Filistinlilere etnik temizlik planının bir parçası: Kafr Kasım Katliamı

İsrail devletinin kuruluşuna giden yolda bu yeni devletin meşruiyetini “haklı çıkarmak” adına İsrailli askerler, çeteler ve Siyonist oluşumlar tarafından Filistin köylerine büyüklü küçüklü birçok katliam yapılmıştı. Deyr Yasin, Tantura, Ramle, Lod ve daha nicelerinin arasında Kafr Kasım köyünde gerçekleştirilen katliam benzersizdi, çünkü bu katliam İsrail sınır polisleri tarafından İsrail topraklarında, İsrail vatandaşlarına karşı ve herhangi bir savaş cephesinden uzakta gerçekleştirilmişti.

Ancak, İsrail'in Filistin vatandaşları olan bu köyün sakinleri günbegün anavatanlarını terk etmeleri yönünde defalarca yapılan baskılar da dahil olmak üzere kısıtlamalara maruz kalıyorlardı.

- Sabah işe gitmek üzere evden ayrılan yüzlerce köylünün sokağa çıkma yasağının uygulandığından haberi yoktu. Sokağa çıkma yasağını uygulamakla görevli askerlere, “erkek, kadın, çocuk ve köy dışından dönenler arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin, saat 17.00'den sonra dışarıda görülen herkesi vurup öldürmeleri” emredilmişti.


- Katliam; Arap dünyasındaÜçlü Saldırıolarak bilinen İsrail, İngiltere ve Fransa'nın, Mısır’ın üç ay önce millileştirdiği Süveyş Kanalı'nın kontrolünü yeniden ele geçirmek amacıyla Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdünnâsır'ı devirmek için komplo kurduğu başarısız Süveyş Harekâtı ile aynı gün gerçekleştirilmişti.
***
Reklam

1948 tehciri ile Kafr Kasım Katliamı arasındaki sekiz yıl boyunca İsrail güvenlik güçleri her yıl düzinelerce Filistin vatandaşını öldürmüş olmasına rağmen katillerin hiçbiri mahkemeye çıkarılmamış veya suç teşkil eden eylemlerinin sonuçlarıyla karşı karşıya kalmamıştı.
- Kafr Kasım Katliamı’nın faillerinin yargılanıp hapsedilmesi hukukî bir emsal oluşturdu. Bu, katillerin eylemlerinin bedelini ödeyebilecekleri mesajını vermiş; yalnızca emirleri yerine getirdikleri iddiasının onları sonuçlardan korumayacağına dikkat çekmişti.

[İsrail arşivleri 27 Temmuz 2022’de, katliamdan sorumlu 11 İsrail askerinin 1957'deki duruşmasına ilişkin 7.000 sayfalık tutanağın bir kısmının gizliliğini kaldırdı. Bu belgelerle birlikte açıkça görüldü ki sokağa çıkma yasağı sonrası işlenen katliam aslında ordu tarafından silahsız halka karşı planlanmış bir operasyondu. Komutanları tarafından Filistinlilerin kurşuna dizilmesi emrini alan askerlere tabur komutanı Shmuel Milinki, “çok sayıda ölü olmasını arzu ettiği” emretmişti. Bölük komutanı Haim Levy ise İsrail işgal güçlerine "[Kafr Kasım'ın] doğu tarafına gözetleme noktaları ve kontrol noktaları koymamaları" söylendiğini, böylece Arapların kaçmaya karar vermeleri halinde Ürdün sınırını (Ateşkes Hattı) geçmelerine izin verilebileceğini" söylemişti. Dahası, Levy, sokağa çıkma yasağını ihlal eden Filistinlileri vurmakla İsrail'in demografik yapısını değiştirmek arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu belirtiyordu.
Bu gerçekler, Kafr Kasım Katliamı'nın Filistinlilere gerçekleştirilen etnik temizlik operasyonunun bir parçası olduğunu, Filistinlileri ülkenin merkezinden, o zamanlar Ürdün kontrolü altında olan komşu Batı Şeria'ya zorla sürme planını ve altmış yılı aşkın süredir gizli tutulan takip eden mahkeme işlemlerinin, İsrail işgal ordusunun suçlarını aklama girişiminden başka bir şey olmadığını kanıtlıyor.]
Reklam

***
Filistinliler için Kafr Kasım'da onlarca masum insanın katledilmesi, Deyr Yasin'in ve Nekbe sürecindeki etnik temizlik sırasında gerçekleştirilen diğer katliamların anılarını canlandırmıştı.
- Bazılarının gözünde Kafr Kasım Katliamı, 1948'de yaşanan katliamlardan daha kötüydü, çünkü bu, hiçbir çatışmanın yaşanmadığı bir bölgede, devlet aktörleri (sınır polisi) tarafından, komutanlarından aldıkları askerî emir doğrultusunda "kendi vatandaşlarına karşı" gerçekleştirilmişti.


Katliam sonucunda komünistler ve milliyetçiler yakınlaştı ve birlikte çalışmaya başladılar; bu, İsrail politikalarına direnmek için bir Arap cephesinin kurulmasına ve 1 Mayıs 1958'de Nâsıra, Ummu’l-Fahm ve diğer yerlerde hareketli gösterilere yol açtı. 1976’daki Toprak Günü ile birlikte sivil eşitsizliğe karşı organize bir protestoyu harekete geçirdi; o yıl köyde bir anıt dikildi ve İsrail'de ayrı bir Filistin hafızası, tarihi ve kimliği iddiasını güçlendirdi.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.