Fas’ın saltanat başkentleri

Haber Merkezi, Haber Merkezi
10:00, 28/02/2025, Cuma
CategoryMecra
Diğer
Mecra
Fas’ın saltanat başkentleri
Fas'ın saltanat başkentleri.

Fas, tarih ve kültür bakımından İslâm dünyasının en zengin ve kendine özgü ülkelerinden biri. Atlas Okyanusu’ndan Atlas Dağları’na, oradan da Sahra Çölü’ne doğru uzanan Fas, 35 milyonluk bir nüfusa sahip. 700’lü yılların ikinci yarısından itibaren İslâm’la tanışan ülkenin tamamına yakını Müslüman. Fas’ı adım adım keşfetmek isteyenlere yardımcı olabilmek için diğer İslâm ülkelerinde pek bulunmayan bir özelliğini öne çıkarmak ilham verici olabilir: Fas’ta "saltanat başkentleri" olarak anılan 4 büyük şehir, bugün de siyasî ve ekonomik açıdan önemini korumaya devam ediyor: Rabat, Marakeş, Fes ve Meknes.

Coğrafî olarak bize çok uzak olduğundan kalplerimize ve zihinlerimize de uzak gelen ülkeler vardır.
Afrika’nın
en batı ucunda yer aldığından dolayı “
Mağrib
” yani
“güneşin battığı yer”
olarak adlandırılan
Fas
, bu ülkelerden biridir mesela.
Osmanlı
İmparatorluğu’nun
fiziki sınırları oralara kadar uzanmamış olduğundan mıdır bilinmez,
Fas’la
ilgimiz de bu harika coğrafyaya dair bilgimiz de oldukça sınırlı ve kısıtlıdır. Oysa daha ülkenin isminden başlayarak oralarda çok yakın bir bağlantımız var. Bakınız nasıl:

1800’lerin ilk yarısından itibaren, Osmanlı İmparatorluğu topraklarında Batılılaşma ve modernizasyon çabalarına hız verildiğinde bu durum, kendisini kılık kıyafette de göstermişti. Sarık takan son Osmanlı padişahı, III. Selim oldu. Ondan sonra, Sultan II. Mahmut’tan başlayarak Osmanlı padişahları hep fes ve ceket pantolon giydiler.

  • Sarığın yerine ikame edilen fes, Tunus ve Mısır üzerinden Osmanlı başkentine gelmişti; ancak asıl anavatanı bugünkü Fas’ın Fes şehriydi. Kırmızı keçe külahlar öylesine yaygınlık kazandı ve kabul gördü ki, bütün Arap dünyasının Mağrib olarak isimlendirdiği bu güzel ülke, Osmanlı lisanında “Fas” olarak yerini aldı. Günümüzde de bu ilginç alışkanlık hâlen devam etmektedir. Bizden başka hiçbir ülke ve halk, Mağrib’i “Fas” olarak isimlendirmemektedir üstelik.


Fas
, tarih ve kültür bakımından
İslâm
dünyasının en zengin ve kendine özgü ülkelerinden biri.
Atlas Okyanusu
’ndan
Atlas Dağları
’na, oradan da
Sahra Çölü
’ne doğru uzanan
Fas
,
37 milyonluk bir nüfusa sahip.
700’lü yılların
ikinci yarısından itibaren İslâm’la tanışan ülkenin tamamına yakını
Müslüman
. Fas’ı adım adım keşfetmek isteyenlere yardımcı olabilmek için diğer
İslâm
ülkelerinde pek bulunmayan bir özelliğini öne çıkarmak ilham verici olabilir:

Şimdi bu
dört şehir
hakkında bazı özet bilgiler verelim.

Rabat

İsmini eski dönemlerde savaşlara hazırlanmak ve ibadete kapanmak için inşa edilen küçük karakollardan (
ribat
) alan
Rabat
, bugün
Fas’ın başkenti.
1195’te, o dönemde Fas’ı yöneten
Muvahhidler
devletinin hükümdarlarından
Yakub el Mansûr
tarafından kurulan
Rabat’ın
tarihî bölümü, günümüzde bir iç kaleden (bu kısma “
kasba
” deniyor) ve sur içi eski şehirden oluşuyor.
Dev bir ahşap kapıdan girilen “
kasba
”,
E
bû Regreg Nehri
’nin Atlas Okyanusu’na döküldüğü noktaya inşa edilmiş. Gelgit olaylarının da yaşandığı sahil şeridinin karşı yakasında,
1600’lerde
korsanların merkezi haline gelen tarihî
Selâ
semti var. Fas’ı
Muvahhidlerden
sonra yöneten
Merinîler
,
Selâ’
yı imar ederek eserlerle donatmışlar.

https://image.piri.net/resim/imagecrop/2023/09/10/09/14/resized_17f6f-8bbc9b301024pxkasbah_oudayas_exterior.jpg
Rabat’ta
, tarih boyunca
Endülüs’ten
gelen
Müslümanlar
hep yerleşik olagelmiş.
1912
’de
Fransızlar
tarafından başkent ilan edilmesinden sonra gelişme kaydeden şehrin tarihî dokusunun bozulmamasını -ironik bir şekilde- dönemin
Fr
ansız Sömürge Valisi General Louis-Hubert-Gonzalve Lyautey
’e borçluyuz. Onun bizzat hazırladığı imar planları ve çıkardığı koruma kanunlarıyla
Rabat’ın
dokusunun günümüze ulaşması sağlanmış.
  • Rabat’ın tarihî merkezinin hemen yakınında, önemli bir ziyaretgâh daha bulunuyor: Hasan Camii. 1195’te Sultan Yakub el Mansûr’un emriyle 20 bin kişilik bir cami olarak inşasına başlanan mabet, 4 yıl sonra sultanın vefatıyla yarım kalmış. 86 metre olarak tasarlanıp 44’üncü metrede yarım kalan minareyle, caminin ana alanını oluşturması için dikilen 200 mermer sütunu bugün de görmek mümkün. Cami kalıntısının kıble yönünde Fas Kralı V. Muhammed’le (1909-1961) iki oğlu [Kral] Hasan (1929-1999) ve Abdullah’ın (1935-1983) mezarları yer alıyor.

Marakeş

Kaynaklarda
“Kızıl şehir
” olarak geçen
Marakeş
’e neden bu ismin verildiğini, daha şehre adım atar atmaz anlamak mümkün. İsmi
Berberî
lisanında
“Allah’ın toprağı”
anlamına gelen
“murr-akuş”
tan türetilen
Marakeş
, bölgede bolca bulunan kızıl renkli topraktan yapılmış evleriyle ünlü. Tarihte şehrin surları da aynı renkteymiş. Günümüzde ise mimari dokunun ana karakterini koruma adına, yeni binaları da kızıla boyuyorlar.
  • 1062 yılında Muvahhidlerden önce Fas’ı yöneten Murâbıtların ünlü hükümdarı Yusuf bin Taşfin’in emriyle, onun komutanlarından Ebubekir bin Ömer’in temellerini attığı Marakeş, bugün özellikle Muvahhidlerin eserlerini barındırıyor. Bunun nedeni de Muvahhidlerin, ortadan kaldırdıkları Murâbıtlardan kalma her eseri yok etmeleri veya yeniden inşa etmeleri. Yeniden inşa etme halinin en çarpıcı örneği, Marakeş’in simgesi durumundaki ünlü Kutubiyye Camii. XII. yüzyılda ilk kez yapılan cami, Muvahhidler döneminde yıkılarak yeniden yapılmış. Bugün mevcut caminin yanı başında, eski caminin sütun kalıntılarını görmek mümkün.
Marakeş’in
en hareketli ve ünlü noktası, eski şehrin merkezindeki
Câmiu’l-Fenâ Meydanı
.
Kıyamet günündeki
toplanmayı andıran bir kalabalığı sembolize ettiğinden dolayı bu adı alan meydanda
y
emek mekânları
,
maymun oynatıcılar
,
seyyar satıcılar
,
salyangozcular
,
cafeler
,
restoranlar
,
camiler
bir arada. Burası, klasik
Fas kültürünün âdeta özeti
ve harmanı durumunda.
Şehirden ayrılmadan,
Bedî
ve
Sâadî S
arayları
da ziyaret edilebilir.
Endülüs’ü
görmüş olanlar için buralar biraz sönük kalacaktır fakat klasik
Marakeş
dokusunu özümsemek adına, uğransa güzel olur.

Fes

Ehl-i Beyt
’le soy bağlantısı bulunan
İdrisî H
anedanı'nın
kurucu babası
Mûlay İdris
tarafından
789’da
temelleri atılan
Fes
, daracık sokakları, labirentlerle birbirine bağlanan mahalleleri, el sanatlarının her türlüsünün hâlâ yaşadığı çarşıları ve anıt eserleriyle, klasik İslâm şehri prototipinin günümüzde yaşayan örneği.
  • Hz. Hasan’ın torunlarından biri olan Mûlay İdris, şehrin sınırlarını altın bir kazmayla belirlediği için bu ismi alan Fes (Arapçada “fes” kazma anlamında), birbiriyle bağlantılı iki ayrı sur içi bölümden oluşuyor. Sokaklar öylesine karmaşık ve çapraşık ki Fes’i bir kerede keşfetmek imkânsız. Fes’in de bugünkü otantik dokusunun korunmuş olmasını sağlayan, tıpkı Rabat’ta olduğu gibi Fransız Sömürge Valisi General Louis-Hubert-Gonzalve Lyautey’dir.
Fes’in
simge eseri,
859
yılında açılan
Karaviyyîn Külliyesi.
Tunus asıllı bir aileye mensup olan
Fâtıma el Fihr
î
adlı bir hanım tarafından yaptırılan külliyede bir cami, medrese ve kütüphane var.
4 binden fazla nadir eseri barındıran kütüphane
ve günümüzde bile ilmî geleneğini sürdüren medrese,
“dünyanın ilk üniversitesi”
ünvanını da taşıyan külliyenin altın halkaları.
İbn Haldûn
,
İbn Rüşd ve “Afrikalı Le
o”
olarak tanınan Hasan bin Vezzân, buranın en ünlü mezunları.

Meknes

Fes’e
yaklaşık yarım saat mesafede bulunan
Meknes
, ismini vaktiyle civarda yaşayan
Berberi
kabilesi
Miknâsa’
dan almış. Gelişmiş bir tren sistemine sahip olan
Fas’ta
, iki şehir arasındaki mesafeyi trenle kat etmek mümkün.
Fes’in
aksine,
Meknes’te
özellikle ziyaret edilmesi gereken kısım sur içindeki eski şehir değil,
“sur içinde sur”
şeklinde ayrı bir bölge olarak tasarlanan kraliyet yönetim merkezi.
Mûlay İsmail’in kabri,
şehrin muhteşem kapıları ve eski camiler hep burada.
Mûlay İsmail’
in kabri,
Fas’ta
gayrimüslimlerin de ziyaret etmesine izin verilen iki önemli türbeden biri. Diğeri,
başkent Rabat’taki V. Muhammed
adına inşa edilen mozole.
Burada da
Fas’ın
diğer şehirleri gibi
namaz vakitleri dışında camiler kapalı
olduğundan, namazlarınızı camide eda için vakitlere dikkat etmeniz şart.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026