Zeugma’dan Bakırcılar Çarşısı’na Gaziantep’in kültür ve medeniyet mirası

Bahtiyar Aslan
13:00, 15/10/2021, CumaG: Güncelleme: 13:24, 18/09/2025, Perşembe
CategorySkyRoad
Skyroad
Zeugma’dan Bakırcılar Çarşısı’na Gaziantep’in kültür ve medeniyet mirası
Gaziantep ya da eski ve halk arasındaki adıyla Antep, Türkiye'nin en kalabalık dokuzuncu bir ili.

Gaziantep, kolları Kudüs, Halep, Beyrut, Urfa, Mardin, Diyarbakır, Kilis, Maraş gibi şehirlere uzanan efsanevi bir varlık gibidir. Büyük ve engin bir coğrafyanın ortasına bağdaş kurmuş, bakışları derin, ruhu dingin bir ermişe de benzetebilirsiniz onu. Çünkü gerçekten de bu coğrafya insana ermişlere has mistik bir fısıltıyla yaklaşıyor. Daha doğrusu siz o coğrafyaya sokulurken sizi bir mistik fısıltı karşılıyor ve hep size eşlik ediyor.

Sebebi çok açık aslında; bu topraklar
kadim topraklardır,
bu topraklarda
bin yıllara dayanan yaşanmışlık vardır.
Coğrafyaya hâkim bir tepeden bakarsanız eğer
medeniyete, insanlığa yön vermiş büyük peygamberlerin,
hükümdarların, bilgelerin ayak izlerini görür gibi olursunuz.
Gaziantep’in merkezinde yer aldığı coğrafya, bende daima
yaratılışta bir öncelik hissi doğurur.
Sanki Tanrı yeryüzünde ilk önce buraları (
belki bütün Orta Doğu için geçerli bir şeydir)
yaratmıştır.
Anadolu’da bu his beni
Maraş, Kayseri, Konya hattı boyunca takip eder.
Sonra yavaşça kayboluverir. Ege sınırlarına girince birden
yenilik, tazelik fikri
yakalar.
Muğla ya da Aydın, Antep ya da Mardin’den binlerce yaş küçüktür.
Antep’in toprağı
insana derin ve sınanmış hakikatler fısıldar;
peygamberidir, Egenin toprakları daima yeniyi, arayışı… Felsefidir.

Antep’in Hüviyeti

Şehirler şüphesiz hüviyetlerini tarihi akış içinde kazanırlar.
Medeniyetle (medine)
ilgisi olan şehirler, bu
kimlik kazanma süreçlerinde daima insanı ve insana has değerleri merkeze alırlar, işlerler ve sunarlar.
Modern şehirler
yani kentler ise yeni ve
kapitalist değerler
üretmeyi ve sunmayı esas almıştır.
Modernleşme
biraz da şehirlerin kentleşmesi dolayısıyla
kadim değerlerin yerine modern değerlerin (yargıların demek daha doğru sanki)
yerleşmesidir. Antep böyle büyük bir
tehlikeyi tecrübe etmiş şehirlerden
biridir.
Ekonomik girdinin
çok önemsendiği çağımızda,
mistik toprakların
merkezindeki bu şehir, kamuoyuna bir
ticaret ve gastronomi şehri
olarak takdim edildi ve ediliyor. Bunda bir yanlışlık mı var?
Gerçekten de Antep bir
gastronomi şehri değil mi?
Elbette öyle. Ancak Gaziantep denince insanların aklına her şeyden evvel baklava geliyorsa yani şehir baklava sembolüne ve bu sembolün paraya tahviline mahkûm ediliyorsa, burada büyük bir sorun var demektir.
Sakın yeme-içme kültürünü hafife aldığım düşünülmesin. Karşı olduğum şey,
bu kültürün Antep’in ürettiği değerlerin üstünü örtmesidir.
Mesela Antep ve Kilis denince artık kamuoyunun aklına
kadim ve ince bir musiki kültürü neden gelmiyor?
Antep büyük bir musiki şehriydi. Klasik musikimizin başarılı bir şekilde icra edildiği az sayıda şehirden biriydi. Bugün bu kültür ne ölçüde devam ediyor, doğrusu bilmiyorum.
Şehir Kültürü ve Antep’in Güzelleri
Genelde kültürün özelde de şehir kültürünün görmeyle ilgisini yadsımak mümkün değildir. Şehirler bize görünürler (kendilerini takdim ederler) ve
kültürlerinin
önemli bir kısmını
görsel
ve
somut
olan üzerinden nesillere aktarırlar. Fakat yine de Antep’i görmek demek coğrafyaya has
taş evleri, samimiyetin ifadesi dar sokakları, Hatay ve Kahramanmaraş’ta da örneklerini gördüğümüz saçaklı, bodur minareli camileri
görmek demektir. Yer yer
uzun ve iki, üç şerefeli minareler
de yükseliyor bu coğrafyada. Oysa bu saçaklı ve bodur minareler bizi geçmişe ve geçmişin bu şehirlere hâkim olan ruhuna bağlıyor.
Bu ruhu teneffüs etmek için mesela
Annacar Camii’ni, Tahtani Camii’ni, Ömeriye Camii’ni, Boyacı Camii’ni, Yüzükçü Hanı, Zincirli Bedesten’i, Tütün Hanı’nı, Pürsefa Hanı’nı, Kemikli Bedesten’i
görmek gerek. Bunlar Antep’in güzelleridir. Bu mekânları dolaşırken tarihin sizinle özel bir sohbete giriştiğini duyarsınız. Bunların yanı sıra mutlaka
Zeugma Mozaik Müzesi, Arkeoloji Müzesi, Oyun ve Oyuncak Müzesi, Hasan Süzer Etnografya Müzesi
de mutlaka görülmesi gereken mekânlardır. Bunlara mutlaka eklenmesi gereken çok mühim bir mekân daha var;
Gaziantep Savunması ve Kahramanlık Panorama Müzesi. Kale içinde tam 180 metre uzunluğundaki tonozlu bir galeriden bahsediyorum.
2009
yılında açılan
müze
, içinde barındırdığı
heykellerle
,
kabartmalarla
,
portre
,
harita
,
kroki
gibi
materyallerle
ziyaretçileri yüz yıl öncesine götürüyor.
Modern teknolojinin imkânlarının
son derece başarılı bir şekilde kullanıldığı
müzede monitörlerden objelerle
ve tarihi süreçle ilgili bilgiler almak da mümkün.

Kültür Şehri Olarak Antep

Son yıllarda
Antep’te ciddi bir kültürel hareketlilik
göze çarpıyor. Şehrin yöneticileri üstü örtülen kültürün ve değerlerin farkına varmışlar ve kültürel hayatı yeniden canlandırmak için bir takım çalışmalar yapmışlar.
Ankara’dan, İstanbul’dan sadece gastro-seyahat (böyle bir şey olmalı değil mi?)
için gelmiyor insanlar;
Büyükşehir Belediyesi kültür adamlarını, yazarları, şairleri, tiyatro ve sinema sanatçılarını şehre getiriyor;
söyleşiler, paneller, konferanslar
düzenleyerek onları halkla buluşturuyor. Belediye ve üniversite işbirliğinin güzel örneklerini veren şehirlerden biri Antep.
Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Dairesi Başkanlığı
bünyesinde
akademik ve popüler kültür ve edebiyat dergileri
yayınlanıyor, bir takım
sanat ve meslek kursları
yürütülüyor. Belediye Başkanı
Fatma Şahin
, gençleri ön plana çıkarma ve bir takım işleri onlara emanet etme konusunda çok cesaretli. Doğrusu bunun meyvelerini de alıyor.
Yani şehre âdeta bir kadın eli değmiş gibi.
Yayın hayatını sürdüren
Kübbiye
,
Gazi Çocuk
gibi dergileri gençler yönetiyor.
Antep
, bu yayınlar etrafında gerçekleşen faaliyetlerle büyük bir kültür şehri olma özelliğini diri tutuyor.
Şehrin kültürü ve tarihi ile ilgili onlarca kitap, uzun ve kısa metrajlı belgesel film
hazırlanmış ve yayınlanmış. Bu kitap ve
filmlerde Antep’in
saliha hanımlarından gazilerine, kutnu kumaştan kuyumculuğa, Antep’teki tasavvufi hayattan yemek kültürüne
birçok şeyi bulabilirsiniz.
Akşamları kale civarına kümelenmiş
küçüklü büyüklü lokantalardan yükselen
gri duman ve kebap kokularıyla
maruf Antep’in
, bu fotoğrafın gerisinde devam eden canlı bir kültür ve edebiyat hayatı var. Antep’i bazen
tadarak
, bazen
görerek
, bazen
duyarak
, bazen de
okuyarak
gezmek gerekiyor.

*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026