Mustafa Râkım Efendi hat sanatında çığır açtı

Elif Kurumehmet
09:00, 14/04/2026, SalıG: Güncelleme: 10:32, 14/04/2026, Salı
CategorySkyRoad
Skyroad
Mustafa Râkım Efendi hat sanatında çığır açtı
Mustafa Râkım Efendi (1171/1758-1241/1826)

Türk hat sanatının önde gelen hattatlarından Mustafa Râkım Efendi hem yaşadığı asırda hem de sonraki dönemlere önemli tesirleri olan bir sanatkârdır. Mehmed Kaptan’ın oğlu olarak Ünye’de dünyaya gelmiş, ilköğrenimini burada tamamlamıştır. Tahsilini ilerletmek için, aynı maksatla kendisinden daha önce İstanbul’a giden ağabeyi İsmail Zühdi’nin (ö. 1806) yanına giderek, onun nezaretinde medrese eğitimini sürdürmüştür. Ağabeyinin, Eğrikapılı Mehmed Râsim Efendi talebelerinden Moralı Ahmed Hıfzı Efendi’den sülüs, nesih ve rikā‘ yazılarını meşkedip, “Zühdî” mahlasıyla icâzet almış önemli bir hattat olması, Mustafa Râkım Efendi’nin de sanat hayatını doğrudan etkilemiştir. Bu etkiyle küçük yaşta ağabeyiyle hüsnühat derslerine başlayıp henüz on iki yaşındayken, icâzeti ile birlikte kendisine “Râkım” mahlası verilmiştir.

III. Derviş Ali’den de yazı meşk etmiş olan Mustafa Râkım Efendi, o yıllarda hafızlığını da ikmale erdirmiş, medrese derslerini tamamlamasıyla birlikte ilmiye icâzeti sahibi olmuştur. Resim sanatı ile meşgul olması ve bu alandaki yeteneğinin saraya ulaşması, Sultan III. Selim’in kendisinden portresini yapma isteğinde bulunmasına yol açmış, resmi tamamlamasının ardından “müderrislik” payesi ile mükafatlandırılmıştır.

Saray çevresinde tanınırlığının artması ile Sultan II. Mahmud’un yazı hocası olarak vazifelendirilmiş ve sultanın hürmetini kazanmıştır. O yıllarda kendisine önce sikke ressamlığı ve tuğra tanzimi görevleri, akabinde İzmir, Edirne ve İstanbul kadılığı, takiben Anadolu Kazaskerliği payeleri verilmiştir.

TSMK GY 1319 numarada kayıtlı, Hz. Peygamber’e ithafen söylenmiş: Basmasa mübârek kademin rûy-i zemine, Pâk etmez idi kimseyi hâk ile teyemmüm” ibaresi yazılı celî sülüs bir levha
TSMK GY 1319 numarada kayıtlı, Hz. Peygamber’e ithafen söylenmiş: Basmasa mübârek kademin rûy-i zemine, Pâk etmez idi kimseyi hâk ile teyemmüm” ibaresi yazılı celî sülüs bir levha

Mustafa Râkım Efendi’nin hat sanatı tarihinde edindiği haklı şöhretinde, kendisinden önceki mektep kurucu hattatların bilhassa da Hâfız Osman Efendi’nin yeri büyüktür. Hâfız Osman’ın sülüs yazıları üzerindeki yoğun çalışmaları neticesinde, harflerin duruş güzelliklerine yönelik tespit ettiği nispetleri, estetik değer kaybına uğratmadan, tutarlı bir biçimde celî sülüs hattına tatbik ederek, celî sülüs hattında “inkılap” olarak tanımlanan bir safhanın öncülüğünü yapmıştır. Mustafa Râkım’ın tavrını benimseyip geliştiren hattat olarak tanınan Sâmi Efendi’nin (ö. 1912) bu gelişime dair: “Hâfız Osman’ın sülüslerini büyütürseniz Râkım’ın celîlerini, Râkım’ın celîlerini küçültürseniz Hâfız Osman’ın sülüslerini bulursunuz.” tespitinde bulunduğu nakledilmektedir. Benzer şekilde kaynaklarda, Sâmi Efendi’nin, bir gün bir mecliste, Râkım yolundaki tekâmülünü farkedenlerden birinin: “Efendim, Râkım Efendi’yi geçtiniz.” demesi üzerine: “Râkım geçilmez, kim onu geçmek isterse başa döner.” şeklindeki cevabından bahsedilir. Onun bu yanıtı, Mustafa Râkım Efendi’nin hat sanatında ulaştığı seviye ve yeteneğin sanatkârlar nezdinde aşılması güç bir zirve olmakla birlikte üslûp bakımından da nihai bir ölçü olarak kabul edildiğini ortaya koymaktadır.

Mustafa Râkım’ın Sultan II. Mahmud adına düzenlediği 1230/1814 tarihli bir tuğra
Mustafa Râkım’ın Sultan II. Mahmud adına düzenlediği 1230/1814 tarihli bir tuğra
 Mustafa Râkım Efendi’nin imzalarından biri
Mustafa Râkım Efendi’nin imzalarından biri

Sultanların bir tür imzası ve hükümdarlık alameti niteliğindeki tuğranın estetik formuna kazandırdığı boyut ile de, hat sanatı tarihinde ayrıcalıklı bir konum elde eden Mustafa Râkım Efendi, hattatların imza atma stillerine de yeni bir anlayış getirmiştir. Bahsedilen katkıları ile kendi dönemine gelinceye kadarki dalgalanmalardan ve karmaşıklıktan yazıyı arındırmış, onunla birlikte söz konusu alanlarda, harflerin duruşları ve ideal ölçüleri, istifte/tasarımda denge ve tuğra estetiği gibi hususlarda sistematik bir bütünlük tesis edilebilmiştir. Oluşturduğu bu sanat üslûbu, İ. Hakkı Baltacıoğlu tarafından: “…Sinan Türk mimarlığında, Michelangelo heykeltraşlıkta ne yapmışsa, daha ziyâdesini Râkım da yazıda yapmıştır.” şeklinde değerlendirilmiştir.

Mustafa Râkım Efendi’nin farklı kalem kalınlıklarıyla tertip ettiği istifli celî sülüs bir levhası (TSMK GY 324-12)
Mustafa Râkım Efendi’nin farklı kalem kalınlıklarıyla tertip ettiği istifli celî sülüs bir levhası (TSMK GY 324-12)

Günümüze ulaşan birçok eseri arasında mimariye uygulanan ve celî sülüs hattı ile kaleme aldıklarından; Tophane Nusretiye Camii’ndeki kuşak yazıları ve Fatih Nakşıdil Sultan Türbesi’ndeki kuşak ve kapı üzerlerinde bulunan celî yazıları ve bilhassa buradaki çeşmede bulunan müsenna su ayeti ilk akla gelenlerdendir. Mezar taşı kitabeleri arasında ise ağabeyi için yazdığının yanı sıra, barındırdığı sanatsal incelikler bakımından hattatlar için adeta bir ziyaretgah olarak görülen Eyüp Sultan Camii haziresinde, Çelebi Mustafa Reşid Paşa için yazdığı mezar taşı oldukça kıymetlidir. Ayrıca Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi, Türk İslam Eserleri Müzesi, Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi başta olmak üzere, bazı özel müze ve koleksiyonlarda yer alan muhtelif eserleri arasında; hilye (TİEM nr. 2732), celî sülüs levhalar ve yazı kalıpları beraberinde, sülüs ve nesih murakkaa, kıta ve tuğraları bulunmaktadır. Ta’lik ve celî talik hatlarıyla da eserler verdiği bilinen Mustafa Râkım Efendi’nin bu eserlerinden, Miskinler Tekkesi (Hâfız İsa Ağa) Çeşmesi kitabesi en meşhurlarındandır. İsimleri ve eserleri günümüze ulaşan üç talebesi, hattat padişahlar arasında önemli bir yeri olan Sultan II. Mahmud, Râkım üslûbunun, eserleriyle ve yetiştirdikleri talebelerle sürdürülmesinde büyük katkıları olan Mehmed Haşîm Efendi (ö. 1845) ve Mehmed Şâkir Recai Efendi’dir (ö.1874).

Nakşıdil Türbesi Sıbyan Mektebi giriş kapısı üzerinde bulunan celî sülüs kitabe
Nakşıdil Türbesi Sıbyan Mektebi giriş kapısı üzerinde bulunan celî sülüs kitabe

Ömrünün son zamanlarında felç hastalığına yakalanan Râkım Efendi, vasiyeti üzerine Karagümrük semtindeki Atik Ali Paşa Camii yakınına defnedilmiş, mezarının üzerine hanımı tarafından bir türbe ve yanına da medrese inşa edilmiştir.

*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026