Ortadoğu tarihindeki en büyük depremler

Ümmühan Kevser Kıpramaz
15:00, 06/02/2026, Cuma
CategoryMecra
Diğer
Mecra
Ortadoğu tarihindeki en büyük depremler
Ortadoğu tarihindeki en büyük depremler.

Ortadoğu, tarih boyunca, dünyanın en kötü depremlerinden bazılarıyla sarsıldı. Sonuncusu 6 Şubat 2023'te Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde meydana gelen ve Türkiye'nin güneydoğusu ile Suriye'nin kuzeyini vuran 7.8 ve 7.5 büyüklüğündeki iki büyük deprem ve peşi sıra gelen yüzlerce artçı, sadece Türkiye'de 53 binin üzerinde kişiyi öldürdü, binlercesini yaraladı, evleri ve şehirleriyse yerle bir etti. Tarih boyunca bölgede gerçekleşen ve büyük tahribata sebep olan depremlerin başlıcalarının hikâyesi yazımızda...

Ortadoğu
, tarih boyunca hadde hesaba gelmeyecek kadar çok savaşlara, yıkımlara ve kanlı ölümlere bünyesinde kucak açtı. Suni felaketlerin yanı sıra tabii felaketlerlerle de sınanan coğrafya, yüzyıllar boyunca tarihte kaydedilen en kötü örneklerden bazıları da dahil olmak üzere çok sayıda depreme maruz kaldı.
6 Şubat 2023'te, Ortadoğu'nun son 20 yılda gördüğü en kötü depremlerden biri meydana geldi. Türkiye ve Suriye'yi sarsan depremde 55.000'den fazla insan hayatını kaybetti.
6 Şubat 2023'te, Ortadoğu'nun son 20 yılda gördüğü en kötü depremlerden biri meydana geldi. Türkiye ve Suriye'yi sarsan depremde 55.000'den fazla insan hayatını kaybetti.
En son 1114 ve 1513'teki depremlerde kırılan
Doğu Anadolu Fay Hattı
'ndaki depremlerin olduğu kesim, en az 500 yıldır "sismik boşluk" içerisindeydi. 6 Şubat 2023 Pazartesi günü gerçekleşen deprem, 5 asırlık sismik sessizliği bozarak Kahramanmaraş, Malatya ve Hatay’ın da dahil olduğu 10 güney ilinin yanı sıra Suriye'nin kuzeybatısındaki illeri -daha önce dünyanın en ölümcül depremlerinden ikisine maruz kalan bölgeleri- vurdu.

İran, Filistin ve Mısır da depremlerle harap oldu. Deprem, tarihî binalara zarar verirken bu süreçte on binlerce insanı öldürdü, katbekat mislini yaralı bıraktı ve şehirleri yerle yeksan etti.

Ortadoğu'nun Arap, Avrasya ve Afrika levhaları arasında üçlü bir kavşağa ev sahipliği yapması, bölgede sismik, volkanik ve orojenik faaliyetlere sebep olmaktadır.
Ortadoğu'nun Arap, Avrasya ve Afrika levhaları arasında üçlü bir kavşağa ev sahipliği yapması, bölgede sismik, volkanik ve orojenik faaliyetlere sebep olmaktadır.

İşte son iki bin yılda gerçekleşen Ortadoğu'daki en büyük depremler hakkında daha fazlası:

1114 - Maraş, Türkiye

29 Kasım 1114
günü, sabahın erken saatlerinde Maraş halkı -tıpkı şimdi olduğu gibi- büyük bir sarsıntıyla uyandı. Müthiş bir gürültünün koptuğu, yerin insanın ayağından kaydığı, dağların dahi sarsıntının şiddetinden sallandığı deprem, kısa süre içinde tüm şehri düzleştirmişti.
Depremle birlikte tamamen toprak altına gömülen Maraş şehri için Urfalı Mateos, șehirde yaşayan hiç kimsenin depremden sağ olarak kurtulamadığını ve Maraș'ta yaşayan yaklaşık 40.000 kişinin öldüğünü kaydetti.
1114 Kahramanmaraş depremi, hem o dönemde insanlar üzerinde yarattığı etki hem de sonraki on yıllar boyunca devam eden önemi nedeniyle hafızalardan silinmiyor.
1114 Kahramanmaraş depremi, hem o dönemde insanlar üzerinde yarattığı etki hem de sonraki on yıllar boyunca devam eden önemi nedeniyle hafızalardan silinmiyor.

Deprem Maraş'ın dışında Elbistan, Sîs, Misis, Keysun, Samsat, Adıyaman, Raban, Urfa, Antakya, Harran, Halep, Azaz, Esârib, Zerdana ve Bâlis'de de yıkıma yol açtı.

Urfa surunun on üç kulesi ve Harran surunun bir kısmının yıkılmasına neden olan deprem Sis şehrinde de birçok manastır ve köyü harap ederken, on binlerce insan da öldü. Ancak çevre şehirler ve Suriye'de de ben buradayım diyen deprem hiçbir yerde Maraş'taki kadar büyük bir tahribat yapmadı.

Müslümanların hâkimiyeti altındaki bölgelerde de felâketlere yol açmasına rağmen
Urfalı Mateos
depremin vurduğu yerlerin tamamının Hristiyanlara ait yerler olduğunu, diğer bölgelerde ve Müslümanlara ait topraklarda hiçbir zararın meydana gelmediğini kaydetmiştir.

1138 - Halep, Suriye

Halep
'e henüz bombalar yağmadan ve Suriye rejimi tarafından kuşatmaya tabi tutulmadan çok önce, şehir başka bir yıkıcı felaketle sarsıldı. 11 Ekim 1138'de Suriye'nin Halep kentini vuran deprem,
tarihin en şiddetli depremlerinden biriydi.
Zira 15. yüzyıl Mısır tarihçisi
İbn Taghribirdi'ye göre, felaketin yaklaşık 230.000 kişiyi öldürdüğüne inanılıyor.
Büyük deprem, 1138 ile 1139 yılları arasında Suriye'nin kuzeyinde ve Türkiye'nin batısındaki bölgeleri harap eden ilk depremdi.
Kuzey Suriye'nin Arap ve Afrika tektonik levhaları arasında uzanan bir bölgesinde meydana gelen depremde, depremin şokları
Halep Kalesi
’nin bloklarını yere devirdikten sonra doğusunda ve batısında gedik açarken, el-Atarib'deki (günümüz Halep vilayetinin bir parçası) bir Müslüman kalesi de yerle bir oldu ve şehrin 600 muhafızı enkaz altında can verdi.
Halep Kalesi, 1138 depreminde ciddi hasar görmüştü.
Halep Kalesi, 1138 depreminde ciddi hasar görmüştü.

O dönemde Halep, Müslüman güçler ve Haçlılar arasındaki çatışmalar nedeniyle karışıklıklara maruz kaldı. Kaosun ortasında, şehirlerin taş duvarlarında ortaya çıkan delikler ve çatlaklar, Haçlı çetelerinin ve Müslüman grupların fırsatçı baskınlarına izin verdi.

Suriye'nin günümüzün muhalefet kontrolündeki İdlib vilayetinde yer alan Harem yakınlarındaki
Haçlı Kalesi
yer ile yeksan oldu.
Depremden on yıldan biraz fazla bir süre sonra, Suriye nihayet
Nureddin Zengî
'nin yönetimi altında birleşecekti. Böylece, Şam, Halep ve Edessa bir araya getirildi ve nihai olarak Kudüs'ün Haçlılardan yeniden fethinin yolu açıldı. Bu, Müslümanların neredeyse tüm bölgeyi tamamıyla yönetmesiyle yeni bir sayfa açacaktı.
Kudüs kilidini açan zafer: Hıttîn
Mecra
Kudüs kilidini açan zafer: Hıttîn
Nureddin Mahmud Zengî’yle birlikte Halep ve Dımaşk ilk kez birleşmiş, bunun yanı sıra Antakya, Trablus ve Kudüs Haçlı Krallıkları karadan Türkler tarafından çevrelenmişti. Böylece İslâm dünyasında birliği sağlayan Zengî, artık bölgenin de en güçlü Müslüman hükümdarı olmuştu.
Nureddin Mahmud Zengî’yle birlikte Halep ve Dımaşk ilk kez birleşmiş, bunun yanı sıra Antakya, Trablus ve Kudüs Haçlı Krallıkları karadan Türkler tarafından çevrelenmişti. Böylece İslâm dünyasında birliği sağlayan Zengî, artık bölgenin de en güçlü Müslüman hükümdarı olmuştu.

856 - Damgan, İran

İran'ın kuzeyindeki
856 Damgan depremi
, dünya tarihinin en kötü doğal afetlerinden biriydi.
22 Aralık 856'da, İran'ın Elburz dağ bölgesinde 7.9 büyüklüğünde ve X şiddetinde (Mercalli yoğunluk ölçeğindeki maksimum seviye) büyük bir deprem meydana geldi. Depremde, 1723'te yıkılana kadar Orta Çağ'daki Pers eyaleti
Kumis
'in başkenti olan Damgan şehri ve onu çevreleyen bölgeler önemli ölçüde tahrip oldu. Damgan'ın yaklaşık 80 kilometre doğusundaki Bustam kasabasının üçte biri çöktü.
İran, sık sık çarpışan ve yıkıcı depremlere neden olan Arap ve Avrasya deprem kuşağında yer almaktadır.
İran, sık sık çarpışan ve yıkıcı depremlere neden olan Arap ve Avrasya deprem kuşağında yer almaktadır.
  • Rakam tartışmalı olsa da yaklaşık 200.000 kişiyi öldürdüğü düşünülen deprem, Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) tarafından kayıt altına alınan tarihteki en ölümcül altıncı deprem olarak listeleniyor.

526 - Antakya, Türkiye

Ölümcül 526 depremi, günümüz Türkiye'sinin Hatay ilinde bulunan, o zamanki Bizans şehri, Antakya'yı vurdu.

Deprem, Antakya'nın yaklaşmakta olan üç tektonik levhanın (Afrika, Arap ve Anadolu) doğrudan üzerindeki konumundan kaynaklandı. (Aynı yakınlaşma, 1.5 asır sonra 6 Şubat depremlerine de gebe olacaktı.)

Antakya'da 526 yılında gerçekleşen depremde yıkılan Seleukos Sarayı'nın tasviri.
Antakya'da 526 yılında gerçekleşen depremde yıkılan Seleukos Sarayı'nın tasviri.
Modern tahminlere göre, 7 büyüklüğünde gerçekleşen doğal afette 250.000 kişi öldü. Bu ölümlerin çoğu, depremin değil, depremin ardından çıkan bir dizi yangının sonucunda gerçekleşmişti.
Büyük bir sekizgen kilise olan Domus Aurea, çıkan yangında tahrip olan önemli binalar arasındaydı.
Büyük bir sekizgen kilise olan Domus Aurea, çıkan yangında tahrip olan önemli binalar arasındaydı.
  • Bazı araştırmacılar, ölü sayısının çokluğunun, Antakya'nın Bizans İmparatorluğu'nun dört bir yanından gezginleri çeken yıllık bir Hristiyan Yükseliş Günü festivaline ev sahipliği yapmasından kaynaklanmış olabileceğine inanıyor.
Depremden bir yıl sonra Bizans tahtına geçen
İmparator Justinian
, şehri yeniden inşa etmek için büyük meblağlar harcamışsa da nafileydi. Zira şehir, on yıldan biraz daha uzun bir süre sonra
Persler
tarafından yağmalanmıştı.

1033 - Ürdün Vadisi, Filistin

Filistin
'in
Ürdün Vadisi
'nde meydana gelen 1033 depremi, Levant bölgesinin büyük bir bölümünü harap etti ve bölge yerleşimleri birçoğu toprak tarafından yutuldu.

Büyüklüğü 6.7 ile 7.1 arasında olduğu tahmin edilen deprem, en az 70.000 kişiyi öldürdü. Felaket, son iki bin yılda birçok depreme neden olan Afrika ve Arap tektonik levhaları arasındaki bir dizi fay hattı olan Ölü Deniz yarığıyla ilişkilendirildi.

Tarihî Filistin'de Nablus, Eriha, El Halil, Tiberya, Aşkelon ve Akka şehirleri yerle bir oldu. Gazze, Suriye ve Mısır'ın bazı bölgeleri hasar görürken, eski Kudüs şehrinde surlarının bir kısmı yıkıldı ve birçok kilise hasar gördü.

11 Temmuz 1927 Eriha depreminin perde arkası
Mecra
11 Temmuz 1927 Eriha depreminin perde arkası
Emevî Hanedanlığı döneminde inşa edilen Hişâm Sarayı, 1033’te gerçekleşen depremde yıkılmıştı. Uzun zamandır gördüğü restorasyon çalışmalarının ardından 2022’de açılan sarayda "Hayat Ağacı" adı verilen 827 metrekarelik dev bir mozaik tablo açığa çıkarılmıştı.
Emevî Hanedanlığı döneminde inşa edilen Hişâm Sarayı, 1033’te gerçekleşen depremde yıkılmıştı. Uzun zamandır gördüğü restorasyon çalışmalarının ardından 2022’de açılan sarayda "Hayat Ağacı" adı verilen 827 metrekarelik dev bir mozaik tablo açığa çıkarılmıştı.
  • Eriha'daki, bugüne dek hâlâ ziyaret edilen ve önemli bir erken dönem İslâm bölgesi olan 10'uncu Emevî Halifesi Hişâm bin Abdülmelik'in dinlenme yeri olarak tasarlanan, Hişâm Sarayı yıkıldı.
Emevi Sarayı'nın kalıntıları arasında kalan devasa mozaik tablo
Mecra
Emevi Sarayı'nın kalıntıları arasında kalan devasa mozaik tablo


1754 - Kahire, Mısır

1754'te Mısır'ın Kahire kentinde meydana gelen yıkıcı bir depremde on binlerce insan öldü.

6.6 büyüklüğünde olduğu tahmin edilen depremin, o zamanki Osmanlı İmparatorluğu şehrinde, 40.000 kişinin ölümüyle sonuçlandığı tahmin ediliyor.

Sarsıntıların 150.000 km2'lik bir alanda hissedildiği depremde Kahire'deki binaların yaklaşık üçte ikisi yıkıldı ve şehrin binlerce sakini öldü. Kahire'de İslâmî dönemden kalma nekropoller ve mezarlıkların bulunduğu
Ölüler Şehri
'nin bazı bölümleri yıkıldı, Bulak ve günümüz Yeni Kahire bölgelerinde yıkıcı etkilere sebep oldu.
Unesco Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Sina Yarımadası’ndaki Saint Catherine Manastırı da 1754 Kahire depreminde ciddi hasar görmüştü.
Unesco Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Sina Yarımadası’ndaki Saint Catherine Manastırı da 1754 Kahire depreminde ciddi hasar görmüştü.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026