Burhaneddin Rabbani: Bir dönemin sonu
10:00, 22/09/2023, Cuma

Afganistan’ın önde gelen liderlerinden Burhaneddin Rabbani, Afganistan Cemâat-i İslâmî liderliği ve Afganistan Devlet Başkanlığı yapmıştı.
Afganistan'ın önemli simalarından eski devlet başkanı Burhaneddin Rabbani, evinde kendisiyle görüşmeye gelen bir Taliban mensubunun sarığının içindeki bombayı patlatması sonucu hayatını kaybetmişti. Ölümünden önceki son görevi, Taliban ile hükümet güçleri arasında anlaşmayı sağlamak üzere çaba sarf etmek olmuştu. Hatta "Afganistan'a barışın yakın zamanda gelebileceğini düşünüyorum" diyecek kadar ümitliydi...
Aslen Tacik olan Burhaneddin Rabbani, 1940'ta Afganistan'ın Bedahşan eyaletinin başkenti Feyzabad'da doğdu. Kâbil'deki
Ebû Hanife
medresesini bitirdikten sonra 1960
yılında Kâbil Üniversitesi İslâmi İlimler ve İslâm Hukuku Fakültesi'ne
kaydoldu. 1963'teki mezuniyetinin ardından, henüz 23
yaşındayken fakültenin öğretim üyelerinden biri
oldu.- 1966-1968 arasında Kahire'deki el Ezher Üniversitesi'nde İslâm felsefesi mastırı yaptı. Burada İhvân-ı Müslimîn hareketiyle yakından ilgilendi. 1968’de ülkesine geri döndü. Bu tarihte, Afganistan Cemâat-i İslâmî Yüksek Konseyi tarafından üniversite öğrencilerine rehberlik etmekle görevlendirildi.

Ülkesine döndükten sonra, Afganistan'ı o sırada yönetmekte olan
Kral Zâhir Şah
döneminde gerçekleştirilen seküler
reformlara
eleştiriler yöneltti. 1972'de Câmiatu'l-İslâmiyye
adlı kuruluşun liderliğine getirildi.1974'te Kral Zâhir Şah
, kuzeni Muhammed Davud Han
'ın düzenlediği bir darbeyle
devrilince, Rabbani yeni hükümete de cephe aldı. Muhammed Davud yönetimi, Rabbani'yi Kâbil Üniversitesi kampüsünde
tutuklamaya kalkışınca, öğrencilerinin yardımıyla polisin elinden kurtulmayı başardı.
Hükümetle arasındaki gerginliğin sürdürülemez boyutlara ulaşmasından sonra,
Rabbani
Pakistan'a
sürgüne gitti. Orada eski öğrencisi Ahmed Şah Mesud
tarafından ağırlandı. 9 Eylül 2001
'de -tıpkı Rabbani gibi- kendisiyle görüşmeye gelen iki kişi tarafından düzenlenen bir bombalı saldırıyla öldürülecek olan Ahmed Şah Mesud
, 1972'de Kâbil Üniversitesi'nde öğrenciyken tanıştığı Burhaneddin Rabbani'yle irtibatını hiç koparmamıştı.- Rabbani'nin yolu, Pakistan'daki ikâmeti sırasında kendisi gibi sürgünde bulunan birçok Afganlı 'lider adayı' ile kesişti. Bunlardan en önemlisi Gülbeddin Hikmetyâr idi. Rabbani'den 7 yaş küçük olan Hikmetyâr, 1975'te Hizbu'l-İslâmî'yi kurmuştu.
Pakistan'daki Afganlar
arasında kısa zamanda bir ayrışma yaşandı ve 1977'de sürgünde düzenlenen seçimler sonucu Rabbani ile Hikmetyâr
rakip 'lider adayları' olarak sivrildiler.
1979'da
Muhammed Davud Han
Sovyet destekli bir darbeyle devrildikten sonra yerine gelen 'kukla rejim'e büyük oranda Ahmed Şah Mesud'a
bağlı güçler büyük bir direniş gösterdi.10 yıl süren Sovyet işgali
boyunca Rabbani
ve Hikmetyâr
ile onlara bağlı birlikler, ülkelerini canla-başla savundular. İslâm dünyasında kısaca "Afgan Cihadı"
Sovyetler ile ABD
arasında on yıllardır yaşanan soğuk savaşın son perdesiydi.
1989
’da Sovyet işgali sona erince bağımsızlık savaşını yürüten gruplar birbiriyle iktidar mücadelesine
girişmişti. Sovyetler Birliği
ülkeden çekilip de Afganistan kendi kaderiyle baş başa kalınca Burhaneddin Rabbani, birçok mücahit grubun desteğiyle 1992'de geçici devlet başkanı seçildi.- 1992 sonunda Rabbani'nin görev süresi iki yıl daha uzatıldı. Görev süresinin daha fazla uzatılmasını isteyen Burhâneddin Rabbânî’ye karşı İslâm Cephesi lideri Gülbeddin Hikmetyar ve Cünbiş-i Millî lideri Özbek General Abdürreşid Dostum’un güçleri birleşince 1993’te iç savaş başladı.
Bu savaş esnasında on binlerce insan öldü, on binlercesi de başka ülkelere iltica etti ve başşehir
Kâbil
tamamen tahrip edildi. Burhâneddin Rabbânî
giderek güç kaybedince Gülbeddin Hikmetyar
başbakanlığa getirildi. Bu değişikliğin yol açtığı belirsizlik ve güvensizlik ortamında medrese talebelerinin başlattığı Tâliban
hareketi
iki yıl içerisinde Kâbil dahil ülkenin pek çok bölgesinde hâkimiyeti ele geçirdi (1996). Böylece Rabbânî’nin başkanlığı resmen olmasa da fiilen sona erdi.
1996
'da Taliban
güçleri Kâbil'e
girince Rabbani
önce Afganistan'ın
kuzeyine çekildi, ardından ülkesinden ayrılarak Tacikistan'a
gitmek zorunda kaldı. Hamid Karzai'nin
resmen göreve başlamasına kadar geçen süre boyunca BM
tarafından Afganistan'ın
resmi devlet başkanı olarak tanındı.2001
yılında ABD'nin
Afganistan işgali başlayınca, Rabbani 'Kuzey İttifakı'
adıyla bilinen oluşumun lideri olarak ortaya çıktı. Devlet başkanlığı görevini Karzai'ye
devretmesinin ardından bilge bir kişilik olarak kendisine büyük bir saygı gösterildi.
Tâliban
ile yürütülen barış görüşmelerinde Afganistan Yüksek Barış Konseyi başkanı
sıfatıyla 2010’a kadar görev yaptı. Liberal görüşleriyle tanınan, kadınların eğitimine ve çalışmasına izin veren Rabbânî
, 20 Eylül 2011’de kendisiyle görüşmeye gelen iki Tâliban temsilcisinin canlı bomba eylemiyle
hayatını kaybetti. Mezarı Kâbil’de bulunuyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.