Tuna Nehri: Türk tarihinin kader ırmağı

Şahkurt Emirdağlı
14:00, 18/04/2026, Cumartesi
CategorySkyRoad
Skyroad
Tuna Nehri: Türk tarihinin kader ırmağı
Nehr-i Aziz: Tuna

Tuna, Karaormanlar’dan Karadeniz kıyılarına kadar, upuzun bitimsiz bir cümle misali en gümrah hâliyle kendi havzasında dolaşırken, Rumeli’ye geldiğinde sesi birden dupduru bir Türkçeye keser. Nehir aynı nehirdir, su berraklığıyla ışıldar ama sesi rüzgârlarla taşınmış nefeslerle alabildiğine Türkçe akar. Altaylardan gelen hafıza çizgileri Balkan diyarına ulaştığında, Tuna kıyılarında dörtnala koşturan o bahadır atlıları hatırlatacaktır bize tarih. Haritalarda çizilmiş sessiz sınırları tarif etmez yalnızca Tuna boyları, o yüzden adına şiirler, destanlar, şarkılar, türküler yazılmıştır.

Yahya Kemal “Türk’ün gönlünde dağ varsa Balkan’dır, nehir varsa Tuna’dır,” diyerek, Anadolu’dan Rumeli’ye uzanan o manevi gönül köprüsüne hizalar bizi. Haklıdır, bakışlarımız o hattın üzerinde keskinleşmiştir çünkü. Türkler 1393’te Tuna’ya kavuşmak için atlarıyla Rumeli’nin ilk durağı Tırnavo’ya geldiler. Kavuştukları Tuna’yla beş asır boyunca birlikte yaşamak vardı kaderlerinde. Nehr-i Aziz’in imkânsız yolu Türklerindi artık. Tersaneler kurdular kıyılar boyunca, limanlar inşa ettiler. Trabzon, Kefe, Sinop, Samsun ve İstanbul’dan kalkan kadırga, baştarda, kalyon, kalayta ve şaykalar Tuna yoluyla Eflak Prensliği’nin en büyük liman şehri Brǎila (İbrâil) şehrine kadar ulaşabiliyordu mesela.

Aklımız en çok Tuna’da kaldı.
Aklımız en çok Tuna’da kaldı.

14 at alacak büyüklükteki Tuna şaykaları, takip ettikleri su yoluyla nehre kurulmuş liman şehirleri arasında mekik dokuyup, Budin’den Karadeniz’e kadar Tuna havzasının tamamen Osmanlı idaresi altında olduğunu ispatlıyorlardı. Kırım Tatar atlılarına bile Bahçesaray-Budin arasında yeni bir güzergâh açmıştı Tuna. Çığ gibi geçiyorduk kafileler hâlinde en güzel yerlerinden Nehr-i Aziz’in Tuna’nın, ki bizi afet sanıyorlardı. İlk suyumuzu Orhun’da içtik, Ceyhun’da aşka, Tuna’da zafere koştuk, nihayetinde Sakarya oldu ebedi ırmağımız. Ama aklımız en çok Tuna’da kaldı. Yahya Kemal söyledi durdu Tuna’yı; “Haykırdı ak tolgalı beylerbeyi; İlerle / Bir çığ gibi geçtik Tuna’dan kafilelerle.” Plevne, yüz yetmiş tabur, yüz elli iki süvari bölüğü ve beş yüz yetmiş bir topla kuşatıldığında akmam dedi Tuna Nehri. Gazi Osman Paşa’yı kahraman bildi. Akacağı zamanı da, bentlere sığmayacağı zamanı da iyi bildi.

Tuna’nın İstanbul’u

Evliyâ Çelebi Tuna Nehri’ni ilk kez benzersiz manzarasıyla Rusçuk’ta görmüştür. “Ümmü'n-nühûr-Rûm”dur ona göre Tuna, “Rûmeli nehirlerinin anası”dır yani. Tuna’yı İstanbul’la kavuşturmak ister Çelebi. Çatalca’da göklere baş çekmiş kayaların delinmesiyle yapılacak bir mühendisliğin Tuna’nın kollarının Yenibahçe ve Aksaray içlerine doğru akmasını sağlayacağını düşünür ve düşler. Karadeniz tarafından yutulmasına gönlü asla razı değildir. Evliyâ Çelebi bu hayaline kavuşamamıştır ama Demirkapı’dan Karadeniz’e kadar her kış 40 gün boyunca donan Tuna’nın, çözülen buz parçalarıyla İstanbul Boğazı’na kadar geldiği olur bazen. Tuna, İstanbul’una paramparça olsa da ulaşır. Eski bir Rumeli Beylerbeyi gibi söz verdiği Payitaht’ına kavuşur böylece. Samiha Ayverdi şöyle anlatır bunu: “İşte Boğaziçi ile yekvücut olan Tuna, gene de Karadeniz'i aşıp, Boğaz'ın sularında Tunalaşarak, o tarihi dostluğu ihya eylemekte ve o kadim aşinalığı, o eski muhabbet ve meşvereti, Rumeli'de gönlü de gözül de takılıp kalmış olanlara gizli gizli raz söylemekten geri kalmamaktadır.”

Tuna’yı İstanbul’la kavuşturmak ister Çelebi.
Tuna’yı İstanbul’la kavuşturmak ister Çelebi.

Tarihin içinden akan nehir

Doğduğu Alman topraklarından başlayıp Hızırilyas boğazından Karadeniz’e dökülene kadar 2800 km boyunca, 10 ülkeden geçip, 4 başkente hayat veren Tuna’nın, 120‘den fazla ırmakla birleşip kar ve buzullarla beslenen azametli suyu, yüz milyon insan’ın manzarasıdır. Sırtında nice köpüler taşır, hafızasında ölmez hikâyeler yaşar, tarihin içinden akan nehirdir, tatlı suyundan sofralara balıklar verir. Tuna’yı boydan boya balık tutarak geçmeyi amaçlayan Tuna Oltası yarışmasının galibi Ilia Krusch’un maceralarını anlatan, Avusturyalı besteci Johann Strauss’un Güzel Mavi Tuna valsinden ilhamla yazılmış Güzel Sarı Tuna, Jules Verne’in kalemini ilk kez bilim-kurgu dışında dolaştırmaya karar verdiği kitabıdır. Tuna, olta ve balıklarıyla edebiyata da sızar. Bir zamanlar iskelelerinde istiflenerek bekletilen balıklar dünyaya dağıtılırken, yöresinde hayatlar yeşerirdi Tuna’nın. "Dersaadet’in Kileri"dir bu yüzden namı, üzerinde işleyen değirmenleriyle bilinir. 300 kollu bir devdir haritalarda Tuna. Arapsaçı kollarıyla bereketli havzasını usulca kucaklar.

Adını Nehir Tanrısı olan Danube’den alan Tuna Nehri, Avrupa’nın en kadim, en işlek suyolu olması hasebiyle, tam bir stratejik hazine sayılmaktadır. Rumeli akıncıların rüyası Tuna, doğduğu toprakların şairlerinin zihninde ise, kültürel başlangıç noktası, sınır ve hafıza metaforlarıyla karşılanır. Alman şairler Friedrich Hölderlin, Friederike Kempner ve Karl Mayer, Orta Avrupa’nın şah damarı Tuna Nehri’ni bu çağrımlarla anlayıp dizelerine dökeceklerdir. Victor Hugo ise gotik kuleler ile ışıldayan minareler arasında coşkuyla akan bir barış suyu olarak özler Tuna’yı. Aynı suya düşen iki medeniyetin yansımasıdır şaire göre.

Ruhunu bildiğimiz bir nehrin kıyısında bile olamamak bize düşen.
Ruhunu bildiğimiz bir nehrin kıyısında bile olamamak bize düşen.

Türk’ün kader ırmağı

Tuna, İmparatorluk Yolu’nu (İstanbul-Sofya-Niş-Belgrad-Budin-Viyana) karşılayan görkemli bir su muhafızıydı. Yolcuyu kara eşkıyasından korur, seferlerde ağır silahların sevkini sağlayarak orduya hücum gücü olurdu, "su gibi gitmek" tabiri en çok Tuna’ya yakışırdı. Tuna varlığıyla esenlik ve suhuletti. Kurduğumuz ilk modern vilayetin adı Tuna’ydı, aynı adla çıkan çift dilli bir gazetesi de olan 7 sancaklı bu vilayetin (Tuna-Dunav) başkenti nehir güzeli Rusçuk, valisi ise meşhur ıslahatçı Midhat Paşa’ydı. Geçmişimiz Tuna’yla dolu.

Bugün Tuna’nın kıyıdaş ülkeleri arasında adımız anılmıyor belki. Ruhunu bildiğimiz bir nehrin kıyısında bile olamamak bize düşen. Tuna’dan kalan son hatıra olan nehir üzerindeki Türk yerleşimi Adakale’nin de Lozan’da Romanya’ya bırakılmasıyla o büyük hikâyemiz hitama ermişti artık. Ama Alman tarihçi Franz Babinger’in Türk’ün kader ırmağı benzetmesini yaptığı yerde duruyoruz hâlâ, yine aynı kaderin içindeyiz. Tuna’da ayrı olmadı hiç kaderimiz. Süleyman Çobanoğlu “Benim balkon Tuna’ydı” dediğinde o yakın anlam’ı hemen tanırız mesela. O balkona kendi Tuna’mızı asarız çünkü.

Her 29 Haziran Tuna Günü olarak kutlanır dünyada. Ve biz Tuna’yı özler dururuz. Aklımız Tuna’da kalmıştır. Nehr-i Aziz’de. Nal sesleri, gürül gürül akan suyuna karışır zihnimizde. Âşık Çelebi, Divan edebiyatında Tuna nehri için yazılmış ilk ve tek manzume sayılan, gürül gürül çağlamasıyla meşhur Tuna Kasidesi’nde, o kader ırmağını bengi bir bakışla şöyle tarif eder: “Yâ ruh-ı cânân yahûd âyîne-i cândur Tuna.”

*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026