Taşkent'in 3000 yıllık mirası dünyaya açılıyor
16:00, 18/07/2026, Cumartesi

Taşkent
Türkistan'ın kadim başkentlerinden Taşkent, 2028'de tarihin en büyük kültürel hamlelerinden birine sahne olacak. Ünlü Japon mimar Tadao Ando'nun tasarladığı Özbekistan Millî Müzesi, tarihi Abdulkasim Medresesi'nin hemen yanı başında yükselecek; çağdaş mimariyle yüzyıllık zanaatkârlık geleneğini tek çatı altında buluşturacak.
40 bin metrekarelik devasa kompleks, çoğu ilk kez sergilenecek 100 binden fazla esere ev sahipliği yapacak. Louvre, British Museum ve Metropolitan Müzesi ile kurulan işbirlikleri sayesinde Taşkent, dünya kültür rotasında kalıcı bir durak hâline gelmeyi hedefliyor.
Cumhurbaşkanı Mirziyoyev'in "Binlerce yıllık mirasımızı dünyaya sunacak bir bilgi ve kültür merkezi" olarak tanımladığı yapı, yalnızca bir müze değil; kökleri derinlerde olan bu kadim şehrin geleceğe uzanan özgüvenli sesi olarak konumlanıyor.
Yapay zekâ ne yaptıysa yetmedi
Yapay zekâ resim yaptı, müzik besteledi, gazetecilik koltuğuna oturdu; şimdi de sahneye çıktı. Üstelik sıradan bir figüran olarak değil, romantik başrol oyuncusu olarak.
Metin Yıldız'ın kaleme aldığı "Şimdi Telefonunuza Bir Kod Gelecek", insansı bir robotla gerçek oyuncuları aynı sahnede buluşturuyor. "Robotik Bir Aşk Hikâyesi" alt başlığını taşıyan oyun, aşkı, yalnızlığı ve teknoloji çağında insan olmayı sorguluyor; yani tam da yapay zekânın sormaya başladığı türden soruları.
Tabii merak edenler için not düşelim: Robotun sahnede unutması, söze takılması ya da heyecandan titremesi beklenmiyor. Hatalar, aksaklıklar, o güzel insânî kusurlar şimdilik yalnızca et ve kemikten yapılmış oyunculara mahsus.

Üsküdar'da Peygamber sevgisiyle yoğrulan bir sergi
Hz. Muhammed'in (ﷺ) Hicri 1500. doğum yılı şerefine hazırlanan "Bereket Dairesi" sergisi, Üsküdar Mimar Sinan Galerisi'nde kapılarını açtı.
YediHilal Derneği ve Vakıf Katılım iş birliğiyle hayata geçirilen sergi; Cumhuriyet dönemine ait halk resimleri, litografiler, kartpostallar ve dînî levhaların yanı sıra çağdaş grafik sanatçılarının orijinal eserlerini bir araya getiriyor.
"Tanışma", "muhabbet" ve "hasret" adlı üç bölümden oluşan sergi, doğumdan ölüme uzanan bir ömrün Peygamber ﷺ sevgisiyle nasıl yoğrulduğunu gözler önüne seriyor. Otuz yıllık hurma fidanlarından 1453 şifreli kapı ziline uzanan ilgi çekici detaylarıyla her köşesinde bir hikâye saklı.
Bereket Dairesi, 21 Haziran'a kadar her gün saat 10.00–22.00 arasında ziyarete açık.

Coca-Cola, Kara Panterler ve Phantom Jetler
Oz Frankel
Ketebe
İsrail tarihinin 1967 Altı Gün Savaşı ile 1973 Yom Kippur Savaşı arasındaki altı yıllık dönemi, ülkenin kültürel, toplumsal ve siyasi çehresinin kökten değiştiği, Fransız etkisinin yerini hızla Amerikan nüfuzuna bıraktığı en kritik dönemeci temsil eder. Bu süreç, sadece jeopolitik bir ittifakın ötesinde, televizyon ekranlarından mutfaklara, askerî doktrinlerden protesto kültürüne kadar toplumun en mahrem katmanlarına işleyen bir yaşam tarzı dönüşümüdür.
Oz Frankel, Coca-Cola, Kara Panterler ve Phantom Jetler adlı bu çalışmasında, sözkonusu dönüşümü tüm ayrıntılarıyla ele alıyor. Frankel, Coca-Cola’nın gelişiyle şekillenen tüketim modernitesinden Phantom jetlerinin transferiyle dönüşen askerî kültüre, Amerikan tarzı seçim kampanyalarından Siyah Gücü hareketinden ilham alan kimlik politikalarına kadar geniş bir yelpazeyi özetliyor.

Cihada Gidemeyen Adam
Bülent Akyürek
Ketebe
Bülent Akyürek, Cihada Gidemeyen Adam’da kendi iç âleminde sıkışmış, sürekli düşünen ve bu yüzden parçalanıp duran bir adamın hikâyesini anlatır: doğduğu andan itibaren kendini uyumsuz hisseden, düşünmekten kaçamayan, sıradan hayatın akışına karışamayan bir adamın zihinsel ve ruhsal çözülüşünü…

İslam Tarihi Ve Medeniyeti Külliyatı 15 Cilt
Hikmetevi Yayınları
İslâm Tarihi ve Medeniyeti Külliyatı, yirmiyi aşkın editör ve 200’e yakın akademisyenin uzun yıllara dayanan ilmî birikimiyle hazırlanmış, alanında eşine az rastlanır kapsamlı bir başvuru eseridir. 15 ciltten oluşan bu büyük külliyat, yaklaşık 10.000 sayfalık hacmiyle İslâm tarihini ve medeniyetini en erken dönemlerden itibaren bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır. Hz. Âdem ve Hz. Havva ile başlayan insanlık tarihi, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) risâleti, Asr-ı Saâdet, Hulefâ-yi Râşidîn, Emevîler, Abbâsîler, Endülüs Emevîleri ve Türk-İslâm devletleri ile Selçuklular’dan Osmanlı’ya kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsamaktadır.
Tamamı telif olan eser, Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinde görev yapan alanında uzman tarihçilerin katkılarıyla hazırlanmıştır. Her bir konu, ilgili alanda uzman akademisyenler tarafından ilmî titizlikle kaleme alınmış; siyasi gelişmelerin yanı sıra sosyal yapı, kültür, ilim, sanat ve medeniyet anlayışı da ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Bu yönüyle eser, yalnızca kronolojik bir tarih anlatısı değil, aynı zamanda Tematik olarak İslâm medeniyetinin dünya tarihine kattığı değerleri ortaya koyan kapsamlı bir çalışmadır.

Manevî Tıp (et-Tıbbu'r-Rûhanî)
İbnu'l-Cevzi
Endülüs Kitap
İslam ilimler tarihinin en velûd alimlerinden biri olan İbnü’l-Cevzî islamî ilimlerle birlikte tarih, biyografi, tasavvuf, tıp gibi pek çok alanda kitaplar telif etmiştir. İbnü’l-Cevzî, nefsin olumsuz hâllerinin dengelenmesine dair telif ettiği bu eseri yazma gayesini kendisi şöyle ifade etmektedir: “Daha önce bedenlerin tıbbı hakkında bir kitap hazırlayıp “Laktu’l Menâfi’” adını verince, ona Tıbbu’n-Nüfûs (Ruh Sağlığı) hakkında da bir kitap eklemeyi tercih ettim ve ismini de “et-Tıbbu’r-Rûhânî” (Manevî Tıp) koydum. Beden tıbbı suretlerin ve şekillerin ıslah edilmesi, nefislerin tıbbı ise insanın iç dünyasının ve düşüncelerinin ıslahıdır. Ve bu tıp daha kıymetlidir. Bu kitabı yazmaktaki gayem dünyada ondan faydalanma ve ahirette sevap kazanmaktır. Allah (cc.) fazlı keremiyle insanı dilek ve isteklerine ulaştırır.”

Tekno - Feodalizm
Kolektif
Telemak
Devreler ve işlemcilerle son yarım asırda yeniden yaratılışına şahit olduğumuz yeni dünyamızda kadim kabuslardan sudur etmiş yeni bir hayalet dolaşıyor: teknofeodalizmin hayaleti.
Kapitalizmin sonunu hayal etmek 90'larda imkânsızdı, ama artık bunun mümkün olduğu bir çağdönümüdenyiz. Peki, bu iyi bir haber mi? Kapitalizmin sonu ya da kabuk değiştirmesi, sistemin yol açtığı eşitsizlik, adaletsizlik ve sefaletin sona ereceği anlamına gelmediği gibi, varolan çelişkilere daha şiddetli ve yeni yapıların doğuşunun kara haberini de getiriyor.

Ben Bu Davanın Fedaisiyim
(Ali Şükrü Bey'in Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri)
Hayrullah Türker
Beyan Yayınları
Ali Şükrü Bey, döneminin en mühim münevver ve kalemlerinden biridir. Onun vücuda getirdiği telif ve tercüme metinler; tarihten coğrafyaya, eğitimden bilime, spora, felsefeden siyasete kadar çok geniş bir yelpazeye sahiptir.
Dünyanın bir buhran içinde olduğunun ve doğum sancıları çektiğinin farkında olan Ali Şükrü Bey, bütün dünyada artık krallıkların, sultanlıkların sona ermeye yüz tutmasıyla halka dayanan devlet modellerinin ortaya çıkacağını öngörmektedir. O, Avrupalıların “demokrasi ve sosyalizm” dedikleri halka dayanan bu yönetim anlayışlarının, J. J. Russo’nun “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” sözünün Avrupalıları ilgilendirdiğini, bizim zaten 1.300 yıllık sağlam bir “halk hükümeti” geleneğimiz olduğunu düşünmektedir.
Buhranın sonucunda meydana gelecek doğumun da bizim için İslam Birliği olacağını/olmasını ummaktadır.
Ali Şükrü Bey için Millî Mücadele’nin silahsız bir tarafı da vardır. O, sadece düşmanın topraklarımıza ayak basmasına, memleketimizi istila etmesine değil, düşmanın fikirlerinin memleketimize girmesine ve yerleşmesine de karşıdır. Diğer bir ifadeyle o, maddî istiklal kadar manevî istiklali de önemsemektedir.
Kâğıt üzerinde devletin adı her ne olursa olsun, sultaya-diktaya karşı olan Ali Şükrü Bey, halka dayanan bir yönetimden yanadır. Birilerinin iddiasının aksine, Ali Şükrü Bey ve dava arkadaşları ne irticacıdırlar ne de sultanlık taraftarı.

Middlemarch
George Eliot
İletişim
19. yüzyıl İngiliz edebiyatının dev yazarlarından George Eliot, Middlemarch’ta büyük toplumsal değişimlerin rüzgârıyla sarsılan bireysel yaşamların kusursuz bir resmini sunuyor. Demiryolu ulaşımının başlaması, bilimdeki yeni gelişmeler ve ünlü Reform Yasası tasarısıyla ilgili tartışmalar İngiltere’nin taşrasına dek ulaşır ve karakterlerin sıradan görünen yaşamlarında büyük etkilere yol açar. İngiliz taşrasındaki Middlemarch kasabasına dışarıdan ulaşan etkiler taşralı karakterlerin umutları, arzuları, hayal kırıklıkları, başarısızlıkları ve bireysel ilişkilerin karmaşık dinamikleriyle iç içe geçip kusursuz bir toplum manzarası üretir.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.