Çevresindeki insanların canlı olduğunu görmek Graham Harrison’a acı veriyordu. Yaşayan dünyaya ait olmadığını düşündüğü için evinden çıkıp en yakın mezarlığa gitmeye başladı. Saatlerce mezarların arasında dolaşıyor, oradaki sessizlikte huzur buluyordu. Polislerin onu sık sık mezarlıklardan topladığı bu dönem, yakınları için tam bir kabusa dönüşmüştü. Harrison o günleri anlatırken, "Koklama yetimi kaybetmiştim, tat alamıyordum. Mezarlıktaki köpeklerin beni parçalamasından korkmuyordum çünkü zaten ölü bir et parçasıydım" diyerek zihninin derinliklerindeki karanlığı özetliyordu.
Beynin gizemini çözmek
Harrison’ın durumu, nöroloji ve psikiyatri dünyasında büyük bir yankı uyandırdı. Bilim insanları, onun beyin fonksiyonlarını incelemek için sıraya girdi. Yapılan detaylı beyin taramalarında (PET taramaları), Harrison’ın beyninin metabolik aktivite seviyesinin, adeta genel anestezi altındaki veya bitkisel hayattaki bir insanınki kadar düşük olduğu görüldü. Yani beyninin mantık ve farkındalık üreten merkezleri adeta "uyku moduna" geçmişti. Bu somut tıbbi veri, onun neden kendisini ölü hissettiğini bilimsel olarak kanıtlayan ilk büyük ipucu oldu.
Reklam
Hayata yeniden uyanmak
Teşhis netleştikten sonra Harrison için zamana karşı yarış başladı. Alanında uzman doktorlar, kombine bir tedavi protokolü uyguladı. Yoğun ilaç tedavileri, psikoterapiler ve beynin aktivitesini yeniden artırmaya yönelik nörolojik müdahaleler birbirini izledi. Zamanla beynindeki metabolik faaliyetler normale dönmeye başladı. Yıllar süren bu zorlu mücadelenin ardından Graham Harrison, bir gün uyandığında yeniden nefes aldığını, kalbinin attığını ve en önemlisi "yaşadığını" fark etti. Harrison, modern tıbbın ve ailesinin sabrıyla bu karanlık dehlizden çıkmayı başararak tıp tarihine geçen bir zafere imza attı.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.