Bir katil, iki kurşun ve milyonlarca ölü

İsmail Çağılcı
15:00, 27/06/2026, Cumartesi
CategoryMecra
Mecra
Bir katil, iki kurşun ve milyonlarca ölü
Avusturya Arşidükü Franz Ferdinand ve eşi Düşes Sophie, 1900'de evlenmişlerdi.

28 Haziran 1914'te Saraybosna'da Franz Josef Sokağı'nın köşesinde patlayan o iki el silah, aslında en büyük darbeyi Osmanlı topraklarına ve İslâm dünyasına vurdu. İlk Cihan Harbi'nin başlangıcını oluşturan bu hadisenin sonrasında 20 milyon insan sakat kaldı, 10 milyon insan canından oldu, imparatorluklar yıkıldı, devletçikler kuruldu, sınırlar bozuldu ve sınırlar çizildi.

28 Haziran 1914. Saraybosna sokakları hareketli bir güne uyanıyor;
ayak sesleri tüm dünyada işitilen savaşın yıkıcı etkisi
, vücuda gelmek için artık dakikaları sayıyordu. Henüz birkaç yıl önce, asırlar sonra Osmanlı Devleti’nin kontrolünden çıkan şehir,
kaderini paylaştığı diğer şehirler gibi günbegün kaosa sürükleniyor
; farklı milletlerden müteşekkil sosyal yapıysa kavga, gürültü ve hatta cinayetlerle çalkalanıyordu.
Yaz sıcağının iyiden iyiye hissedildiği o gün Sırplar, 525 yıldan bu yana her Vidovdan’da olduğu gibi
Kosova’nın kaybedilişine yas tutarken
, içlerinden birkaçı Balkanlar’dan Anadolu’ya, Ortadoğu’dan Uzak Asya’ya kadar uzanacak
taptaze acıların müsebbibi
olmaya hazırlanıyordu: Franz Ferdinand, şehirden sağ çıkmayacaktı.
Avusturya Macaristan Veliaht Prensi ve Avusturya Arşidükü Franz Ferdinand.
Avusturya Macaristan Veliaht Prensi ve Avusturya Arşidükü Franz Ferdinand.
1909’un şubat ayında taraflar arasında imzalanan anlaşmayla
Osmanlı Devleti’nce Avusturya Macaristan İmparatorluğu’na terk edilen Bosna-Hersek
, oldukça karışık günlerden geçiyordu. Dönemin o meşhur “
yükselen milliyetçilik akımları
”na kapılan Sırplar, yeni hamilerine kazan kaldırıyor ve bölgede başrol olmanın hesaplarını yapıyorlardı.
Alman İmparatorluğu’nun ortaya çıkışıyla yüzünü doğuya çeviren Avusturya Macaristan,
bir yandan sınırlarına katacak yeni topraklar arıyor
ve bir yandan da içerideki gedikleri kapamaya çalışıyordu. Balkanlar’daki karışıklığın farkında olan ve amcası İmparator Franz Joseph’ten görevden affını istemesine rağmen beklediği cevabı alamadığı için “
Avusturya ordusunun genel müfettişi
” unvanıyla bölgeye gitmek zorunda kalan Ferdinand ve eşi Sophie’yse
tüm bu karışıklığın merkezine
, Saraybosna’ya doğru yol alıyordu.
Franz Ferdinand, eşi Sophie ve çocukları Ernst, Sophie ve Maximillian.
Franz Ferdinand, eşi Sophie ve çocukları Ernst, Sophie ve Maximillian.
Son birkaç yıldır bölgede deyim yerindeyse terör estiren
Kara El
örgütünün himayesinde ortaya çıkan
Mlada Bosna (Genç Bosna)
adlı yeni yapılanmanın üyeleri, akıl hocaları
Dragutin Dimitriyeviç’i
n direktifleri doğrultusunda son hazırlıklarını yapıyorlardı. O sıralar bir yandan Kara El’in liderliğini, bir yandan da Sırp ordusunun istihbarat şefliğini yürüten Dimitriyeviç’in Franz Ferdinand’ı öldürmekle vazifelendirdiği
Gavrilo Princip, Nedeljko Çabrinoviç, Trifko Grabez, Muhammed Mehmedbasiç, Cvijetko Popoviç ve Vaso Cubriloviç’in
yaşları 17 ila 27 arasında değişiyordu.
Karışacakları olayın büyüklüğünü ve sebep olacağı şeyleri kestiremeyen genç adamlar,
ellerine aldıkları silah ve bombaların yükselttiği adrenaline
teslim oluyor ve 28 Haziran 1914 sabahı harekete geçerek Saraybosna sokaklarındaki kalabalığa karışıyorlardı. İstikametleri, belediye binasına varan
Appel Quay
Caddesi'ydi.
Sol üstten: Dragutin Dimitriyeviç, Nedeljko Çabrinoviç, Trifko Grabez, Muhammed Mehmedbasiç, Cvijetko Popoviç ve Vaso Cubriloviç.
Sol üstten: Dragutin Dimitriyeviç, Nedeljko Çabrinoviç, Trifko Grabez, Muhammed Mehmedbasiç, Cvijetko Popoviç ve Vaso Cubriloviç.
Arşidük Ferdinand, Sophie ve beraberlerindeki heyet 28 Haziran'ın erken saatlerinde Saraybosna sokaklarında göründüler. Yedi araçlık konvoyun ilk iki sırası
Belediye Başkanı Fehim Curçiç
ve polis şefi
Dr. Edmund Gerde’e
ayrılırken, üçüncü sıradaysa Franz Ferdinand ve Sophie’yi taşıyan araç yer alıyordu.
Kendilerini görmek için cadde ve sokakların iki tarafınca sıralanan ahalinin arasından ilerleyen konvoyun hedefi belediye binasıydı.
Şehrin yönetici kadrosuyla bir araya gelmeyi planlayan heyetin bir sonraki durağı da Avrupa Oteli olacaktı
. Her şey planlandığı gibi giderse birkaç saat içinde Saraybosna ziyaretini tamamlayacak ve şehirden ayrılacaklardı. Konvoy,
Appel Quay’a
doğru yol aldı.
Ferdinand ve Sophie, Avusturya birliklerini denetlemek üzere Balkanlar'a gelmişlerdi.
Ferdinand ve Sophie, Avusturya birliklerini denetlemek üzere Balkanlar'a gelmişlerdi.
Genç Bosna üyelerinin beklediği an gelmişti;
işte Franz Ferdinand ve ona eşlik eden konvoy caddeye giriş yaparak kendilerine doğru ilerliyordu
. Altı genç yerlerini almış, belirli aralıklarla cadde boyu sıralanmışlardı.
Konvoyla burun buruna gelen ilk isim Muhammed Mehmedbasiç’ti
. Ancak Mehmedbasiç, daha sonra anlatacağı üzere, korkmuş ve hiçbir eylemde bulunmadan geri çekilmişti.
Yoluna sağ salim devam eden konvoy, peşi sıra iki suikastçıyı daha geride bırakarak
Çumurja Köprüsü'ne doğru yaklaştı
. Köprü üzerinde konuşlanan Nedeljko Çabrinoviç, ilk üçüne nispeten daha gözü karaydı. Franz Ferdinand’ı taşıyan aracı karşısında bulduğu anda kendisine verilen görevi yerine getirdi ve
elindeki bombayı hedefine doğru fırlattı
. Arabanın kaputundan seken bomba arkadan gelen araçlardan birinin altına girerek patladığında,
Saraybosna sokakları büyük bir şok yaşamıştı
. Elbette bunun öncü şok olduğunu kimse tahmin etmiyordu.
Ferdinand görevden affını istemiş, ancak bu isteği kabul görmemişti.
Ferdinand görevden affını istemiş, ancak bu isteği kabul görmemişti.
Bombalı saldırıdan yara almadan kurtulan Franz Ferdinand ve eşi Sophie,
programlarına uygun olarak belediye binasına geçtiler
. Ferdinand, burada bir süre soluklandıktan ve ilk şaşkınlığı üzerinden attıktan sonra,
patlamada yaralananları ziyaret etmek ve oradan da Avrupa Oteli’ne geçmek üzere ayaklandığında Sophie’yi karşısında buldu
. Zaten yorgun olan kadın, az önce yaşananları ve hamileliğini gerekçe göstererek kaldıkları konağa dönmek istedi.
İkna olan Arşidük, heyetine talimat verdi
ve araçlar konağa gitmek üzere hareket etti.
Çifti taşıyan araç, Saraybosna sokaklarında.
Çifti taşıyan araç, Saraybosna sokaklarında.
İlk saldırıyı gerçekleştiren Çabrinoviç, daha önce kararlaştırdıkları gibi
kaçmayı ya da intihar etmeyi başaramamış
, polis tarafından yakalanmıştı. Kendisinden sonraki iki suikastçı da
patlayan bombanın yarattığı karışıklıktan
faydalanarak olay yerinden uzaklaşmış, bir isimse hâlâ olayın cereyan ettiği bölgede kalmıştı.
Gavrilo Princip
adlı genç, içinde bulunduğu durumun etkisiyle düşen şekerini toparlamak üzere yakındaki bir pastaneye girmişti. Diğerlerinden bihaber olan Gavrilo,
bir an önce kendini toparlayıp olay mahallinden uzaklaşmanın planlarını yaparak
çöreğini aldı ve pastaneden dışarıya çıktı. Sokağa adım attığında, görmeyi hiç düşünemeyeceği biriyle karşı karşıya geldi:
Franz Ferdinand
.
Gavrilo, olayın hemen ardından yakalanarak tutuklandı.
Gavrilo, olayın hemen ardından yakalanarak tutuklandı.
Arşidük’ü taşıyan araç ve beraberindekiler belediye binasından ayrılarak konağa doğru hareket ettiklerinde etraf biraz olsun sakinleşmişti.
Kalabalıktan arınan Saraybosna sokaklarında ilerleyen konvoy, yeniden Appel Quay’a yöneldi
. Cadde boyu ilerledikten sonra
Latin köprüsünden
geçerek konağa gitmesi gereken araçlar, beklenmedik bir şekilde köprünün bulunduğu yöne değil de, sağ tarafta bulunan
Franz Josef
sokağına döndüler.
Almanca bilmeyen Çek şoför
, kendisine söylenenleri anlamamış ve Avrupa Otel’in yolunu tutmuştu. Duruma sinirlenen Ferdinand’ın sesi yükselince
konvoy olduğu yerde kalakaldı
. Tam bu sırada genç bir adam, elindeki çörekle birlikte, hemen birkaç metre ötedeki pastaneden çıkıyordu:
Gavrilo Princip
.
Gavrilo Princip, olaydan dört yıl sonra bir hapishane hücresinde öldü.
Gavrilo Princip, olaydan dört yıl sonra bir hapishane hücresinde öldü.
Birinci Dünya Savaşı, Avusturya Macaristan Veliaht Prensi’nin Saraybosna’da bir Sırp genci tarafından öldürülmesiyle başladı
.” Hemen her tarih kitabında karşımıza çıkan bu ifade, elbette ki bütünüyle doğru değil.
Dünya neredeyse son yüz yıldır adım adım savaşa ilerliyor, herkes hazırlıklarını buna göre yapıyordu
.
Gavrilo Princip ve Franz Ferdinand, Franz Josef sokağın köşesinde karşı karşıya geldiklerinde
Gavrilo başını önüne eğip yoluna devam etseydi de
bir savaşın patlak vereceği söylenebilir. Ancak genç adam süreci hızlandırmayı tercih etti. Franz Ferdinand’ı karşısında görür görmez silahına sarıldı ve
hem Arşidük’ü hem de eşi Sophie’yi
hemen orada öldürdü.
Franz Ferdinand ve Sophie için Avusturya'nın başkenti Viyana'da bir cenaze töreni düzenlendi.
Franz Ferdinand ve Sophie için Avusturya'nın başkenti Viyana'da bir cenaze töreni düzenlendi.
Olaydan bir ay sonra, 28 Temmuz 1914’te,
Avusturya Macaristan, Sırplara savaş ilan etti ve Belgrad’ı bombaladı
. Çarlık Rusya’sının Sırplardan yana tavır almasıyla iyice harlanan ateşin bütün dünyayı etkisi altına almasıysa çok sürmedi. Yıllarca devam eden acımasız mücadelenin neticesinde
20 milyon insan sakat kaldı, 10 milyon insan canından oldu, imparatorluklar yıkıldı, devletçikler kuruldu, sınırlar bozuldu ve sınırlar çizildi
.
Suikastın yaşandığı köşebaşı: Latin köprüsü, Franz Josef Sokağı'nın girişi ve günümüzde ''Franz Ferdinand Suikastı Müzesi'' olarak kullanılan pastane.
Suikastın yaşandığı köşebaşı: Latin köprüsü, Franz Josef Sokağı'nın girişi ve günümüzde ''Franz Ferdinand Suikastı Müzesi'' olarak kullanılan pastane.
Devam eden yıllara bakıldığında,
o dönem yaşanan olayların en büyük etkisi hiç şüphesiz ki İslâm coğrafyasının üzerine oldu
. Birinci Dünya Savaşı sonunda ortaya çıkan tablo, bina edilen yönetim şekilleri ve dayatılan sınırlar,
21. asırda dahi milyonlarca insanın aç kalmasına, vatansız yaşamasına ve hayatını kaybetmesine
sebebiyet verdi.
Franz Ferdinand’ın öldürüldüğü Saraybosna’nın sokakları,
henüz 25 yıl önce büyük yıkımlar yaşadı
. Irak, Suriye ve Filistin başta olmak üzere nice Müslüman yurdu, sayısız katliama sahne oldu…
Bir asır önce
, 19 yaşındaki Sırp genci Gavrilo Princip’in silahından çıkan kurşunlar, bugün hâlâ
Balkanlar’dan Anadolu’ya, Ortadoğu’dan Uzak Asya’ya
uzanan bu coğrafyada yol almaya ve öldürmeye devam ediyor…
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026